Dikkat Nedir?

Dikkat,  (attention) duyusal girdilerin; algılama, bilişsel süreçler, düşünceler ve çevresel uyarıcıların kimilerini görmezden gelip kimilerini seçerek onlar üzerinde odaklaşma; böylece seçilen uyarıcıları daha net algılama ve bu süreçlerin tümünü istençli olarak denetleyip yönlendirme yeteneği.

Wilhelm Wundt ve William James’ten başlayıp her dönemde psikolojinin temel inceleme konularından biri olan dikkat mekanizmaları için birçok kuram geliştirilmiştir. İlk kuramlardan biri, Broadbent’in filtre kuramıdır. Bu kurama göre, belli bir anda yalnızca bir girdiye dikkat edebiliriz. Uyarıcıları algı sistemimiz tam olarak işlemeden önce, uyarıcılar fiziksel özelliklerine dayalı olarak filitrelenebiliyor. Bu kurama göre dikkat, algı sisteminin seri işleme yeteneğini belirleyen sınırlı kapasiteli bir kanaldır. Ancak, bu kuram, sabit belleğin ya da uyarıcının anlamının etkilerini açıklamıyor. Buna karşılık, Deutsch, Norman gibi otoriteler, bütün algısal girdilerin yüzeysel bir çözümlemeden geçirildiğini; ancak, yalnızca o anla ilişkili anlamlı uyarıcılara dikkat edildiğini savunuyorlar. Nieser ise dikkati bir derece sorununa indirgeyen iki süreçli bir model geliştirmiş bulunuyor. Ona göre dikkatte hem uyarıcının özellikleri hem de anlamsal etkenler belli bir rol oynuyor. Son olarak da Eysenck, dikkat ile uyarılma (heyecan) arasındaki ilişkiyi incelemiş ve iki tür uyarılma olduğu sonucuna varmıştır. Bunlardan birincisi, genel dikkat düzeyini yükseltip alçaltabilen bir edilgin, genel sistem; ikincisi ise dikkatin belli bir iş ya da çevresel uyarıcılar üzerinde odaklaşmasını olanaklı kılan bir özel, dengeleyici sistemdir.

Nasıl açıklanırsa açıklansın, tartışmasız kabul edilen şudur: Dikkat, öteki bilişsel süreçlerin, özellikle de öğrenmenin incelenmesinde temel niteliği taşıyan çekirdek bilişsel süreçtir.

Bir konu üzerinde dikkati sürdürme süresi, okul öncesi çocuklarda 30 dakika olarak saptanmıştır. Dikkat süresi en çok, 4-5 yaşlar arasında uzuyor. İlköğretim çağındaki çocukların dikkatlerine ilişkin bir yargıya varmak için, onların okul ödevlerindeki üretkenlikleri, dersi dinleyip dinlememeleri, evde ödev başında oturma süreleri incelenmelidir. Benlik psikanalistlerine göre benliğin en önemli işlevleri, düşünme ve bilinçli dikkattir. Buna göre kişi, davranışlarını bilinçli olarak yönetiyor. Doğuştan var olan düşünce gücü, bu bilinçli yönetimde en önemli rolü oynuyor. İnsan, kendi davranışlarının ve çevrede olup bitenlerin farkındadır; dahası, farkında olduğunun da farkındadır. Onun ne düşündüğünü, anıları ile o anda içinde bulunduğu durum belirliyor. Gelişen düşünce ve bilinç, bir başka düşünceyi geliştirmeye başlıyor. Yaşanan olaylarla bireyin olaylara gösterdiği tepkilerin bellek izlerine zihinde zaman, yer ve benzerlik yönlerinden bir düzen veriliyor. Bu yolla düşünceler, giderek içgüdüsel güçlerden bağımsızlaşıyor (benlik özerk duruma geliyor). Davranışlar, dış uyaranlara daha az bağımlı olarak geliştiriliyor. Öğrenilmiş davranışlar da belirli bir düzene sokuluyor. Aşama sırasına göre üst üste yerleştirilen davranışların en alt düzeyinde ilk öğrenilenler; en üstünde de en son öğrenilenler yer alıyor. Üsttekileri çoğu kez, yaşanmakta olan zamanla ilgili davranışlar oluşturuyor. En üsttekilerin oluşmaması durumunda, daha alt düzeydeki davranışlar ortaya çıkıyor. Bu, gerileme anlamına geliyor. Alışılmış bir davranışın ortadan kalkması için, yeni bir davranış onun yerine geçmelidir.
Aşırı aktivite ve dikkat eksikliği için bkz.: http://www.beybut.com/hiperaktiflik-hiperaktivite/

Dikkat Çekme Nedir?

Başkalarının dikkatini kendi üzerinde tutmak amacıyla davranışta bulunma. Dikkat çekme, basit bir kendiliğinden eylem, bir yönelim refleksi olmaktan çok, karmaşık bir bilişsel süreci gerektiren bir ilk yönelim ya da uyarıcıyı (dikkati çekilmek istenen kişiyi) uyandırma davranışıdır. Dikkat çekebilmek için, uyarımın, karşıdaki insandan bir tepki görecek kadar güçlü olması gerekiyor. Bu da öğrenme, deneyim zenginliği gibi neyin etkili olacağına ilişkin bilgiye sahip olmayı gerektiriyor. Dikkat çekme, öğrenmede oynadığı rolden ötürü, özellikle gelişim psikologları için önemlidir. Bir çocuğun dikkat çekme uyarıcısı, onun öğrenme yetilerine yön veriyor. Örneğin, işitsel kanalla daha iyi öğrenen çocuk, işitsel uyarıcılara daha kolay yöneliyor.

Duyusal Dikkatsizlik Nedir?

Vücudun belli bir yerine uygulanan sinyalle birlikte, ilgili; ama karşıt bir bölgeye aynı ya da benzer bir uyarıcı uygulandığında, söz konusu uyarıcıyı algılayamama durumu. Hasta, yalnızca bir uyarıcı uygulandığında, vücudun iki yanında da bir dokunma ya da görme uyarıcısını belirleyebiliyor. Vücudun beyin doku zedelenmesinin ters yanındaki uyarıcıyı ise algılayamıyor.

Dikkat Süresi Nedir?

1. Genel anlamda, kişinin belli bir anda ilgisini yitirmeden ya da dikkati dağılmadan bir şey üzerinde yoğunlaşabilme süresi. 2. Teknik anlamda, tek bir sunumda algılanabilen nesnelerin ya da farklı uyarıcıların sayısı.

Seçimli Dikkatsizlik Nedir?

Renkli olarak yazılmış sayıları ya da çizilmiş şekilleri kısa bir süre deneğe gösterip ardından deneği sorgulayınca, deneğin sayı ya da biçimleri anımsamasına karşın renkler konusunda izlenimsiz kalması durumu.

Dikkat Genişliği Nedir?

1. Kısa bir sürede, çok sayıdaki nesneyi doğru olarak algılayabilme ve anımsayabilme gücü. 2. Kişinin bir konu ya da nesne üzerine dikkatini yoğunlaştırabildiği süre.

Seçici Dikkkat Nedir?

Birden çok uyarıcının bulunduğu ortamlarda kişinin dikkatini yalnızca önemli gördüğü uyarıcılar üzerinde toplama ve diğer uyarıcıları yok sayma yetisi; seçici algı.

Seçici Dikkatsizlik Nedir?

H. S. Sullivan’a göre, kaygı verici ya da korkutucu deneyimlerin göz ardı edildiği ya da unutulduğu bir tür algısal savunma.

Dikkat Uzamı Nedir?

Kısa bir süre içinde, gözü kaydırmadan doğru algılanabilen nesneleri kaplayan alan.

Birincil Dikkat Nedir?

Öğrenme söz konusu olmadan ve özel bir çaba gerektirmeden kendiliğinden beliren dikkat.