Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri, Tedavisi ve Çeşitleri

Depresyon, çocuk, ergen ve yetişkinlerde ruhsal çöküntü biçiminde yaşanan bir bozukluktur. Depresyon belirtileri, depresyon çeşitleri, depresyon tedavisi ve nedenleri konularını aşağıda ayrıntılı olarak belirttim.

Depresyon Belirtileri

Çöküntülü (depresif) hasta, birçok belirti gösterebiliyor. Kendini mutsuz, umutsuz, boşlukta duyumsuyor. Hoşlandığı şeylere ilgi göstermiyor, bunlardan zevk almıyor. Sıklıkla basit şeylere ağlıyor. Geleceğe umutla bakamıyor. Değersizlik duygusu yaşıyor; evdekilerce sevilmediğini, kardeşlerinin, yakınlarının kendisinden daha çok sevildiğini düşünüyor. Her olumsuzluk için kendini suçluyor. Sıklıkla kendini öldürmekten söz ediyor ve buna giriştiği de oluyor. Yakınlarıyla sık sık tartışıyor, onlara küsüyor. Gerginlik, sıkıntı, huzursuzluk duyuyor. Sıklıkla baş, karın ağrısı, yorgunluk duyumsuyor. Depresyon öncesine göre daha az ya da daha fazla yemek yiyor. Gece geç uyuyor, sabah zor uyanıyor. Uykuya dalmaktan korkuyor. Özgüvensizlik, öfke patlamaları, alınganlık, dikkatsizlik yaşıyor. Müzik zevki değişiyor. Öğrenci olanlarda derslere ilgi azalıyor; başarıda belirgin bir düşme görülüyor. Arkadaş ilişkileri bozuluyor ya da olumsuz arkadaşlıklar kuruluyor.

Depresyonun Nedenleri

  1. Çok erken ya da ileri yaşta anne baba olmak, şiddet ve cinsel sömürü, depresyon olasılığını artırıyor.
  2. Huzursuz ev ortamında büyüyen çocuklarlarda depresyon daha çok görülüyor.
  3. Anne babadan birinin ya da ikisinin de depresif olması, çocuklarda da depresyonun ortaya çıkmasına yol açıyor.
  4. Bir başka nedeni öğrenilmiş çaresizlik oluşturuyor.
  5. Tek yumurta ikizlerinden birinde görülen depresyona, büyük olasılıkla öbüründe de rastlanıyor.
  6. Beyindeki kimyasal madde yetersizliği, bir başka depresyon nedenini oluşturuyor.
  7. Olumsuz ruhsal etkenler ve bozuk anne-baba-çocuk ilişkileri, çocukluk depresyonlarının başta gelen nedenleri arasında yer alıyor.
  8. Ayrım yapma da çocuklukta görülen depresyon nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Depresyon Tanısı Nasıl Konur?

Çocuk ve ergenlerde tanı için kolay sinirlenme ya da gerginlik, beklenen kilonun alınıp alınmadığı; yetişkinlerde ise, mutsuz ruh durumu, kilo alma ya da verme inceleniyor. Depresyon tanısı koyabilmek için, depresyonlularda görülen belirtilerden en az beşinin, en az iki hafta kişide sürdüğünün saptanması gerekiyor. Tanı koymada depresyonun okul yaşamında, toplumsal-ruhsal yaşamda önemli bir sorun yaratıp yaratmadığına da bakılıyor. Aşırı suçluluk, ayırma, boşunalık ve gerçekdışılık duyguları, kuruntular, dış dünya ilgilerinin yitirilmesi, yoğun karamsarlık ve intihar girişimleri ile düşünce, konuşma ve genel etkinlikte gerileme belirtileriyle ortaya çıkan depresyona akut depresyon (acute depression) deniyor.

Depresyonun Tedavisi

Depresyon tedavisi, kapsamlı bir çalışmayla gerçekleştiriliyor. Çocuk ve gençlerin tedavisi için, anne baba ve çocuğun bilgilendirilip bilinçlendirilmesinden, kısa süreli ruhsal tedaviye, ilaç tedavisine, ev ve okul çevresindeki olumsuzlukların ortadan kaldırılmasına dek uzanan kapsamlı bir çalışma yapılıyor. Davranışçı bilişsel tedavi, depresyon için en yararlı yöntem olarak biliniyor.

Davranışçı Bilişsel Tedavi

(cognitive behavior therapy) Temelde davranış değiştirme ilkelerine dayanan; bununla birlikte davranışın doğrudan düzenlenmesi ve denetlenmesi için düş kurma, düşlem, düşünme gibi bilişsel süreçlere de yer veren bir ruhsal tedavi; bilişsel-davranışçı terapi. Bilişsel-davranışçı tedavi, kendisinden önceki davranış tedavileri gibi uyarıcı-tepki ilişkilerini ve öğrenmeyi öne çıkarıyor.

Psikodinamik psikoterapilerde, hastaların zihinsel ve duygusal iç dünyaları anlaşılmaya çalışılıyor. Bilişsel-davranışçı tedavide ise hastanın sorun oluşturan davranışlarına doğrudan müdahale ederek sorunlu özimgesini, rahatsız edici duygularını, uyumsuz düşüncelerini ve başkalarını olumlularıyla değiştirmesi için bunları belirleyip çözümlemesine ve yeniden düzenleyip denetlemesine yardım ediliyor. Bilişsel-davranışçı tedavi, çocuklarda bilişsel bozukluktan çok, davranış denetiminin önemini öne çıkarıyor. Bu yaklaşımın temel stratejileri; rol değişimi, örnek alma, edinilen davranışı değişik ortamlarda denemedir.

Depresyon tedavisinde, antidepresan olarak günümüzde kullanılan popüler ilaçlar şöyle sıralanabilir: Lustral, Prozac, Paxil, Cipralex, Efexor …

Depresyon Çeşitleri

Başlıca depresyon çeşitleri şöyledir:

Gerilemeli Depresyon

(retarded depression) Hastanın bedensel ve zihinsel etkinlik düzeyinin önemli ölçüde yavaşlamasıyla ortaya çıkan depresyon. Hasta, çökkün bir yüz anlatımı sergiliyor; otururken başını öne eğiyor; renksiz bir sesle çok yavaş konuşuyor; sırtında ağır bir yük taşıyormuş gibi yürüyor.

Tepkisel Depresyon

(reactive depression) İşini, sevdiklerini yitirme, ekonomik sıkıntılar gibi aşırı bunaltıcı bir olayın tetiklediği geçici, yinelenmeyen bir depresyon.

Şizofreni Sonrası Depresyon – Şizofrenik Depresyon

(postschizophrenic depression) Akut şizofrenik olay sonrasında ya da iyileşme sırasında ortaya çıkabilen bir depresyon dönemi. Kimi otoriteler bunu şizofrenik bozukluklardaki her iyileşmede rutin bir olay olarak ya da daha önceden var olup şizofrenik olayla maskelenen bir ruhsal bozukluğun ya da şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçların bir yan etkisi olarak değerlendiriyorlar.

Yalancı Depresyon

(pseudodepression) Ön lop doku bozukluğu gibi durumlarda belirip duyumsamazlık, kayıtsızlık, inisiyatif yitimi gibi belirgin belirtiler gösteren; ancak, kişinin gerçek bir depresyon yaşamadığı bir kişilik durumu.

İlk Depresyon – Çocuklarda Depresyon

(primal depression) İlk çocukluk döneminde yaşanan ve çocuğun özsaygı için gereksindiği güvenlik ve sevgiden oluşan duygusal kaynakların bulunmamasından doğan depresyon.

Doğum Sonrası Depresyon

(postpartum depression) Kimi annelerin doğumdan sonraki iki üç ay içinde yaşadığı akut depresyon.

Analitik Depresyon – Tepkisel Bağlanma Bozukluğu

(reactiveattachment disorder) Çocuğun bebeklik ya da 5 yaş öncesi döneminde sevgi ve sevecenlikten yoksun kalması, duygusal gereksinimlerinin karşılanmaması ya da toplumsal tecrit yaşaması sonucu, ait olma duygusu gibi normal toplumsal ilişkiler geliştirecek ortamı bulamamasının yol açtığı bir bozukluk; analitik depresyon. Bozukluğun tipik belirtileri, gözle izleme, gülümseme, gözle ya da sesle karşılık verme, annenin ya da bakıcının sesine yönelme , oyunlara katılma gibi genel toplumsal etkileşimine yönelik davranışların bulunmaması; cılız bir sesle ağlama, aşırı uyuma, çevreye karşı ilgisizlik, kilo yitirme ya da kilo almamadır.

Zekâ geriliği ya da başka belirgin gelişim bozukluklarının bulunması durumunda bu tanı konuluyor. Ketlemeli ve ketlemesiz olarak değerlendirilen tepkisel bağlanma bozukluğunun ketlemeli olanında tepkisizlik ağır basıyor ve tepkiler, aşırı dikkatli, çekingen ya da aşırı ikircikli ve çelişkili oluyor. Dikkat donuklaşıyor. Ketlemesiz olanında ise yabancılarla kolay içtenlik kurma ya da bağlanma figürü seçiminde seçici olmamak gibi bir ayrım gözetmeyen toplumsallık, tipik özellik olarak beliriyor. Bu bozuklukları yaşayan çocukların büyük çoğunluğunun bakımının belirgin bir biçimde normal dışı ortamlarda gerçekleştiği görülüyor. Ya bakıcılar, çocuğun temel bedensel ve duygusal gereksinimlerini sürekli savsaklıyor ya da bakıcının sürekli değişimi, çocukta kararlı bir bağlanma oluşumunu önlüyor.

Kış Depresyonu

Mevsime bağlı duygusal bozukluk.