Auguste Comte ile Pozitivizm ve Sosyoloji

Comte

Auguste Comte, (1798-1857) Fransız felsefeci ve toplumbilimci; toplumbilimin kurucusudur.

Auguste Comte’un Yaşamı, Görüşleri ve Eserleri

Comte, Montpellier’de bir vergi memurunun oğlu olarak doğdu. 1814-1816 arasında, devlet hizmetine en seçkin kişileri yetiştirmek amacıyla kurulan yüksek okulların birinde okudu. Ancak, okulu bitirmek üzereyken öncülük ettiği bir öğrenci hareketi nedeniyle okulla ilişkisi kesildi. Programda matematik ve fiziğe verilen önem, yetişmesinde önemli rol oynadı. 1817’den sonra Saint-Simon’un özel sekreteri oldu; 1824’te ayrıldı. 1832-1842 arasında Ecole Politechnique sınavlarına gireceklere kurs verdi. Daha sonra, sınav kurulu üyeliğine getirildi. Bir anlaşmazlık nedeniyle bu işi bıraktı. İlk yapıtlarını sekreterlik yıllarında Saint-Simon’la birlikte yazdı. Bunlardan biri, süreli yayın niteliğinde bir dergidir. Bunun 3. cildini ve 4. cildinin bir bölümünü tek başına hazırladı. Dine daha sonra vereceği önemi ilk kez Manevi İktidar Üstüne Düşünceler adlı kitabında vurguladı. Ondan sonra yazdığı Pozitif Felsefe Dersleri adlı kitabında toplumun gelişimini anlamayı sağlayacak bir çerçeve çizdi. İkinci önemli yapıtı olan Pozitif Yönetim Sistemi‘nde, toplumun daha iyi yönetilmesi için daha önceki bulgularının nasıl kullanılacağını anlattı. Bu kitabın alt başlığı, İnsanlık Dinini Kuran Sosyoloji Üzerine‘dir.

Comte’un düşüncelerinin önemli bir kaynağı da ampirizmdir. Ampirizm, en önemli sav olarak, insan bilgilerinin doğruluğunun ancak deneyin eleğinden geçirilerek saptanabileceğini ileri sürmektedir. Bu savın arkasında, insanlarda dünyaya ilişkin doğuştan bir bilgi olmadığı görüşü yatar. Ampirizmin düşünce tarihine yaptığı önemli katkılardan biri, insanların deneylerinin eklemlenmesinden bilim denilen bilgi türünün ortaya çıkmış olmasıdır. Bu düşünceyi oluşturmada Fransız düşünür ve matematikçisi Condorcet, Comte’a öncülük yapmıştır. Comte’un “bilimlerin gelişim şeması” ve “toplumun pozitif yöntemle elde edilen yasalarla anlaşılabileceği” biçimindeki iki savı, Condorcet’in görüşleriyle beslenmiş olan ampirik geleneğe dayanmaktadır.

Comte’a göre ” Dünyayı yöneten ya da onu karışıklığa iten, düşüncelerdir; bütün toplumsal mekanizmalar, yargılar üzerine kuruludur.” Buradaki yargı ile insanların içinde yaşadıkları dünyayı simgeleyen genel düşünce biçimleri anlatılmaktadır. Bu genel bakış açısı, zamanla bir evrim göstermiştir. Metafizik evrede insanlar doğa ve toplum olaylarını bir tanrının gücüne bağlamışlardır. Sonraki evrede, doğa gibi imgeleri, görüşlerinin temel taşı yapmışlardır. Son evre olan pozitif evrede ise insanlar fiziksel dünyada ve toplumsal olaylarda yasa aramaya başlamışlardır. Bütün bilimler ayrı ayrı bu basamaklardan geçmiş; ama aynı hızla ilerlememişlerdir. Örneğin en önce matematik son evreye ulaşmıştır. Bu son evrede bilgi, gözleme dayanmakta ve deneylerin sonuçları yasalar olarak ortaya çıkmaktadır.

Comte’un ikinci bir yönü, Fransız Devrimi’nin Avrupa sistemini temelinden sarsışı ve yapıcı önerilerinin yıkıcı etkilerine oranla yetersiz kalışı ile ilgilidir. Comte, Fransız Devrimi’ne ve o dönem düşünürlerine yönelik olumsuz düşünceler taşımaktadır. Örneğin, Aydınlanma dönemi filozoflarının tezlerini “vahşi bir anarşi” olarak nitelendirmiştir. Onun için önemli olan, toplumun örgütlenmesi birincil amaç olarak benimsendiğinde özgürlük’ün nelerden oluşacağıdır; özgürlük düşüncesinin dayanıksız bir biçimde ortaya atılışı değil. Toplum yasaları da fizik yasaları gibi özgürlüğü değil, bir zorunluluğu anlatır. Özgürlük, onlara uymaktır. Toplumun dinsel bir çerçeveye oturtulması zorunludur. Çünkü toplumun yeniden örgütlenmesinde dinsel bağlar birinci derecede önemlidir. Ancak bu çerçeve, Katolik Kilisesi’nin çerçevesi olmayacaktır. Bilimin önerdiği insanlık dini onun yerine geçecektir.

Comte’un bilim felsefesinin getirdiği yeni sorunların dışında en kalıcı etkisi, tarihselcilik ve organizmdir. Ona göre Aydınlanma dönemi düşünürleri, kendilerinden önceki tarihsel dönemlere kötü damgasını vurmakla o dönemi anlama fırsatını kaçırmışlardır. İnsanlığın gelişim çizgisi, ancak her döneme kendi değerini vererek anlaşılabilir. İnsanları anlamak için Aydınlanmacıların dediği gibi insanın özelliklerini değil; toplumsal çevreyi ve zorunlulukları anlamak gerekir. Tarih içinde bir süreklilik vardır. Bütünün bilimi, parçaların biliminden farklıdır. Kendi kurallarıyla ayrı bir bilim dalı olan sosyoloji, psikolojiye indirgenemez.

Fransız düşünce tarihinde kısa bir süre egemen olan Comte’un düşüncelerinin bu egemenliği Türkiye için özel bir önem taşımıştır. Pozitivizm Türkiye’ye Hypollite Taine (1828- 1893) gibi Fransız düşünürlerinin etkisiyle girmiştir. Pozitivizm, 1880’lerden sonra gücünü yitirmeye başladı. Buna karşın Paris’te Jön Türklerin önderliğini yapan Ahmet Rıza Bey, pozitivizmi düşüncelerinin çıkış noktası yaptı. Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti tarihinin temel toplum felsefesini oluşturan dayanışmacılık, Durkheim yoluyla kimi pozitivist savları ikinci bir kez Türkiye’ye getirdi. Comte’un İngiltere’de etkisi, 1850’lerden başlayarak Stuart Mill’in kendisine verdiği önemle pekişti. 19. yüzyılın sonunda filozof ve matematikçi Erns Mach, Comte’un sorunsalını sürdürdü. Ona göre felsefenin görevi, bilimin mantıksal temelini açıklamaktır. Bu tutum, Comte’un sorunsalının, Viyana çevresi diye adlandırılan düşünürleri bir noktada birleştiren bir grupça yeniden incelenmesine yol açtı. Comte’un düşüncelerinin ilk bakışta mantıksal; ancak temelde ve anlatımda çelişkili olması, etkisinde kalan toplumbilimcilerin bu etkileri zaman zaman yadsımalarıyla sonuçlandı. Buna karşın Spencer, onun izinden yürümeyi sürdürdü. Aynı etki Durkheim sosyolojisinin iki ana özelliğini oluşturan “toplum incelemelerinin kendi başına bir alan oluşturdukları” ve “toplum içindeki olayların şey’ler için kullanılan yöntemlerle incelenmesi gerektiği”yargılarında da görülüyor.

Comte’un Başlıca eserleri:

Introduction aux travaux scientifiques du XIX siécle, 1806-1807 (19. Yüzyılın Bilimsel Çalışmalarına Giriş); Sommaire appréciation de l’ensemble du passé moderne, 1820 (Bugünkü Devrin Geçmişinin Bütünü Hakkında Toptan Değerlendirme); Plan de travaux nécessaires pour réorganiser la société, 1822 (Toplumu Yeniden Örgütlemek için Gerekli Çalışmalar Planı); Considérations sur le pouvoir sprituel, 1826 (Manevi İktidar Üstüne Düşünceler); Cours de philosophie positife, 1830-1842 (Pozitif Felsefe Dersleri); Sistéme de positife, 4 cilt, 1851-1854 (Pozitif Yönetim Sistemi).

Pozitivizm Nedir?

(positivism) Felsefede, her türlü bilginin, yalnızca gözlemlenebilen olgulardan çıkarsanabilenlerle sınırlı olduğunu; buna bağlı olarak, her türlü açıklamanın görgül olarak sınanabilir olması gerektiğini ileri süren; felsefi sorunları, metafizik kurgulara karşı olan bir yaklaşım. Başlangıçta Auguste Comte’un metafiziğin en son nedenlere ilişkin kurgularına karşı bilimsel bir yöntem olarak belirlediği bu yaklaşım daha sonra, kendi köklerini (diyalektiği) ve bu nedenle maddeciliğı yadsıyarak öznel idealizme gerilemiştir. “Madde yoktur; tarih, uzun bir rastlantılar zinciridir.” diyerek bilimin şeylerin yalnızca dış görünüşlerini tanımlayabileceğini ve doğada ya da tarihte hiçbir anlamın ya da yasanın bulunmadığını savunmuştur. Böylece mekanik maddeciliği de reddederek kendi bindiği dalı kesmiştir. Bu yaklaşım psikolojiye, her türlü duygusal ve zihinsel süreç, ahlaksal değerler, inançlar ve benzerleri de içinde olmak üzere, insan davranışını yalnızca koşullanmaya bağlayan davranışçılık olarak yansımıştır. Bunun daha yumuşatılmış bir biçimi ise toplumsal öğrenme olarak karşımıza çıkmıştır.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir