Konkordato Nedir? Konkordato Şartları ve Uygulanması

Konkordato nedir? Konkordato ne zaman ve nasıl uygulanır? Konkordato şartları nelerdir? Konkordatoyu kim uygular? Sorularına yanıtlar bulunmaktadır.

Konkordato, borçlu ve alacaklılar arasında, borçların nasıl, ne vadede ödeneceğine dair anlaşmanın mahkeme tarafından onaylanmış halidir. Bir tür iflas anlaşmasıdır. Borcu olan, iflasın eşiğindeki şirket, konkordato ilan ederek alacaklılarıyla anlaşmaya gitme yolunu seçer. Bu durumda, örneğin alacaklılar “ben borcun faizinin bir bölümünden vazgeçiyorum.”, “borcun 20 vadede ödenmesine razıyım.” gibi bildirimlerde bulunur. İki taraf anlaşmışsa bu anlaşma Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından onaylanır. Böylece borçlu şirkete ikinci bir şans tanınır.

Her ne kadar konkordato, iflastan kurtulma seçeneği olarak görünse de konkordato ilan etmiş şirketlerin çok az kısmı yeniden toparlanabilmektedir.

Konkordato, İcra ve İflas Kanunu’nun 285-309. maddeleri arasında düzenlenmektedir.

Konkordato tarihinden 2 yıl 5 ay ( 3+2 ay, 1 yıl + 6 ay ve 6 ay tasdik süreci) süre içinde konkordatonun sonuçlandırılması şartı bulunmaktadır.

Borçlu, konkordatoda borcun en az yarısını karşılamayı taahüt etmeli, teklif ettiği ödeme mevcut varlıklarda yeterli olmalıdır. Eğer mevcut varlıklar örneğin borcun %80’ini karşılıyorsa, konkordato borcun %80’ini kapsar.

konkordato

Konkordato Resmi Gazete

Eforlu Ekg Ücreti Devlet Hastanesinde Sigortasızlar İçin

Eforlu Ekg ücreti devlet hastanelerinde sigortası olmayan hastalar için 63 TL. olarak belirlenmiş (2018). Doktorunuz şikayetlerinizi dinledikten sonra EKG ve sonrasında Eforlu ekg testi ve holter isteyebilir. Böylece şikayetlerinize neden olan sorunu bulmayı amaçlar. Normal ekg’nin daha güvenilir biçimi olan eforlu ekg’de hasta bir koşu bandına çıkarılır. Belirli bir eğime sahip bu bantta önce yavaş sonra hızlanarak yürümeniz beklenir. Bu sırada tansiyonunuz ve kalp grafiniz izlenir. Eğer kalp damarlarında %70 ve üzerinde bir tıkanma varsa bu test büyük oranda tıkanmayı tetkik edecektir.

Eforlu EKG sonrası grafi kağıtlarınızı doktora göstermelisiniz. Sigortanız yoksa 50 TL. de muayene ücreti ödüyorsunuz.

Ekg, Eforlu ekg, holter gibi tetkik işlemlerinin ardından sorun görülürse anjiyo tetkiki istenebilir. Damarlarda tıkanıklık görülürse tedavi amacıyla stent gibi uygulamalara gidilebilir.

Migren Belirtileri, Migrenin Evreleri ve Tetikleyicileri

Migren belirtileri ve migrenin evreleri, atak öncesi belirtiler, aura süreci, ağrı durumu, atak sonrası süreç (postdrom) ve migren tetikleyicileri, migrene neden olan yiyecek ve gıdalar, hormonlar hakkında rahatsızlığı tanıma, anlama, migrene karşı önlem alma konusunda bilgiler bulunmaktadır.

Migrende genellikle başın sadece bir tarafında şiddetli zonklama ağrısına veya titrek bir ağrı ve hisle belirti gösterir. Bu ağrıya, sıklıkla bulantı, kusma ve ışık ve ses aşırı duyarlılığı eşlik eder.

Migren atakları, saatler ila günler arasında önemli derecede ağrıya neden olabilir. Ağrı, gündelik yaşamı fazlasıyla etkileyebilir.

Aura olarak bilinen uyarı belirtileri, baş ağrısıyla birlikte görülebilir. Işığın yanıp sönmesi, kör noktalar veya yüzün bir tarafında veya kolunuzda veya bacağınızda karıncalanma olabilir.

Migrenler genellikle çocukluk, ergenlik ya da erken erişkinlikte başlar. Migrenler dört aşamada ilerleyebilir: Atak öncesi (prodrom), aura, baş ağrısı ve atak sonrası (postdrome / postdrom). Migrende, tüm aşamalar görülmeyebilir.

Migren Atağı Öncesi Belirtiler

Bir migrenden bir veya iki gün önce yaklaşan bir migreni uyaran şu değişiklikler farkedebilirsiniz:

  • Kabızlık
  • Depresyondan aşırı neşeye kadar değişen ruh hali
  • Yeme isteği
  • Boyun tutulması
  • Artan susuzluk ve idrara çıkma
  • Sık sık esneme

Aura Süreci Belirtileri

Aura, migren öncesi veya sırasında ortaya çıkabilir. Çoğu insan, aurasız migren geçirir.

Auralar sinir sisteminin semptomlarıdır. Bunlar genellikle görme bozukluklarıdır. Örneğin ışık flaşları veya dalgalı, zikzak görüntü belirir.

Auralar, duyu, hareket (motor) veya konuşma (sözlü) rahatsızlıklara da neden olabilir. Kaslarınız güçsüzleşebilir veya sanki biri size dokunuyor gibi hissedebilirsiniz.

Bu semptomların her biri yavaş yavaş başlar. Birkaç dakika içinde toparlanır ve 20 ila 60 dakika sürer. Migren aura örnekleri şunları içerir:

  • Çeşitli şekilleri, parlak noktaları veya ışığın yanıp sönmesini görme gibi görsel olaylar
  • Görme kaybı
  • Bir kol ya da bacakta iğneli batma hissi
  • Vücudun yüzünde veya bir tarafında zayıflık veya uyuşma
  • Konuşmada zorluk
  • İşitme sesleri veya müzik
  • Kontrol edilemez sarsıntı veya diğer hareketler
  • Bazen auralı bir migren ekstremite zayıflığı ile ilişkili olabilir (hemiplejik migren).

Migren Ağrısı Süreci

Bir migren tedavi edilmezse genellikle dört ila 72 saat sürer. Baş ağrılarının ortaya çıkma sıklığı kişiden kişiye değişir. Bir migren sırasında şunları yaşayabilirsiniz:

  • Başınızın bir yanında veya her iki tarafında ağrı
  • Zonklama veya titreşim hissi veren ağrı
  • Işık hassasiyeti, sesler ve bazen kokular ve dokunuşlar
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Bulanık görme
  • Baş dönmesi, bazen bayılma izler

Atak Sonrası (Postdrom)

Atak sonrası olarak bilinen son evre, migren atağından sonra gerçekleşir. Yaklaşık 24 saat boyunca, şunları da yaşayabilirsiniz:

  • Karışıklık
  • Huysuzluk
  • Baş dönmesi
  • Zayıflık
  • Işık ve ses hassasiyeti

Migren, Migren Ağrısı, Migren Belirtileri

Migren Tetikleyicileri

Gıdalar

En yaygın gıda suçluları arasında yapay bir şeker olan aspartam; eski peynirler, sosis türü yiyecekler ve Chianti şarabı gibi tiramin (yiyecekleri yaş olarak oluşturan bir madde) içeren gıdalar; monosodyum glutamat veya MSG, pek çok et suyu, Asya yemekleri ve işlenmiş gıdalar; kafeinli veya alkollü içecekler, özellikle bira ve kırmızı şarap; ve sosisli sandviç, pastırma ve salam gibi nitrat içeren gıdalar migren gelişiminde tetikleyici olabilir. Bir öğün atlamak, oruç tutmak da migren olasılığını artırabilir. Çoğu hasta için fıstık da bir tetikleyici olabilir.

Hormonlar ve Hormon Tedavisi

Hormonlar, östrojen ve progesterondaki doğum kontrolü, menstrüasyon, gebelik veya menopoz nedeniyle dalgalanmalar, migrene neden olabilir. Hormon replasman tedavisi de migrenleri tetikleyebilir hatta kötüleştirebilir.

İlaçlar

Bazı ilaçlar migren sıklığını artırabilir. Bunlara oral kontraseptifler, kan basıncı ilaçları, vazodilatörler ve depresyon ve anksiyete tedavisinde kullanılan ilaçlar dahildir. İlginçtir, aynı ilaçlardan bazıları migrenleri daha iyi hale getirebilir.

Migrende Genetik Faktörler

Araştırmalar, genetiğinizin, migrende rol oynayabileceğini öngörmektedir. Ulusal Başağrısı Vakfı’na göre, migreni olanların yüzde 70-80’inde ailenin ağır baş ağrısı öyküsü var. Aileniz veya kardeşlerinizde migren varsa, migren olma ihtimaliniz daha yüksektir.

Migrene Neden Olan Diğer Etmenler

Migren kadınları orantısız, daha fazla bir şekilde etkiler. Bununla birlikte, çocukluk çağında, erkekler kızlardan daha sık etkilenir. Çoğu kişi ergenlik döneminde ilk migreni deneyimler. Ancak migren her yaşta ortaya çıkabilir.

Obez veya hafif derecede obez olan kadınlar, düşük VKİ (vücut kitle indeksi) olan kadınlardan daha fazla migren başağrısı riski taşır.

Geçmiş olsun.

2018 EKG ve Muayene Ücreti – Sigortasız Hastalar İçin

Sigortası olmayanlar için 2018 EKG (Elektrokardiyografi) ve devlet hastaneleri muayene ücreti, sigortasızlar için (Gss, Sgk vb. olmayanlar için) Kardiyoloji bölümlerinde muayeneden önce Ekg çektiriliyor. Bu ücret Şubat 2018 için 39-40 TL. muayene ücreti ise 50 TL‘dir.

EKG nedir, ne işe yarar?

Doktorunuz kalp rahatsızlığı olup olmadığını kontrol etmek için bir EKG, elektrokardiyogram yaptırmanızı önerir. Bir teknisyen, göğsünüzün, kollarınızın ve bacaklarınızın üzerine yapıştırdığı küçük elektrot aletleri yoluyla kalbinizin ritimsel, elektriksel grafiğini çıkarır.

Bir EKG, kalp atışlarınızın ritminin istikrarsız veya düzensiz olup olmadığını ve kalbin her bir bölümünden geçen elektriksel dürtülerin güç ve zamanlamasını değerlendirir.

Bu test aynı zamanda kalp krizi, aritmi veya düzensiz kalp atışı ve kalp yetmezliği gibi kalp sorunlarını algılamak ve incelemek için kullanılır. Bu testten elde edilen sonuçlar diğer kalp rahatsızlıklarını da gösterebilir.

EKG Acıtır mı?

Hayır. EKG işlemi ve sonrasında acı duymamanız gerekir.

EKG Zararlı mı?

Hayır. Makine sadece EKG’yi kaydeder. Vücut içine elektrik göndermez. EKG’nin ciddi bir riski yoktur. EKG’ler şok gibi elektrik yüklerini bırakmazlar. Elektrotların cildinize yapıştırıldığı yerde hafif bir döküntü gelişebilir. Bu döküntü genellikle tedavi olmadan kendi başına geçer.

Breadcrumb Nedir? Breadcrumbs’un Doğru Kullanımı İle Seo’da Fark Yaratın

Breadcrumb, ziyaretçinin hangi sayfada olduğunu belirten iç navigasyon işaretçisidir. Doğru kullanımı durumunda arama motoru botları için de sitenizin anlaşılabilir bir bağlantı yapısına kavuşmasına yardımcı olur. Bu teknik tanımdan sonra gelelim asıl meseleye.

Daha önce breadcrumb kullanımının gerekliliği konusunda birçok tavsiye aldığınızı biliyorum. Ancak çoğu seo makalesinde, özellikle Google botların sitenizi anlamlandırabilmesinin bir yolu olan breadcumblar için üstün körü bir anlatım yapıldığını; verilen örneklerin pek faydalı olmadığını biliyorum. Ana Sayfa > Kategori > Yazı şeklinde basitçe bir linkleme seo açısından gerçek ve etkili bir fark yaratmaz. Yapmamız gereken bu işaretçileri hedeflenebilir hale getirmek olacak. Bu sayede sitenizin daha hızlı indexlendiğini, Google’da kategorisel gösterimin kısa sürede gerçekleştiğini göreceksiniz. Microdataların kullanımı bu anlamda hiç anlatılmadığı kadar önemlidir. Özellikle kategorisel bir siteniz varsa breadcrumb’un doğru kullanımı gerçek bir seo farkı yaratır. Kategorileriniz yoksa da yaratır. 🙂

breadcrumb kategorisel gösterim seo

breadcrumb kategorisel gösterim

Şimdi sitenizin (WordPress dahil. Beybut’a bakmayın. Burada sadece yazıyorum.) konu bölümünde kaynak kodu görüntüleyip sitenin üst kısmında breadcrumb navigasyonunun aşağıdaki “seo sırrı”yla örtüşüp örtüşmediğini analiz edin.

Breadcrumb’u konu başlığının (h1 ile belirtilmiş başlığın) altında veya headerın hemen altında, yani sayfanın üst bölümlerinde kullanmanız daha olumludur.

Aşağıdaki breadcrumb örneğini, kendinize uyarlayarak kullanınız.

Eğer sitenizde bir kategori yoksa ortadaki span’i kaldırabilirsiniz.

Microdatalar, SEO açısından elzemdir. itemprop türleri ve kullanım örnekleri için aşağıdaki kaynaklara da mutlaka göz atmalısınız. Örneğin bir WordPress teması satın alacaksanız en temel beklentileriniz; temanın hızlı, temiz-yalın kodlanmış ve microdata kullanıyor olmasıdır.

Google’dan Yapısal Veri Örnekleri

Schema.org Dökümanları

Youtube Trend Müzik Listelerini Almak

Youtube trend müzik listelerini Php ile almak mümkün. Bu örnekte Youtube Türkiye’de en çok izlenen ilk 10 şarkıcının adını ve parça ismini alacağız. Özellikle mp3, müzik sitesi sahipleri için oldukça kullanışlı ve basit bir script. İhtiyacımız olan temel işlev Curl ve explode…

 

DEMO

Eğer dünyada trend olan listeyi almak isterseniz adresi şununla değiştirebilirsiniz: https://www.youtube.com/playlist?list=PLMC9KNkIncKtPzgY-5rmhvj7fax8fdxoj

 

 

E-kitaplar Yoluyla Veri Madenciliği

E-kitaplar yoluyla büyük ve kısmen özgün veriler elde etmek mümkün. Adsense hedefli bir web sitesi oluşturuyorsanız hızlı yüklenen bir sayfa kadar içeriğin de öneminin farkındasınızdır.

http://www.beybut.com/google-adsenseden-para-kazanmanin-gercek-yontemi/ konusunda bahsettiğim bulk çalışma yollarından biri e-kitapları kullanarak veri hazırlamak. Diğer yöntemlere de örnekler ve ipuçlarıyla başka konularda değineceğim.

E-Kitaplarla Bir Web Sitesi Oluşturmak Hırsızlık Mıdır?

Hem evet hem hayır. E-kitaplar, normal kitapların dijital sürümleridir. Bu kitaplar içerisinde kamuya açık, ancak Internet’te bulunmayan birçok bilgi bulunur. Örneğin “Hukuk” konusunda yazılmış bir kitapta Google’ın indexlemediği birçok Yargıtay kararı, içtihat bulmak mümkündür. E-kitapta bulunan Yargıtay kararları kamuya açıktır (http://vatandasilam.yargitay.gov.tr/proxyYargitay/jsp/yargitay_jsp/yargitayDosyaSorguIlamDaire.html). Ancak çoğu Internet’e kapalıdır. Kişiye, savcıya, avukata gösterilir. Dolayısıyla bu e-kitaptan yapacağınız alıntılama hırsızlık sayılmaz. Çünkü kitabın kendisi de alıntı yapmıştır. Bu, sadece fikir vermesi açısından bir örnektir.

E-Kitapları Nasıl Bulurum, Nasıl Ayıklarım, Mysql Verisi Haline Nasıl Getiririm?

http://www.dr.com.tr/ ‘ye girerek e-kitap araması yapabilirsiniz. Konu hukuktan açılmışken örneğimize buradan devam edelim. Örneğin http://www.dr.com.tr/ekitap/yargtay-kararlar-sgnda-turk-ceza-kanunu-genel-hukumler adresinde görülebilecek e-kitap bahsettiğimiz içeriklere sahip olabilir.

Bir e-kitabın amacımıza yönelik olup olmadığını anlamak için birkaç yol var. Bunlardan ilki ekitabın daha önce Internet’e açılıp açılmadığının tespiti. Tespit etmek için, https://play.google.com/store/books?hl=tr adresinden ilgili kitabın adını veya yazarını aratıyoruz. Eğer E-kitap burada yer alıyorsa bu kitabın işimize yaramayacağını anlıyoruz. Çünkü Google içeriğin büyük bölümünü ön gösterim (örnek) için Internet’e açıyor (Örn: https://play.google.com/books/reader?id=jbYACwAAQBAJ&printsec=frontcover&output=reader&hl=tr ).

Eğer e-kitap’ın örneği Google kitaplarda yoksa bir de Google üzerinde PDF sürümünün olup olmadığını araştırmalıyız. Eğer varsa o e-kitap işimize yaramayacaktır.

Nasıl Ayıklarım?

DR ve birçok e-kitap satan platformdan indireceğiniz ekitaplar Epub formatında oluyor. Bunları işimizi görecek kopyalara çevirmemiz gerekiyor. Bunu yapan başarılı programlardan biri ePub Converter ( https://www.ebook-converter.com/). Bu program ile Epub dosyalarınızı Adobe Digital Sürümlerden HTML sürüme çevirebilirsiniz. Bu çeviriyi yaptıktan sonra işimiz kolay.

Html’ye çevrilen dosyalar çoğunlukla belirli html etiketleriyle ayrıştırılıyor. Php’nin explode fonksiyonuyla içeriği ayıklamak mümkün. Kopyala yapıştır ile de yapabilirsiniz ancak bu yöntem hem çok zaman alıcı hem de bazı html tagleri de kopyalayacağı için yorucu olabilir. En güzeli PHP ile birkaç satır kod yazmakta.

E-kitabı Mysql Verisi Haline Getirmek

Yukarıda bahsettiğim şekilde ayıklayacağınız html e-kitap sürümünü Mysql verisi haline getirmek için Mysql bağlantısı yapıp, Insert’le verileri eklemeniz yeterli. (Bunu da mı anlatayım 🙂 ).

Sonuç olarak konuyla ilgili bu ilk yöntemde “hırsızlık” yapmadan e-kitaplar yoluyla nasıl veri madenciliği yapabileceğinizi genel hatlarıyla anlattım. Bahsi geçen yöntemin farklı şeklini slideshare sitesi kullanıyor. Adsense gelirinin yüzbinleri bulduğuna eminim (üstelik Türk ziyaretçilerden). Bu şekilde binlerce içerik elde edebilirsiniz. Diğer yöntemleri yine bir başlık halinde yayınlayacağım.

Bu konuda verilerinize uygun en doğru siteyi nasıl oluşturabileceğinizden bahsetmedim. Bundan, veri madenciliği fikirleri konusu bitince bahsedeceğim.

Google Adsense’den Para Kazanmanın Gerçek Yöntemi

Çok heyecanlısın. Biliyorum. Adsense geliriyle ev, araba alanları duydun. Belki daha önce sen de Adsense’den çok para kazandın. Şimdi yeni/düşmüş bir domain alacak ve WordPress’ten sonra All in SEO / Yoast kurup harikalar diyarına adım atacaksın. Günde 5-10 yazı girerek 5 yıl sonunda 500-1000 makaleyle siteni coşturacaksın. Ayda 3-5 bin lira kazanacak keyfine bakacaksın. Sence bunu yapabilecek misin? Gerçekten bu şekilde para kazanmayı umuyor musun?

Hevesini kırmak gibi olsun! Ama böyle değil Adsense’den hiçbir reklam şirketinden kayda değer bir para kazanamayacaksın. Çünkü matematik yalan söylemez. Eğer yüzlerce içeriğe sahip, uzun uzun makaleleri olan bir blogun/siten yoksa bu şekilde Adsense’den kazanmayı unutman gerekiyor. bilgiustam.com gibi bir makale sistemiyle içerik oluşturucu ekibini kuramamışsan, günde 3-5 makale ekleyerek ancak 2 yıl sonunda belki 2000 lira kazanırsın.

Hesaplayalım

Adsense’den ayda 3000 lira kazanmak için günde 100 lira kazanman gerekiyor. 100 lira içinse 0.04-0.1 TBM (tıklama başı maliyet) bandında 1000-2500 tık almalısın. Haydi biz 1000 diyelim hesabı kolay olsun. 1000 tıklamaya ulaşmak için %1 TO (tıklama oranı) olduğunu düşünürsek 10000 görüntülenme alman gerekiyor. Bu da yaklaşık 3000 tekil ziyaretçi etsin. Tabi sen istatistiklerinde 5-10 bin tekili göreceksin. Ancak bunların bir kısmı reklam engelleyiciler, gir çıkçılar, reklam fobisi olanlar olacak. O nedenle en iyi ihtimalle 3000 tekile ihtiyacın var dedik. 3000 tekil… Eskiden bu kolaydı. Çünkü internet bilgiye aç, site az, Google aptaldı. Artık Internet’te hit alabilecek her konuda kıyasıya bir rekabet var. Yeni alanlar ise hızla kapılıyor. Yani ne yaparsan yap rakiplerin olacak. Bu yüzden makalelerini 500-1000 kelimeye uzatmalı, teknik terimlerle süslemelisin. Niche konular açarak ilerlemeyi düşünüyorsan bu nichelerin sana günde 1-10 hitten çok getirmeyeceğini hesaba katmalısın. Yani 3000 için 500 civarı iyi makalenin olması gerekiyor. Bu da günde 5 uzun makaleyle 1 yıl sürüyor. Bu kadar emeğe ve riske değer mi? Kesinlikle hayır!

WordPress Aldatmacası

Kullanımı kolay, eklentisi bol, herkesin 5-10 dakikada kurup yayınlayacağı bir sistem WordPress. Bu yüzden Adsense webmasterlarının çoğu WordPress delisi. Ancak WordPress sanıldığı kadar iyi değil. Gereksiz css’leri her sayfada yükleyen, yine birçok Mysql sorgusunu gereksiz yere çalıştıran, çoğu teması berbat görünen ve scopeler kullanmayan bir sistemle nereye yürümeyi hedefliyorsunuz? Google’da sitenizin hızı çok şeydir. Eğer acemiyseniz WordPress’te 90 hızı görmek (özellikle mobilde) oldukça zor iş. Wp cachelerin de SEO dediğiniz şey için çok sağlıklı olduğunu söyleyemeyiz.

Ne yapmalı?

Büyük verilerle oynamalı. 50-100 binlik, Internet’te az olan veya olmayan dataları işleyip, hızlı açılan, hedeflemeleri olan bir php yazılımı ile -bunu ihtiyacınıza göre kendiniz yazın- topyekün yayına sokmalı. Bırakın gerisini Google düşünsün. Eğer veri madenlerini keşfedip birazcık da php öğrenirseniz işte o zaman kazanmaya, hitli siteler oluşturmaya başlarsınız. Günde 5-10 yazı gireyim 1 yıl sonra 2-3 bin lira kazanayım yerine bulk çalışın. Hazır, nadide veritabanları bulun veya oluşturun. 90 üzeri hıza sahip hedeflenmiş (scopeli) sitenizi hazırlayın. Verileri anlamlı biçimde kullanıcıya sunun. Örn. http://www.carqueryapi.com/ üzerindeki gibi ama daha nadide verilerle site hazırlayın. Bu, 500 makale yazmaktan çok daha kolay ve hızlı bir yoldur.

Bunları yaparken Google Analytics, Wmtools kullanmayın. Sitenizi ve içeriklerinizi sürekli Google’da aramayın. Bırakın Google özgürce indexlesin. Ne yapıyorsa yapsın. Google’ı özgür bırakın. Belki description bile girmemek isteyebilirsiniz. Siteniz 1000 hiti gördüğünde (bu şartlarda 1-2 ay sürer) Wmtools’a ekler bir istatistik kodu bulundurursunuz.

Eğer tüm bunları DA/PA oranı yüksek, daha önce indexi uzun süre bulunmuş bir domainle yaparsanız hedefinize kolayca ulaşmışsınız demektir.

Ne insan sabrı ne matematik bize günde 6 saat çalışıp 5-10 makale yazarak 6 ay – 1 yıl sonra para kazanmayı öğütlemez. 15 yıla yakın Adsense deneyimim bu işe sıfırdan başlayacaklar (yeni site kuracaklar) için WordPress makale sitelerinin doğru tercih olmadığını söylüyor.

  • Bu yazı makale türü içerik oluşturarak Adsense’den para kazanmaya çalışan webmasterlara ithafen yazıldı.

Cahil ve Çokbilmiş Webmasterların Çokça Bulunduğu R10’a Cevaptır:

WordPress SEO İçin Berbattır

http://www.beybut.com/google-adsenseden-para-kazanmanin-gercek-yontemi/ kaynak adresindeki sayfaya sağ tıklayarak kaynağı görüntüleyin. </head> öncesinde aşağıdaki css’nin ve js’nin çağrıldığını göreceksiniz.

<link rel=’stylesheet’ id=’crayon-css’ href=’http://www.beybut.com/wp-content/plugins/crayon-syntax-highlighter/css/min/crayon.min.css?ver=_2.7.2_beta’ type=’text/css’ media=’all’ />
<script type=’text/javascript’ src=’http://www.beybut.com/wp-content/plugins/crayon-syntax-highlighter/js/min/crayon.min.js?ver=_2.7.2_beta’></script>

Crayon bir eklenti. İçerikteki kod örneklerinin vurgulanmasına ve ayrıştırılmasına yarıyor. Şimdi sayfaya tekrar bakın (koda değil) Bu sayfada Crayon’un kullanabileceği, Crayon’a ihtiyaç duyulan bir içerik girdisi görüyor musunuz? Hayır görmüyorsunuz. İhtiyaç duyulmamasına rağmen css ve js’nin yüklendiğini görüyoruz. SEO bilenler bunun seo için berbat bir durum olduğunu anlayacaklardır. Aynı zamanda sayfayı ilk kez ziyaret eden her kullanıcı için bu dosyaları yüklediğimizi düşünürsek, binlerce kullanıcı ve içerikte bw maliyetinin artacağını anlarız.

Şimdi temel css’yi yine bu sayfa için ele alalım.

.mh-slider-widget .flex-control-nav { bottom: 10px; }
.mh-slider-widget .flex-control-nav li { margin: 0 10px 0 0; }
.mh-slider-widget .flex-control-paging li a { width: 15px; height: 15px; border: 1px solid #2a2a2a; background: #fff; -webkit-box-shadow: none; -moz-box-shadow: none; -o-box-shadow: none; box-shadow: none; }
.mh-slider-widget .flex-control-paging li a:hover { background: #f5f5f5; }
.mh-slider-widget .flex-control-paging li a.flex-active { background: #e64946; border: 1px solid #fff; }
.mh-widget-col-1 .mh-slider-widget .flex-control-nav { width: auto; top: 15px; right: 10px; bottom: auto; }
.mh-slider-item { position: relative; overflow: hidden; }
.mh-slider-normal { width: 678px; max-width: 100%; overflow: hidden; }
.mh-slider-caption { position: absolute; width: 350px; max-width: 100%; top: 0; right: 0; color: #fff; border-bottom: 3px solid #e64946; background: #2a2a2a; background: rgba(42, 42, 42, 0.8); }
.mh-slider-caption .mh-excerpt-more, .mh-slider-title { color: #fff; }
.mh-slider-content { padding: 25px; overflow: hidden; }
.mh-slider-content .mh-excerpt { margin-top: 10px; margin-top: 0.625rem; }
.mh-widget-col-1 .mh-slider-caption { position: relative; width: 100%; margin: 0; background: #2a2a2a; }

Slider girdisi sayfadaki hiçbir öğeyle eşleşmiyor. Bu sayfa bu css bilgisine ihtiyaç duymuyor. Kullanıcıyı oyalayan, sayfa hızını düşüren, bw maliyetini artıran bu bilgi bu sayfada neden yükleniyor?
Wordpress’in temelde SEO için kusurlu yapısı yüklemeler ve sorgularla ilgilidir. SEO optimizasyoncuları bu girdileri, dosyaları kaldırmak yerine css, js dosyalarını sıkıştırırlar. Ama yine de bu gereksizler sayfa her ayrı kullanıcı tarafından çağrıldığında yüklenir. Böylece WordPress’le süper seocu olurlar.

Oysa kendinize özel yazacağınız PHP ile örn:

<?php if (strstr($icerik,'[code]’)) echo “<script type=’text/javascript’ src=’http://www.beybut.com/wp-content/plugins/crayon-syntax-highlighter/js/min/crayon.min.js?ver=_2.7.2_beta’></script>”; ?> şeklinde basitçe ve kısaca olayı halledersiniz.

Eğer bu işi yapan bir eklenti varsa eminim ekstra sorgulara ihtiyaç duyuyordur.

Css ve Js yüklemeleri yanında gereksiz Mysql sorgularının olduğunu da belirteyim.

Konumuzun yüzlerce makale yazıp aylarca, yıllarca bekledikten onca emek verdikten sonra kazanmak değil; bulk işleri kendi Phpmizle yaparak kısa sürede ve yüklü kazanmak olduğunu tekrar hatırlatayım.

Pingleme ve feedin WordPress’in en büyük avantajlarından olduğunu düşünüyorsan bir daha düşün. Bunu birkaç yıl önce söyleseydin hak verebilirdim. Ancak gelen güncellemeler beslemelerin eski etkisini bitirdi. Bunun yerine ne getirdi biliyor musun? Güncel blog zorunluluğunu. Güncellemezsen gerilere giden blogun bu nedenle güncel kalmak zorunda. Google, besleme içeren web sitelerinin güncel olması gerektiğini düşünüyor. Pinge alıştırdığın Google botları da aynı kanıda. Mutlaka pingleme kullanacaksan PHP’de bunun için harika kodlar var. İstemen yeterdi.

WordPress Cache SEO’nun Yüz Karası Olabilir

R10’dan AlperA. demiş ki; sen wp cache kötüdür diyorsun. O halde hiçbir şey bilmiyorsun.
Bir web sayfası talep edildiğinde web sunucusu önce kafa bilgilerini (head) gönderir. Bu bilgiler içinde sunucu yanıtı (200, 404, 301, 403…) ve sayfa oluşturulma tarihi gibi bilgiler bulunur. Bu bilgilerle içerik tarihinin (indexlenme/güncellenme) uyuşmaması Google’ı rahatsız ediyor. Defalarca deneyimledim. Galiba bu durum Google için ekstra maliyete sebep oluyor. Tam olarak açıklayabilmek için algoritmayı bilmek gerek. Tabi 2 yıllık, backlinkli siten için bunun etkisi çok düşük olabilir.
Eğer mutlaka cache kullanmak istiyorsan, php için yazdığım bir kod var. Üstelik ücretsiz ve blogda.

WordPressçi R10 Üyelerini Hayrete Düşüren BH Konusu

http://www.r10.net/google-optimizasyon/1557283-seo-da-nirvana-yapan-turk.html
Konusunu gördüyseniz olayı nirvanaya bağlayanların, hayretler içinde kalanların varlığından haberdarsınızdır. Çünkü onların bütün seo anlayışı WordPress üzerine kurulu. Bu sitelerde php ile oluşturulmuş html dosyaları ve bu dosyaların içinde çoğu alakasız biçimde spinlenmiş içerikler bulunuyordu. Bu içeriklerde AWS sunucularındaki diğer sitelere çapraz biçimde linklenmişti. Bu olayın %70 sırrı linkleme %30’u sayfa yapısıyla ilgiliydi. Benim bu konuda anlattığım bu blackhat yönteminin %30’u ile ilgili (tabi whitehat çerçevesinde). Basit, hızlı açılan, gereksiz yüklemeler yapmayan bir sayfa SEO için gerekli ve yeterlidir.

Aruba Vps Hizmeti 1 Euro

Aruba’nın 1 Euro’lık Vps hizmeti hakkında ayrıntılı değerlendirme. Servis kalitesi, teknik veriler, Digitalocean, Linode ve Aruba karşılaştırması hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Çünkü 1 €/ay,  vps için oldukça düşük bir fiyatlandırma.

Aruba Nerede?

Aruba, İtalya merkezli bir servis sağlayıcı. Datacenterları ise Avrupa’nın çeşitli yerlerine dağılmış vaziyette. Bunlar; İtalya, Çek Cumhuriyeti, İngiltere, Almanya, Fransa merkezli. Avrupa’nın beş ülkesinde (2017) 6 datacenterları var. 10.000 m2 DC alanı, 140 GB üzerinde bağlantı hızıyla Avrupa’nın büyük sağlayıcılarından biri.

1 Euro’luk VPS Hizmeti

Test için aldığım Vps İtalya merkezliydi. Tüm kayıt ve hizmetin açılışı 5-10 dakika sürdü. Panelleri birbirinden farklı. Sunucu yönetimlerinin yapıldığı panelle kişisel panelinize farklı adreslerden, farklı şifre ve kullanıcı adıyla login oluyorsunuz. Siparişten sonra 6 lokasyon emrinize amade.

Aruba

Sanallaştırmayı VMWare ile yapıyorlar. Windows ve birçok Linux sürümünü seçip sunucunuzu kurabiliyorsunuz. Eğer Windows seçerseniz 6.50 €’luk hizmeti almanız gerekiyor. Windows Vps/Vds seçeneğinin olması Digitalocaen, Linode gibi servislerin boşluğunu doldurmuş.

Aruba VPS Testim

1 Cpu, 1 GB ram, 20 GB SSD alan ile gelen 1 Euroluk sunucuya test amaçlı gerçek bir deneyimleme verisi yükleyerek, kurulumları yaptım. Centos 6.7 Final sürümü, Mysql, Php, Apache, Nginx, Centos Web Panel… Bunun yanında 55.000 kayıtlı bir Mysql verisi ekleyerek site oluşturdum.

İşlemci Intel Xeon E5 2650 L v.4 olarak tanımlanmış. 1700 Mhz. Bu Digitalocean ve Linode’den düşük. DO ve Linode’de 2500 Mhz’ye yakın işlemci size ayrılabiliyor. Ancak elbette 4’te bir fiyata göre gayet makul bir işlemci.

Sistemin Mysql ile arası pek yok. Bunun temel nedeni işlemcinin performansı olabilir. Php ile Mysql’e yaptığım 3 bağlantı ve sorgulama, tatmin edici performansı vermedi. İlgili sayfa ortalama 10 saniyede açılabildi. Google Pagespeed ile sorguladığımda da uyarılarda sunucu yanıt süresini azaltmam gerektiğine dair (10 sn.) bir belirteç vardı. 10 saniye bir sunucunun yanıt vermesi için çok uzun bir süre. Bu anlamda eğer statik dosyalarla çalışmayacaksanız bir üst paket daha uygun olabilir. WordPress konusunda da vasat bir performansı olacağını düşünüyorum.

Sunucunun ping süresi 72 ms.’ydi. İtalya lokasyonu seçtiğim için böyle olması normal. Fransa seçmiş olsaydım ortalama 50 ms.’yi görebilirdim.

Paranız azsa ve statik (html vb.) dosyalarla oluşturduğunuz bir siteniz varsa 1 Euroluk Aruba Vps’si işinizi görecektir. Ancak WordPress, Joomla gibi yoğun Mysql kullanan sistemler için bu Vps yetersiz kalır.

Aruba’nın VPS paketlerini inceleyebilirsiniz: https://www.arubacloud.com/vps/virtual-private-server-range.aspx

 

Dinsel Terapiler, Transandantal Meditasyon, Hare Krişna Hareketi

Dinsel terapiler, transandantal meditasyon, Hare Krişna hareketi, hare krishna nedir nasıl yapılır?

Kimi terapilerde dinsel ve mistik öğelerin çok belirgin olduğu görülmektedir. Aslında Katolik Kilisesi gibi bazı dinsel örgütler ruhsal bozukluklara yardım için örgütlenmişlerdir. Katolik Kilisesi’nin ruhsal bakım gibi bir anlam taşıyan apayrı bir örgütü vardır. Önceki papalardan biri dinsel kariyerini bu bakım örgütünde yapmış olan birisiydi. Bu örgütler bir çeşit psikoterapiyi başarıyla uygulamaktadır. Ancak bizim dinsel esinimli derken kastımız bunlar değildir. Burada dinsel derken, belirli bir dinin öğretilerinden hareket eden yaklaşımları değil, dinsel edimlere egemen olan ruhani, mistik ruh hallerini kastediyoruz. Bunlar temelde duygulanım denetimine dayalı terapiler olarak kabul edilmelidir. Kendini gerçekleştirme kavramına dayalıdır. Terapistin mistik ve karizmatik özellikleri vardır ve telkin yetisi çok yüksektir. Kullanılan teknikler temel olarak meditasyon için kullanılan tekniklere çok benzer, hatta aynıdır. Dünya görüşleri oryantalist tiptedir. Bununla genel olarak Batılı insanların ve özellikle de Batı tipindeki aydınların Doğu kültürü ve antik kültür karşısındaki tutumlarına egemen olan ve gittikçe de daha egemen hale gelen duygusal anlayışı anlatmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda düşüncelerimizi de belirtmek isteriz.

meditasyon

19. ve 20. yüzyılın teknolojik atılımları sırasında, bu atılımları izleyecek, kavrayacak, kullanacak ve bunlardan etkilenecek olanların insan varlıkları olduğu hep unutulmuş, gözden kaçırılmış ya da özellikle önem verilmemiş bir noktadır. Oysa bu sırada insan çevresine gittikçe yabancı hale gelmekte, olayları ve sonuçlarını kavrayabilmesi gittikçe zorlaşmakta ve sonuçta kendini tam anlayamadığı ve kavrayamadığı bir dolu olaylar ve çoğu zaman insanın biyolojik varlığı için tehlikeli olabilecek süreçler karşısında bulmaktadır. Bu durumda insanın kendini yeniden bir “cangıl” içindeymiş gibi bulduğu bir gerçektir ve nasıl bir cangıl içinde birey her yerden fırlayabilecek tehlikeler karşısında sürekli tetikte olmak zorundaysa, şimdi de aynı durumdadır. Bu yüzden de sürekli bir gerginlik ve huzursuzluk içindedir. Bundan onu kurtarıp, rahatlamasını sağlayacak olan inançlar da çok maddeci hale gelmiş dünyamızda son derecede zayıflamıştır. Bu gerilim ve inanç eksikliğine ek olarak, Batı, Doğu üstündeki üstünlük ve egemenliğini gittikçe terk etmekte, zaman zaman Doğu’nun gücü karşısında çaresiz kalmakta ve yenilgiyi yaşamaktadır. Bu yenilgisinin nedeninin Doğu’nun esrarına nüfuz edemediği gizemli uygarlığının sonucuna bağlı olduğu kanısı, yine 19. yüzyıl sonlarından başlayarak güç kazanmıştır. İşte bu noktada Batı sömürgeciliği, Doğu’nun o zamana kadar sömürerek semirdiği doğal kaynakları ve servetinden başka, bu vehmedilen insansal güç kaynaklarını da alıp güçlenmek tutkusuna düşmüştür. Bunun sonucu olarak bir oryantalizm (şarkiyatçılık) doğmuştur. Buda, Konfüçyüs, Tao, Brahma, Zen ve aynı zamanda Sufilik, Mevlana, Dürzilik, öte yandan Eski Mezopotamya ve Mısır inançlarında, Batı’nın ele geçirmek istediği gizemli bir güç bulunduğu sanısı gittikçe güçlenmektedir. Özellikle bu akımları, karşısında hayranlık duyacak kadar tanıyan, ama aslını kavrayamayacak kadar bilgisiz olan kesimler, yarı aydın ve az aydın olanlar bu sanının en güçlü olduğu katmanlardır. Bu akımlar önce Hıristiyan inancının kovduğu pagan kültürünün de bu tür manevi bir güç olduğu inancına sarılmış, eski Germen ve Kelt tanrılarına, onların inanç ve kültürlerine yönelmiş, alşemi, tarot gibi fallar kadar büyücülük ve cadılık da itibar kazanmış, daha sonra judo, tekvando, kungfu gibi Uzakdoğu dövüş sanatlarından medet umulmuş, bir yandan da bugünkü satanizmin temelleri atılmış, en sonunda da gerçek Doğu kültürü ürünü inanç sistemlerine gelinmiştir. Çin’in yükselen yıldızından sonra ABD’nin Vietnam yenilgisi ve şimdi de Afganistan batağındaki çaresizliği de hepsine tuz biber ekerek bu eğilimleri güçlendirmiştir. İşte böylece birçok Doğu meditasyon sistemi de psikoterapileri derinden etkilemektedir. Bunların birkaç örneğini de burada kısaca verelim.

Transandantal Meditasyon

Transandantal meditasyon ya da kısaltılmış adıyla TM, Batılı kişilerin kullanımı için oluşturulmuş standardize bir Doğu meditasyon tipidir. Transandantal sözü Türkçemizde “aşkın” olarak ifade edilebilecek bir kavramdır ve insanın kendisini, kendi varoluşunu aşması, daha ileri ve yüce duygu ve düşüncelere, daha yüksek düzeyde bir varoluşa ulaşması anlamına gelmektedir. Bu sistem Maharişi Maheş Yogi tarafından 50’li yılların sonlarına doğru geliştirilmiştir. Kendisi Hindistan’da Allahabat Üniversitesi’nde fizik eğitimi görüp akademik dereceler de aldıktan sonra, ileri bir Hint swamisi (bilge önder) ile uzun yıllar yoga çalışmış ve 1955 yılında basitleştirilmiş yoga ilke ve yöntemlerinden ibaret olan öğretisini yaymaya başlamıştır. Çok da başarılı bir örgütçü de olan Maharişi ilk yetiştirdiği öğrencileriyle hemen International Meditation Society (IMS) adını verdiği bir örgüt kurmuş ve 1958’de bunu uluslararası bir harekete dönüştürmüştür. Tekniğin öğrenimi oldukça kolaydır. Dört günde toplam dört dersle kolayca edinilir. Buna ek olarak öğrencilere Hindu metafizik öğretisinin prana (evrensel enerji) ve brahma (bütün yaradılışın indirgenemeyen esası) kavramlarının öğretildiği dersler vardır. İlk dört dersten sonra öğrenci bol meyveler, çiçekler ve şarkılarla tekris edilir ve sessiz meditasyon için bir mantra içine girer. Mantra tutulacak olan özel yoldur ve her öğrenci için özel seçilir. Genellikle 16 mantra kullanılır. Bu öğrencinin her gün iki kez 20’şer dakika, gözleri kapalı olarak sakin bir şekilde oturup söyleyeceği sakinleştirici birtakım söz dizeleridir. Bu mantraların her birinin ayrı özellikleri olduğu, kaygıyı azaltan, tansiyonu indiren, oksijen alımını azaltan, metabolizmayı düşüren ayrı ayrı mantralar olduğu söylenmektedir. Bu sırada tam aşkın yaşantılar, örneğin yerden yükselme duygusu, uçma duygusu, bilinmeyen kimi ülkelere geziler gibi yaşantılar olabilir. Bugün Batı dünyasının dört bir yerinde, bu arada yurdumuzda da IMS şubeleri açılmıştır. Artık özgün bir markadır. Hareket Batı’nın doğası ve tarihi gereği hiç kavrayamadığı Doğu bilgeliğinin ticari meta haline gelmiş şeklidir.

Hare Krişna Hareketi (Hare Krishna)

hare krishna 2 hare krishna

Bu yöntemin öğreti ve denetimi amacıyla kurulmuş, Krişna öğretisiyle çalışıp bunu yaymaya çalışan ISKOON (The International Society for Krishna Conciousness) adlı dernek ya da şirket bir merkezler zinciridir. Aşram adı verilen bu merkezlerde, Hinduların kutsal yazıları olan Vedalar okunur ve incelenir. Bu hareket içindeki yaşam biçimi kurucusu sayılan Bhaktivedanta Bhappupadha’nın düşüncelerine dayanmaktadır. Yaydığı ilkeler mutlak perhizkâr bir yaşam biçimidir. Başta kimi Veda inançlarının kabulü gerekir. Bu inançlar herkesin kendi dışında bir ruhu olduğu düşüncesi, ölümsüz olan bir üstün kişiliğin, yani Krişna’nın varlığına ve her insanın ona hizmet etmek zorunda olduğuna ve bu hizmetle mutlu olacağına inanç gibi inançlardır. Evlilik dışında her türlü cinsel etkinlik yasaktır. Krişna’ya sunulmadan hiçbir şey yenmez. Krişna’nın adının her gün en az 27000 kez zikredilmesi gerekmektedir. Böylece sürekli bir vecd haline girilir. Bu akım hakkında pek çok polis ve adliye kovuşturması açılmıştır. Bu akım mensuplarında dışarıdan görünüşü ürkütücü olan bir dinginlik vardır. Kişiliği yok edici bir akım olduğu ileri sürülmektedir. Yöneticilerine muazzam servetler sağlamıştır. Bu yüzden kendisine benzeyen daha birçok akımın türemesini sağlamıştır. Avrupa’nın her yerinde sokaklarda görülürler. Krişna adını zikrederek dilenmektedirler.

Kore kökenli Moon, Arica ve Reiki gibi tarikatlar da türemiştir. Kendileri hiçbir zaman psikoterapi adını kullanmasa da, bu akımlar psikoterapi biçimleri içinde sayılmaktadır. Bu yüzden kimi terapi gruplarını da etkilemektedir. Bu akımlar toplumlarda psikoterapi ile rekabet etmektedir ve zaman içinde ibre de bu akımlardan yana kaymaktadır. Tarihsel-sosyal evrimde, ileride ters bir noktaya düşmemek için, bütün grup terapilerinin terapi bazından uzaklaşmamaları şarttır.