Keten Tohumu, Keten Tohumu Yağı ve Kanser

Keten tohumunun ülser, zayıflama, kanser, kabızlık, prostat, ödem üzerinde etkileri ile seçimi, saklanması, kullanımı, zararları ve faydaları üzerine.

Keten tohumu ve keten tohumu yağı şu kanserlere karşı etkilidir: Kalınbağırsak, malign melanom, meme ve prostat.

Keten tohumu, İngilizce’de ‘flaxeed’ olarak isimlendirilmektedir. Geleneksel olarak kabızlık, kolesterol yüksekliği, menopoz yakınmaları, ağız yaraları, öksürük, soğuk algınlığı, adet yakınmaları, diş hastalıkları, radyoterapinin yan etkileri ve kanserden korunma amacıyla kullanılmaktadır. İçinde bol miktarda Omega-3 ve dişilik hormonu olan östrojene benzeyen maddeler bulunmaktadır. Menopoz yakınmalarını gidermede belirgin yararı olduğu gösterilmiştir.

Hayvan çalışmalarında keten tohumunun meme kanseri, prostat kanseri ve malign melanomun büyümesini ve başka organlara sıçramasını engellediği gösterilmiştir. Klinik çalışmalarda prostat kanserli ve meme kanserli hastalarda kanser ile ilgili kan değerlerini düşürdüğü gösterilmiştir.

Günümüzde prostat kanserinden korunmada keten tohumu ile yağdan fakir diyetin birlikte kullanılmasının yararı araştırılmaktadır. İlginç olarak keten tohumunun hormon reseptörü pozitif meme kanseri hücrelerini öldürdüğü ve tamoksifen isimli meme kanseri ilacının etkisini de artırdığı hayvan çalışmalarında görülmüştür. Klinik çalışmalarda keten tohumundan zengin diyet verilen menopoza girmiş meme kanserli hastalarda tümör büyümesini belirgin azalttığı ve bazı kanser genlerinin salgılanmasını azalttığı gösterilmiştir. (Klinik çalışmada hastalara her gün 25 gram keten tohumu içeren pide yaklaşık olarak bir ay verilmiştir.)

keten tohumu

Keten tohumu, soya ürünlerinde bulunan ‘genistein’ maddesinin meme kanseri hücrelerini çoğaltıcı etkisini de azaltmaktadır. Kalınbağırsak kanserinin gelişme riskinin azaltılmasında da faydalı olacağını düşündüren çalışmalar bulunmaktadır.

Sonuç olarak meme kanseri, prostat kanseri ve kalınbağırsak kanseri gibi hormon bağımlı kanserlerde yararının olacağı düşünülen destekleyici ürünlerin arasında gelmektedir.

Keten Tohumu ve Keten Tohumu Yağı Kullanırken

Keten tohumu, sindirim enzimlerinin aktivasyonunu bozabilmekte, besinlerin sindirimini engelleyebilmekte ve gaz gibi yakınmalara neden olabilmektedir. Bakliyatlar da benzer olumsuzluklara neden olmaktadır.

Keten tohumu yağı, ‘lizin’ amino asidinden zengin iken, keten tohumu ‘arginin’ amino asidinden zengindir.

Keten tohumu yağı, başta havuç olmak üzere diğer sebzelerden A vitamininin vücuda taşınmasında yardımcı olmaktadır. Linoleik asit ve doymamış yağ asitlerinden (omega-3 ve omega-6) zengin olup, daha yüksek oranda protein içermektedir. Bu özellikleri ile keten tohumu yağı, keten tohumuna göre bağışıklık sisteminin uyarılmasında, damar sertliğinin azaltılmasında, kalp ve damar hastalıklarının riskinde azalmayı daha fazla sağladığı için tercih edilmelidir.

Keten tohumu yağının tadının kötü olması nedeni ile sirke veya limonla salataya karıştırılabilir veya fırında pişirilen patates soğuduktan sonra üzerine dökülebilir. Keten tohumu yağı pişirilmemeli ve yüksek ısıya maruz kalmamalıdır.

Keten tohumu ise kabızlık yakınmasının tedavisinde güvenli bir şekilde kullanılmaktadır. Keten tohumu kullanacakların en çok dikkat etmesi gereken şey, tohumun olgun olup olmadığıdır. Çünkü olgun olmayan tohumlarda hidrosiyanik asit isimli zehirli madde miktarı yüksek olmakta ve bu da zehirlenmeye neden olabilmektedir. Olgun keten tohumunun boyutları yaklaşık 5 milimetre civarındadır. Keten tohumunun bol suyla alınması gereklidir.

Uyarılar:

Öğütülmüş keten tohumu, öğütüldükten sonra 24 saat içinde tüketilmelidir, aksi halde toksik etki gösterebilir! Bu sebeple piyasada bulunan hazır “öğütülmüş” keten tohumu ürünlerinin kullanılmaması önerilir.

Keten tohumunun dişilik hormonu östrojen benzeri etkilerinin bulunması nedeni ile özellikle östrojen reseptörü pozitif olan meme kanserli hastaların dikkatli olması önerilmektedir. Çalışmalarda bu hastalarda soya gibi kanser hücrelerini çoğaltıcı özelliği bulunmamakta, tam aksine azaltıcı özellik taşıdığı görülmektedir. Fakat çalışmalar az olduğu için dikkatli olmakta fayda vardır.