Edimsel Koşullanma ve Pekiştirmeler

Edimsel koşullanma, pekiştirme tarifeleri, tepkisel ve edimsel davranış farkları, oranlı pekiştirme, aralıklı pekiştirme çeşitleri ile ödül ve ceza hakkında.

Edimsel koşullanma, bir öğrenme yolu; bir davranış parçasının kendisinin doğurduğu sonuçlara bağlı olarak değişikliğe uğrama süreci; operant şartlanmadır. Edimsel koşullamayı ilk kez, sistemli biçimde B. F. Skinner (1938) geliştirdi.

Skinner’e göre davranışın bağımlı olduğu çevresel koşullar ayarlanarak, insanın davranışı denetim altına alınabilir. Davranışın çevresel belirleyicileri, yaşanmakta olan zamanda ve geçmişteki belirleyicilerdir. Tepkiler, evrim basamağının yüksek düzeyli organizmalarının davranışlarının ancak, çok küçük bir bölümünü oluşturuyor. Davranışların büyük bölümü, edimsel davranışlardır. Edimsel davranışın ilk nedeni, organizmanın içindedir. Organizma, edimleri biyolojik yapısından dolayı ortaya koyuyor. Bir davranımın yapılması sonucunda ortaya çıkan uyarıcı, o davranımın gelecekte yapılma olasılığını artırıyorsa, bu uyarıcı olumlu pekiştireçtir (positife reinforcer’dir). Bir davranım sonucunda bir uyarıcının ortadan kalkışı, o davranımın gelecekte yapılma olasılığını azaltıyorsa, o uyarıcı da olumsuz pekiştireçtir (negative reinforcer’dir). Davranışla sonuçları arasındaki ilişki, yalnızca davranışı etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda, davranıştan önce ya da davranışla birlikte bulunan çevresel uyarıcıları da etkiliyor ve bu uyarıcıların da davranışı denetleme özelliği kazanmasını sağlıyor. Böyle uyarıcılar ayırt edici uyarıcılardır (discriminative stimuli’dir). Ayırt edici uyarıcıların olduğu yerde belirli bir davranış, belirli bir sonucu doğuruyor. Davranış ve davranışın sonucu arasındaki etkileşime, üç öğeli bağımlılık ilişkisi deniyor. Davranış sonuçlarının davranışlara etki edebilmesi, sonuçların, birey için önemli uyarıcılar olmasına bağlıdır. Örneğin, sonuçlar, yiyecek, su gibi önemli biyolojik uyarıcılar ise, bu uyarıcılar, koşulsuz pekiştirici uyarıcılardır (unconditioned reinforcement stimuli’dir). Koşulsuz pekiştirici uyarıcılar, bir öğrenim yaşantısı gerektirmeden bir davranışı pekiştirebiliyor. Para, saygınlık, beğenilme gibi toplumsal yönden önemli uyarıcılar da davranış sonuçları olabiliyor. Bu tür uyarıcılar da koşullu pekiştirici uyarıcılardır (conditioned reinforcement stimuli’dir). Koşullu pekiştirici uyarıcıların toplumsal yaşamdaki yeri daha önemlidir. Çünkü koşulsuz pekiştirici uyarıcıların pekiştirici özellikleri geçicidir. Koşullu pekiştirici uyarıcılar, pekiştirici özelliklerini, dayandıkları koşulsuz pekiştirici uyarıcılardan alıyor.

Tepkisel ve Edimsel Davranışlar Arasındaki Farklar

  • Tepkileri, belirli uyarıcılar kendiliğinden uyandırıyor. Bir uyarıcı ile karşılaşan organizma, ister istemez, söz konusu tepkiyi gösteriyor. Çünkü uyarıcılar ile tepkilerin görülmesi arasında bire bir ilişki vardır. Tepkiler, genellikle istem dışı çalışan düz kasları ilgilendiren kalıplaşmış davranışlardır.
  • Edimlerle uyarıcılar arasında kendiliğinden bir ilişki yoktur. Bir edimin gerçekleşmesine, ayırt edici bir uyarıcı, ortam hazırlıyor. Ayırt edici uyarıcının olduğu yerde bir edimin gerçekleşme olasılığı yüksektir. Edimlerin yapılış sıklığını, davranışın sonuçları denetliyor. Edimler, genellikle istencimizle çalışan çizgili kasları ilgilendiren ve türlü biçimlerde görülebilen davranışlardır.

Pekiştirme Tarifesi

Pekiştirme tarifesi, hangi davranışların pekiştirileceğini belirten bir kuraldır. Basit Pekiştirme Tarifeleri: Bu tarifeler ikiye ayrılıyor.

1. Oranlı Tarife

Davranımın pekiştirilmesi, belli sayıda yineleme gerektiriyor.

2. Aralıklı Tarife

Bu, bir davranımın pekiştirilmesi için, belli bir sürenin geçmesi gerektiğini belirtiyor. Oranlı tarifede organizmanın gerekli davranımı yapmak için kullandığı zaman; aralıklı tarifede ise, davranımın sayısı önemsizdir.Oranlı ve aralıklı tarifeler de kendi içlerinde değişken ve değişmez olarak ikiye ayrılıyorlar. Buna bağlı olarak tüm basit ve olumlu pekiştirme tarifelerinin dört türü (varyasyonu) ortaya çıkıyor.

Değişmez Oranlı

Pekiştirilecek her davranım için toplam aynı davranım sayısı gerekiyor. Örneğin, bir işçinin ürettiği parça başına ücret alması gibi.

Değişmez Aralıklı

Davranımlar, hep aynı süre içinde pekiştiriliyor. Örneğin, 8 saatlik iş gününe aynı ücret veriliyor.

Değişken Aralıklı

Bir davranımın pekiştirilme süresi, pekiştirmeden pekiştirmeye değişiyor. Örneğin, bir kişi, mektup gelip gelmediğini öğrenmek için posta kutusuna bakıyor.

Değişken Oranlı

Pekiştirme için gerekli davranım sayısı, şans oyunlarında olduğu gibi, düzensiz olarak değişiyor: En etkili tarifeler, değişken oranlılardır. Organizma, kaçıncı davranımından sonra pekiştirmeyi gerçekleştireceğini yordayamadığı için, örneğin, kumar alışkanlığından kolaylıkla vazgeçemiyor.

Bunlar dışında çoklu ve karmaşık pekiştirme tarifeleri de vardır.

Edimsel koşullanma karikatür, ödül
Edimsel koşullanma karikatür, ödül

 

Edimsel koşullanma karikatür,ceza
Edimsel koşullanma karikatür,ceza

Edimsel koşullamada yeni davranışların edinilmesi, aşamalı yaklaşım tekniği ile sağlanıyor. Aşamalı yaklaşım, her seferde davranışa biraz daha benzeyen davranışların sistemli bir biçimde pekiştirilmesi ile hedef davranışın, davranış dağarına katılımını sağlıyor. Örneğin bebek, dili bu biçimde öğreniyor. Biçim verme de denen bu olayda, var olan basit davranımları, yeni ve daha karmaşık davranışlar durumuna getirebilmek için, sirk hayvanlarının eğitiminde olduğu gibi pekiştirme ve pekiştirmeme çalışmaları birlikte kullanılıyor. Davranış ile onun sonuçları arasındaki ilişki, kimi zaman tümüyle rastlantıya dayanıyor. Bu tür davranışlar geçersiz davranışlardır. Çünkü pekiştirecin ortaya çıkmasının, bu davranışların yapılmasıyla bir ilgisi bulunmuyor. Davranışla onun sonucu arasında yalnızca bir izlerlik ilişkisi vardır. Davranış, rastlantı sonucu pekişmiştir; boşinanca dayanan davranışın sürüp gitmesinin nedeni, bu izlerlik ilkesidir. Örneğin, yağmur duaları yağmur yağdırmıyor; ancak, bu davranış, sürüp gidiyor; çünkü arada bir rastlantı sonucu yağan yağmurla davranış pekiştirilmiş oluyor. Edimsel koşullama, psikolojiye birçok terim ve kavram kazandırmıştır. İnsan anlayışından, tedavi yaklaşımına dek birçok konu, psikolojideki davranışçı akımın itici gücü olmuştur. Edimsel koşullama araştırmaları, tümüyle laboratuvarda deneylerle ve Skinner Kutusu (Skinner’s box) da denen edimsel kutu gibi özel araç gereçlerle gerçekleştiriliyor. Sonuç olarak edimsel koşullamanın, davranıştan sonra gelen ödül (olumlu pekiştireç) ve ceza (olumsuz pekiştireç) üzerine kurulmuş olduğu söylenebilir.