Osmanlı’da Darüleytam

Darüleytam, türlü nedenlerle anne babalarını yitiren bakılmaya muhtaç ya da yoksul çocukların korunmaları ve eğitilmeleri için açılan kurumlardır.

II. Meşrutiyet döneminde art arda çıkan savaşlar yüzünden artan bu gibi çocuklar için 1914’ten sonra darüleytamlar kurulmaya başladı. Bu kurumlar, bağımsız bir genel müdürlükçe yönetiliyordu. Bunların kurucusu ve ilk genel müdürü İsmail Mahir Efendi‘dir. Burada çocuklar hem bakılıyor hem de ilköğretim görüyorlardı. Ancak, bunların iç yapıları ilkokullardan oldukça farklıydı. Bu kurumlarda iş eğitimine daha geniş ölçüde yer, önem ve değer veriliyordu. İlkokul derslerinden başka çinicilik, marangozluk, terzilik, kunduracılık, çorapçılık; kızlara broderi, oya, biçki, dikiş dersleri gösteriliyordu. Bu nitelikleriyle darüleytamlar, o döneme göre yeni ve ileri eğitim hareketlerine yer veren kurumlardı. Müdürler, müdür yardımcıları ve bekâr öğretmenler okulda kalıyor, çocukların eğitimiyle yakından ilgileniyorlardı. Her darüleytam, daire denilen bölümlere ayrılmıştı. Her daireyi, daire başkanı adı verilen bir öğretmen yönetiyordu. Dairelerde, sıklıkla geziler, müsamereler düzenleniyor, çeşitli sporlar yapılıyordu. Çocuklar, kendi işlerinin yatak yapmak, temizlik ve onarım işleri gibi önemli bir bölümünü kendileri yapıyorlardı. Buralarda sınıf öğretmenliği uygulaması vardı. Yılın elverişli zamanlarında kamplar kuruluyor, izcilik yapılıyor, törenler düzenlenip ulusal günler ve bayramlar kutlanıyordu. Bu yolla gelişen darüleytamlar, I. Dünya Savaşı yenilgisinden sonra parasızlık yüzünden sürdürülememiş; çeşitli bakanlıklar arasında el değiştire değiştire sönüp gitmiştir. Buralarda öğrenim gören çocukların bir bölümü öğrenimlerini sürdürerek yükseköğrenim görmeyi başarmışlar ve birçoğu önemli hizmetler vermişlerdir.

 

Darüleytam