Eğitim Televizyonu Nedir?

Eğitim televizyonu

Eğitim televizyonu, görsel-işitsel araçların en yenisi ve en güçlüsü olan televizyon adlı aracın, genel olarak büyük yığınlara yönelik önemli bir kültür ve eğitim aracı olarak kullanılanına verilen isimdir.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde okur yazarlıkta ve meslek eğitiminde eğitim televizyonculuğundan oldukça fazla yararlanılıyor. Televizyon, kitlesel, görsel, işitsel, ilgi çekici olması gibi nedenlerle eğitim kurumlarına girmiş oldu.

Eğitim televizyonu veya televizyonla eğitim programı İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD, Avrupa ve Japonya başta olmak üzere, tüm dünyada artan bir hızla yayıldı. İlk eğitim televizyonu, 1948’de ABD’de Philadelphia’da; 1949’da Avrupa’da Fransa’da; 1957’de İngiltere’de yayına başladı ve 1950’li yıllarda Avrupa’nın öbür ülkelerine yayıldı. Eğitim televizyonu denildiğinde genellikle şu tür eğitim programları akla geliyor:

1) Eğitsel sayılan her tür televizyon programı. Güncel ve somut olan bu programlardan her yerde yararlanılıyor.

2) Okul ya da eğitim kurumları için özel olarak hazırlanmış öğretim ya da okul televizyonu.

Eğitim televizyonuyla yalnızca eğitim ya da öğretim yapılmıyor; en geniş anlamda eğitsel amaçlı programların belli bir merkezden özel, kamusal televizyon ya da kapalı devre televizyonu olarak hazırlanıp yayımlanıyor.

Eğitim televizyonları günümüzde ayrı bir uzmanlık alanı durumuna gelmiştir. Eğitim Televizyonunun Amaçları: Eğitim kurumlarının yapısı ve gelişme durumuna göre bu televizyon, şu üç amaçla kullanılıyor:

1) Öğretimi Zenginleştirme: Öğretici filmlerde olduğu gibi, televizyon, yalnızca ders konularını zenginleştirip somutlaştırarak öğretime yardımcı oluyor; öğretmenin işlevi değişmiyor.

2) Öğretimle Bütünleşme: Öğretmenin işlevi sınırlanıyor. Ders konusu televizyonla destekleniyor; öğretmen yardımcı oluyor.

3) Öğretimi Üstlenme: Sınıftaki öğretmenin yerini televizyon öğretmeni alıyor. Öğretmenin öğrencileri ile diyaloğu kalmıyor. Bu televizyon, yeter sayıda yetişmiş öğretmeni olmayan ülkeler için önem taşıyor. İstenirse her üç televizyon programı da banda alınarak istendiğinde yinelenebiliyor ve üzerinde tamamlayıcı çalışmalar yapılabiliyor. Bu yolla eğitim televizyonunun, öğrencileri edilgin kılma ve bireyselleşmesini sağlayamama sakıncası da azaltılmış oluyor. Öğrenciler, kısıtlı olanakları bulunsa da, eğlenceli, görsel ve işitsel özelliklere sahip, tekrarlanabilir bir eğitim aracına sahip oluyorlar. Ancak eğitim-öğretimin tamamen edilgen bir nesneye (televizyon, bilgisayar vb.) dayandırılması her zaman nitelikli sonuçlar doğurmuyor.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir