Bellek (Hafıza) ve Bellek Yitimi (Hafıza Kaybı) Sözlüğü

bellek,hafıza,hafıza kaybı,bellek yitimi

Bellek (hafıza) ve bellek yitimi (hafıza kaybı) ile ilgili kavramların alfabetik sırayla açıklamaları. İnsan hafızasının derinliklerine doğru bilimsel bir yolculuk.

Bellek / Hafıza Nedir? Hafızanın İşlevleri Nelerdir? Bellek Türleri

Yaşantıları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü; hafıza. Anımsama, tanıma ve tasarruf, belleği ölçmek için yapılan üç tür çalışmadır. Anımsama çalışmaları ile denekten, daha önce öğrendiklerini yazarak ya da söyleyerek yinelemeleri isteniyor. Tanımada yalnızca, kendisine sunulan yanıtın, doğru-yanlış türü sınavlardaki gibi, doğru olup olmadığına karar vermesi isteniyor. Anımsamadan alınan puanlar, tanımadan alınan puanlardan düşük olsalar bile daha güvenilir görülüyor. Tasarruf çalışmalarında ise bireyin daha önce öğrenilen konunun (malzemenin) yeniden öğrenilmesindeki katkısı ölçülüyor. Bellek, doğrudan gözlemlenemeyen; ancak, öğrenilenin anımsanabilmesinin yakarıdaki biçimlerde ölçülmesiyle yordanan bir olgudur. Bu nedenle, tanımlanabilmesi için öğrenme, unutma, anımsama gibi olayları da ele almak gerekiyor. Öğrenme olmadan, bellekten söz edilemez.

Bellek, işlevsel olarak üç parametre açısından bölümlere ayrılıyor. Bunlar zaman, depolanan bilginin miktarı ve depolanan bilginin yeniden kullanılmasıdır. Bilişsel psikologlar, belleğin bu bölümlerini bilişsel süreçler olarak adlandırıyorlar. Bellek, genellikle kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek olarak ikiye ayrılıyorsa da anlık bellek, çalışma belleği ve tanıma belleği türlerinden de söz ediliyor. İşlevsel açıdan, özellikle belleği inceleme yönünden bu ayrımlar gerekli olmakla birlikte, belleğin bir bütün olarak çalıştığı ve bu bellek türlerinin birbirini etkilediği biliniyor. Morgan (1984), anımsanabilen miktarın pek çok şeye bağlı olduğunu belirtiyor; ancak, bunlardan öğrenilenin (malzemenin) anlamlılığını, başlangıçta ne kadar öğrenildiğini ve öbür öğrenmelerden gelen bozucu etkileri, özellikle önemli buluyor. Duyu organlarımıza her an binlerce uyaran ve bilgi geliyor; ancak, biz bunları seçerek algılıyoruz; gereksizleri ayıklıyoruz. Organizmaya ulaşan bilgi; bilginin önemi ve yineleme sayısı gibi nedenlerle anlık (kısa süreli) belleğe geliyor. Bu bilgi, gerekirse, uzun süreli belleğe aktarılıyor ya da eleniyor. Ancak, anlık bellekteki en küçük bir bilgi bile, işlenmesi ve gerekliliği için uzun süreli bellekteki bilgiye gereksinim duyuyor. Bu nedenle, işlevsel bir ayrım yapılıyor olsa bile bellek, bir bütün olarak çalışıyor. Başka kuram ve yaklaşımlara göre bellek, daha farklı bölümlere de ayrılıyor. Belleğin maddesel temelleri üzerinde fizyolojik psikologların ve biyopsikologların da çalışmaları sürüyor. Bu konuda önemli olan kuramlar; nöronal bağlantılarda ve sinapslarda bellek izlerinin kodlanması, DNA ve RNA’nın protein senteziyle bilgiyi kodladığına ilişkin biyokimyasal yaklaşımlar ve Glia kuramıyla öbür nöron dışı kuramlardır. Son çalışmalar, DNA’daki fosforilasyon-defosforilasyon olayının öğrenmede önemli işlevler yüklendiğini gösteriyor. Bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor: Genetik, biyokimya gibi psikoloji dışında yapılan çalışmalar, psikolojik çalışmalarla eşgüdüm içinde ele alınarak, bellek konusuna daha sistemli açıklamalar getirilmelidir.

Açık Bellek

Sözel bileşenleri bulunan ve bilinç düzeyinde anımsanan genel bilgileri ya da geçmiş olayları, kişisel yaşantıları içeren; bilinçli, amaçlı bir çabayla anımsanabilen şeylere ilişkin bellek; öyküsel bellek, bildirimsel bellek. Kişi, anımsanan şeyin olduğu kadar anımsama çabasının ve eyleminin de bilincindedir. Örneğin, bir insan gün içinde yaşadıklarını aktardığında kullandığı bellek, bu türdendir.

Anlamsal Bellek

Ne zaman, nerede, nasıl kazanıldığından (bağlamdan) bağımsız olan genel, tanımsal bilgileri içeren bellek ya da bu biçimde edinilen bilgi. Sözcükler, anlamlar, kavramlar, ilişkiler, kurallar, stratejiler ve benzerleri bu bellekte saklanıyor. Örneğin “Denizler mavidir.” anlatımı böyledir. Denizlerin mavi olduğunu biliyoruz; ama bu bilgiyi ne zaman, nerede ve nasıl edindiğimizi anımsamıyoruz. Bir de belli olaylara dayalı olarak kazandığımız bilgiler var. Onların saklandığı belleğe de olaysal bellek deniyor.

Ardışık Bellek

Telefon numaraları gibi bilgileri, belli bir sıraya göre anımsamayı sağlayan bellek.

Bebeklik, Çocukluk Bellek Yitimi / Hafıza Kaybı

Çocukluk dönemindeki; özellikle üç yaşına dek yaşanan olayların ve yaşantıların unutulması; bebeklik amnezisi. Bu unutkanlığın nedenlerine ilişkin başlıca üç kuram ortaya atılmıştır. Psikanalistler, bunun bastırmadan kaynaklandığını ileri sürüyorlar. Bilişçiler, dilin gelişimiyle birlikte bellek kodlamada ortaya çıkan değişikliklerin, bu ilk anıların bellek izlerini canlandırmayı olanaksız kıldığını savunuyorlar. Nöro-psikologlar ise bu unutmayı uzun süreli bellek için gerekli sinir mekanizmalarının bu ilk yıllarda işlevsel anlamda yeterince olgunlaşmamış olmasına bağlıyorlar.

Bellek Yitimi / Hafıza Kaybı

Beyin zedelenmesi, sarsıntı, yüksek ateş, baskı gibi nedenlerle anımsama gücünün bir bölümünün ya da tümünün yitirilmesi; amnezi, hafıza kaybı. Bellek yitimi, sürekli ya da belli zamanla sınırlı olabiliyor. Nedene bağlı olarak organsal bellek yitimi (fizyolojik kökenli), bebeklik bellek yitimi (fizyolojik kökenli), histerik bellek yitimi (nevrotik), bastırmalı bellek yitimi (nevrotik), geriye dönük bellek yitimi, ileriye dönük bellek yitimi, çözülmeli bellek yitimi ortaya çıkabiliyor.

Bellek Yitimine Bağlı İşlev Bozuklukları

İstemli kasları denetleme yetisini tümüyle ya da belli bir oranda yitirme; akinezi. Bu terim, birçok istemli kas denetim kusurları için kullanılıyor. İstemli kas denetim kusurlarının başlıcaları şunlardır: (1) Donuk durumlar (şizofreni, mizaç bozukluğu, orta beyin sendromları). (2) Kas hareketinin yoğun acı vermesiyle ortaya çıkan felçle tanımlanan algera. (3) Kurşun zehirlenmesi gibi ağır metal zehirlenmesinin açtığı ağır kas zayıflaması. (4) Paretik belirtiler gösteren nevrozlar. (5) Parkinsonizmde görülen titremeler. (6) Kasların kullanılmamasından doğan kas gücü yitimiyle tanımlanan amnestik işlev bozukluğu (7) Hastanın birden çökmesiyle tanımlanan akinetik sara ve sinir sistemini etkileyen fenotiyazin gibi ilaçların yol açtığı olaylar.

Bellek Yitimi Sendromu

Hem kısa süreli belleği hem de uzun süreli belleği etkileyen ağır bir bellek bozukluğu; amnestik sendrom. Bu terim, organsal işlev bozukluklarından kaynaklanan olaylar için kullanılan psikiyatrik-sinirbilimsel bir tanı sınıflardırması için kullanılıyor. Bozukluğun en yaygın nedeni, süreğen alkol akışkanlığına bağlı B1 vitamini (tiyamin) eksikliğidir.

Bilinçdışı Bellek

1. Örtülü bellek. 2. Psikanalizde, bilinçten uzaklaştırılarak bilinçdışına itilen yaşantılar.

Bilinçsiz Bellek

Freud’da göre, bastırılarak bilinçdışına itildiği için doğrudan anımsanmamakla birlikte, gizli yollardan bilinci ve davranışı etkileyen istek, özlem ve anılar; şuursuz hafıza.

Çözülmeli Bellek Yitimi

Zedeleyici ya da stresli bir yaşamın sonucunda önemli kişisel bilgileri anımsayamama durumu; ruhsal kökenli bellek yitimi. Bellek bozukluğu gibi görünse de bu sorun, çözülmeli bozukluk olarak ele alınıyor. Çünkü bu bozuklukta, zedeleyici ve stres yükleyici yapının varlığından başka, normal unutkanlıkla açıklanamayacak kadar kapsamlı bir ya da daha çok unutma olayı söz konusudur. Unutmanın, bir maddenin sinirsel ya da genel tıpsal bir bozukluğunun; başka bir ruh hastalığının sonucunda ortaya çıkmamış olması da hastaya bu tanının konma ölçütleri arasında yer alıyor.

Duygusal Bellek Yitimi

Organsal beyinsel bozukluklarla, bunama ya da beyin kabuğuyla ilişkili olmayan bellek yitimi olaylarına ilişkin davranış yapılarıyla açıklanamayan; işlevsel ruhsal bozukluklarla ilgili bellek yitimi.

Gecikmeli Bellek

Kişinin daha önce anımsamadığı bir anıyı anımsaması. Bu anımsama, kendiliğinden ya da çağrışımla oluyor.

Geriye Dönük Bellek

Bellek yitimine neden olan ruhsal sarsıntı (travma) öncesindeki genellikle kısa süreli belli bir döneme ait olay ya da yaşantıların anımsanamaması. Geriye dönük bellek yitimine çoğu kez, daha önce bilinen öğeler anımsanamadığı için, çoğu bellek araştırmacısı, bunun var olan bilgiye ulaşamama ya da o bilgiyi anımsayamama olduğunu düşünüyor.

Geriye Etkili Bellek Yitimi

Bir ruhsal sarsıntının (travmanın) ardından, ondan öncesi ile ilgili kimi anıların unutulması.

Görsel Bellek

Önceden görülen uyarıcıları konum, biçim, ayrıntı ve öbür önemli özellikleriyle görsel olarak anımsayabilme yetisi. Örneğin, bir insanın beden yapısına özgü özellikleri, bu bellek yetisiyle anımsanıyor.

Histerik Bellek Yitimi

Suçluluk, reddedilme, başarısızlık gibi kaygı uyandıran olumsuz yaşantıları anımsayamama olarak tanımlanan çözülmeli (nevrotik) bir tepki; histerik amnezi.

Irksal Bellek

Freud ve Jung’a göre, bireyin zihinsel gereçleri arasında yer alan, çok eski geçmişinden ona kalıt olarak geçen ve onun ruhsal yapısını, davranışlarını etkilediğine inanılan düşünce yapıları, duygular, tepiler, yaşam izleri. Ayrı açılardan olmak üzere, hem Freud hem de Jung, türoluşsal kalıt üzerinde durmuştur. Örneğin Freud, her çocuğun, kendi ırkının ruhsal (zihinsel, duygusal) evrimini birkaç yıla sığdırdığını; Oedipus karmaşası ve üstbenliğin köklerinin, ilk babanın katledilmesine dayandığını savundu. Jung da bunu ırkın geçmişinde yaşananların izlerini barındıran ortak bilinçdışı ile açıkladı.

İki Evreli Bellek Kuramı

Öğrenmeyle edinilen bilginin önce kısa süreli bellekte saklandığını; orada işlendikten sonra uzun süreli belleğe aktarıldığını açıklayan kuram.

İleriye Dönük Bellek Yitimi

Bellek yitimine yol açan ruhsal sarsıntıdan sonraki olay ve yaşantıların unutulması. Tam ileriye dönük bellek yitiminde hasta, rahatsızlığın başlangıcından önce öğrendiklerini ve yaşadıklarını anımsayabilmesine karşın, yeni yaşantıları anımsayamıyor; öğrenme yeteneği, büyük ölçüde azalıyor.

İşitsel Bellek

(kulak hafızası) 1. İşitildiğinde tanıma. 2. İsteyerek anımsama. 3. En verimli olanı, ses niteliğini, şiddetini, sesin yüksekliğini ve ritmini sesle ya da başka araçlar yardımıyla yeniden çıkarma.

Kısa Süreli Bellek

Anımsanması istenen şeyi o anda anımsamayı sağlayan bellek; kümeleme. Bu belleğin iki tipik özelliğinden biri, 5-9 adet bilgi istifi ile sınırlı oluşudur. İkincisi de bu bilginin kısa süreli bellekte 20 saniye kadar saklanabilmesidir. Bu bilgiler, bilgi prova yoluyla, kısa süreli bellekte daha uzun süre tutulabiliyor.

Kortikal Bellek Yitimi

İnme ya da beyin travması gibi organsal nedenlerden kaynaklanan bellek yitimi.

Ortak Bellek

Toplumsal kalıtları ortak olan bireylerde bulunduğu ileri sürülen ortak anı ya da anı izleri.

Örtülü Bellek

Bir deneyime ilişkin bilinçli anımsamaya, sözel bileşenlere dayanamayan bilgi; devimsel becerilere, alışkanlıklara, işlemlere ilişkin uzun süreli bellek.

Sınırlı Bellek Yitimi

Belli bir yaşantının ya da sıkı ilişkileri bulunan belli yaşantıların unutulması.

Sinirsel Bellek Yitimi

Sinir sistemini etkileyen hastalıktan ya da örselenmeden kaynaklanan bellek yitimi ya da bellek kötüleşmesi. İşitsel bellek yitimi, sözel bellek yitimi, görsel bellek yitimi, Wernicke bellek yitimi, bunlar arasında yer alıyor.

Somatik Bellek

Organik bir bozukluk olmadan ortaya çıkan ve travmatik ya da istismar içerikli bir yaşantının çözülmeli bir yanını temsil eden fiziksel bir duyum ya da işlev değişikliği; beden belleği.

Sözel Bellek

Şiir gibi sözel bilgileri öğrenme ve anımsama yetisi. Bu yetinin ağırlıklı olarak beynin sol yarımküresinin derin yapılarıyla ilişkili olduğu sanılıyor.

Sözel Olmayan Bellek

Şekilleri, yer ilişkilerini ve benzerlerini içeren bellek. Bu belleğin sağ şakak lopunun derin yapılarına dayalı olduğu düşünülüyor.

Şakak Lobu Bellek Yitimi

Şakak loplarındaki sinir dokularının; özellikle hipokampın, amigdal ve onunla ilgili yapıların zarar görmesi sonucu ortaya çıkan bir bellek yitimi.

Şipşak Bellek

Genellikle görsel; kimi de işitsel olan ve gerçek algıya büyük bir benzerlik gösteren zihinsel imge; olağandışı ölçüde canlı ve ayrıntılı bellek imgeleri; fotografik bellek. Bu bellek, Tetani ya da Basedov hastalığı (hipertiroidizm) gibi kimi hastalıklarda görülebiliyor. Bununla birlikte temelde çocuklarda gözlemleniyor. Çocukların yüzde 5-10’unda güçlü bir şipşak bellek bulunuyor; ancak, bu yetenek zamanla köreliyor. Erişkinlerde bu oran, binde biri bile bulmuyor. Araştırmalar, bunun artimge ile ilgisinin bulunmadığını; bir tür duygu belleği olabileceğini düşündürüyor. Örneğin, çocuğa bir-iki saniye süreyle üzerinde kuşlar bulunan bir ağaç resmi gösteriliyor ve ağaçta kaç kuş olduğu soruluyor. Çocuk, durup zihninde canlı olan imge üzerindeki kuşları tek tek sayıyor ve yanıltma çabalarına karşın doğru yanıtı veriyor.

Topografik Bellek Yitimi

Yerleri ya da şeylerin yerlerini anımsayamama; topografik hafıza kaybı, yerbetimsel bellek yitimi.

Travma Sonrası Bellek Yitimi

Kafa travmasından ya da akut ruhsal travmadan hemen sonra ortaya çıkan ve haftalarca, kimi de aylarca sürebilen bir bellek yitimi dönemi; örselenme sonrası bellek yitimi. Ya travmatik olaylar (geriye dönük bellek yitimi) ya da travmadan sonraki olaylar unutuluyor (ileriye dönük bellek yitimi).

Uzun Süreli Bellek

Uzun süre yinelenmemelerine karşın, olayların ya da öğrenilenlerin bellekte tutulması işlevi. Özellikle bilginin depolanma kapasitesi, saklanma süresi ve geri getirilmesi açısından bellek, uzun süreli ve kısa süreli olarak ikiye ayrılıyor. Uzun süreli bellek, bilginin en uzun süre bellekte tutulduğu yerdir. Bu belleğin bilgi depolama kapasitesi sınırsızdır. Kısa süreli bellek, uzun süreli belleğe oranla dış etkenlere karşı çok daha dirençsizdir. Uzun süreli belleğin dirençliliği yanında bir özelliği de oldukça örgütlü oluşu, hızlı çalışması ve bilgiyi anlamsal olarak koruyan yetkin bir depo oluşudur. Öyleyse niçin her şeyi anımsamıyoruz? Kimi kuramcılara göre bilgi hep oradadır; ancak, biz ona ulaşamıyor; onu geri getirmeyi başaramıyoruz. Buna göre uzun süreli bellek, bir bakıma, bilinçdışı bilgiyi depoluyor; ama her bilgi geri getirilip bilinçlilik düzeyine eriştirilemiyor. Uzun süreli bellek ile kısa süreli bellek arasında, bilgiyi geri getirme açısından da fark vardır. Kısa süreli bellekten bir şey geri getirilemiyor; çünkü o şey, gerçekten yitmiştir. Uzun süreli bellekten ise, yeniden yeniden çaba gösterilerek, birtakım bilgiler geri getirilebiliyor. Ancak, geri gelmesi istenen bilgilerden bazıları engellerle karşılaşıyor. Bu engeller, öğrenilenin miktarı, anlamlılığı ile öğrenmeyi bozucu etkiler olarak tanımlanıyor. Uzun süreli bellek; anlamsal ve bölümsel olmak üzere, iki biçimde ele alınıyor. En küçük bir duyum bile uzun süreli bellekte depolanmış zengin bilgiden her durumda, her an yararlanıyor. Buna dayanılarak, özellikle uzun süreli bellekte, birtakım biyokimyasal olayların, belleğin kalıcılaştırılmasında etkili olduğu öne sürülüyor. Uzun süreli belleğe bilgiyi, kısa süreli bellek aktarıyor. Bu bilgi aktarımı, organizmaya gelen bilginin önemine (uyarıcının şiddetine, yoğunluğuna) göre bilgi seçilerek gerçekleştiriliyor.

Yakın Bellek

Çok kısa bir süre önce öğrenilmiş olanı anımsama.

Yeniden Bütünleştirici Bellek

Özgün yaşantı, anı ve benzerlerine ilişkin birtakım ipuçlarından ya da anımsatıcılardan yola çıkarak geçtiği bağlam öncesinde ve sonrasında olanlar gibi, özgün yaşantının ayrıntılarını anımsama yeteneği. Örneğin, bir fotoğraf albümüne bakarken fotoğrafın çekildiği bağlamlar, o tarihteki olaylar, duygular, yaşantılar anımsanıyor.

Yöntemsel Bellek

Devimsel becerilere, alışkanlıklara, belli şeylerin nasıl yapılacağına ilişkin bellek. Bu bellek türünde anımsama, sıklıkla kendiliğinden gerçekleşiyor; bilinçli bir çaba gerektirmiyor. Örneğin, bisiklet kullanmak gibi, bilinç düzeyinde incelemeye açık değildir.

Yüz Bellek Yitimi

İnsan yüzlerini anımsayamama; yüz hafıza kaybı.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir