Everest’e İlk Tırmanışın Heyecanlı Öyküsü

Everest Edmund Hillary Nasuh Mahruki

Everest’e ilk tırmanışın heyecanlı öyküsü. Edmund Hillary dünyanın çatısı Everest’e tırmanıyor. Everest’e tırmanan Türkler Ali Nasuh Mahruki, Eylem Elif Maviş ve akılda kalanlar.

29 Mayıs 1953
“Birkaç zorlu basamak… Ve sonrasında üzerimizde hiçbir şey yoktu. Sadece gökyüzü. Artık aşılacak son bir engel daha kalmamıştı. Hayranlıkla etrafımıza baktık. Sınırsız bir tatmin duygusunu içimize çekerken, birden fark ettik ki, artık dünyanın çatısındaydık.”
Edmund Hillary

Saat sabah 11:30’da Yeni Zelandalı Edmund Hillary ve Nepalli şerpa Tenzing Norgay, dünyanın en yüksek noktası olan Everest’in zirvesinden etrafı izliyordu. İnsanoğlu, keşifler tarihinde bir sayfa daha açmıştı. Bir İngiliz ekspedisyonunun üyeleri olan ikili, zirveye varmadan önceki geceyi 8 bin 500 metre yüksekte kurdukları kampta geçirmişlerdi. 8 bin 848 metre yüksekliğindeki zirveye ulaştıkları haberi, Kraliçe Elizabeth’in taç giyme töreni olan 2 Haziran’da tüm dünyaya ilan edildi. İngilizler bunu imparatorluklarının gelecekleri açısından iyiye yormakta gecikmeyecekti…

Dağ, 19. yüzyılda kraliçe adına Güney Asya’da keşfe çıkan Sir George Everest’ten hareketle bugünkü adını almıştı. Her ne kadar zirvesi bugünkü yolcu uçaklarının seyir yüksekliğinde olan dağ için bölge halkı tarafından kullanılan başka isimler olsa da, İngiliz İmparatorluğu dağın isim babası olma ayrıcalığını kimseye bırakmamıştı. İngilizlerin dağa olan ilgisi daha da eskilere uzanıyordu. Bilinen ilk tırmanış denemesi 1921’de yine bir İngiliz ekibi tarafından yapılmış, kar fırtınasına yakalanan ekip çok fazla yol alamasa da, en azından zirveye uzanan bir rota keşfedebilmişti. Bu ekipteki seyyahlardan George Leigh Mallory’ın gazetecilerden birinin “Neden Everest’e çıkmaya çalışıyorsunuz?” şeklindeki soruya verdiği cevap, bir bakıma Batı’nın dünyayı keşfetme iştahının da özeti gibiydi. “Çünkü orada!” demişti Mallory…

Everest’in zirvesinden aşağı bakabilen ilk insan unvanını alan Edmund Hillary, hayatının geri kalanında keşiften keşfe koşarak ülkesi Yeni Zelanda’nın ulusal sembollerinden biri olmayı başardı.
İlerleyen yıllarda yine Mallory’nin de yer aldığı birkaç ekip daha Everest’in zirvesini zorladı, ama yine eli boş döndüler. 1924’te bir başka İngiliz ekspedisyonunda dağcı Edwart Norton, zirveye bir saat mesafeye kadar çıkmayı başarmış, üstelik bunu oksijen tüpü kullanmaksızın gerçekleştirmişti! Ondan dört gün sonra Mallory ve Andrew Irvine bir kez daha zirveyi zorladı. Malesef bir daha onları canlı gören olmayacaktı. Yine de bu durum keşfetme aşkıyla yanıp tutuşanları durdurmadı. Maceracılar Tibet üzerinden zirveyi zorlamaya devam etti. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Tibet rotası yabancılara yasaklandı. 1949’da Nepal, kapılarını dış dünyaya açtı. İngilizler kaldıkları yerden yola devam etti ve 1950–51 yıllarında keşif amaçlı iki tırmanış daha yaptılar. 1952’de İsviçreli bir ekip Khumbu Buzulu üzerinden zirveyi hedef alan bir tırmanış gerçekleştirdi. İki dağcı, Raymond Lambert ve şerpa Tenzing Norgay, zirveye çok kısa bir mesafe kala malzeme eksikliğinden dolayı dönmek zorunda kalacaklardı. Yüce dağın zirvesi, fethedilmekten bir kez daha kurtulmuştu. Öte yandan dağın zirvesi kadar insanoğlunun merakı da inatçıydı. İsviçrelilerin başarıya ramak kalan bu seferi, İngilizleri korkutmuştu. Zirveye ne olursa olsun onlar çıkmalıydı. İmparatorluğun şanıydı söz konusu olan. Bu kez aralarında Yeni Zelanda’dan George Lowe ve Edmund Hillary gibi isimlerin de olduğu İngiliz Uluslar Topluluğu’nun en iyi dağcıları bir araya getirildi. Zirve deneyimi olan şerpa Tenzing Norgay da kadrodaydı. Ekip özel güçlendirilmiş botlar ve elbiseler, telsizler ve kapalı devre oksijen ekipmanlarıyla donatılmıştı. Dağın atmosferine alışmak için yapılması gereken kamp evreleri tamamlandıktan sonra, ekip 1953 Mayısı’nda zirveye doğru yola koyuldu. Khumbu Buzulu’ndan açılan yeni bir koridordan geçildi ve Lhotse yüzünden tırmanış devam etti. 26 Mayıs’ta Charles Evans ve Tom Bourdillon zirveye neredeyse 100 metre kala pes etmek zorunda kaldılar. Oksijen setlerinden birinin azizliğine uğramışlardı.

Everest
Everest

Everest, insanoğlunun soluğunu ensesinde hissetmeye başlamıştı. 28 Mayıs’ta Tenzing ve Hillary şanslarını denemeye karar verdi. Geceyi zirveye 350 metre mesafede kurdukları kampta geçirdiler. Ertesi gün sabah 11:30’da ikili nihayet dünyanın çatısına çıkmayı başarmışlardı! Zirveye ilk adımını atan Hillary olmuş; iple çektiği Tenzing, dünyanın en yüksek noktasından aşağı bakan ikinci insan olma ayrıcalığını tatmıştı. Evet, insanoğlu nihayet dünyanın son keşfedilmemiş noktasına da egosunun bayrağını dikmeyi başarmıştı. Haber süratle ana kampa, oradan Londra’ya ulaştı. Ertesi günse tüm dünya öğrenmişti. Ertesi yıl Hillary ve Hunt, Kraliçe Elizabeth tarafından şövalye ilan edildi. Kraliçe için bu başarının ayrı bir önemi vardı çünkü kendi tebaasından olan Hillary’nin zirveye adım attığı gün, Elizabeth de tahta çıkmıştı. İngiliz Milletler Topluluğu vatandaşı olmayan şerpa Tenzing’se ikindi dereceden bir İngiliz İmparatorluğu madalyasıyla yetinecekti.

Everest'e çıkmaya çalışırken donan bir dağcı
Everest’e çıkmaya çalışırken donan bir dağcı

Hillary ve Norgay’in tarihî başarısının ardından birçokları zirveye ulaştı. Kendilerinden sonrakiler için sınırsız bir ilham kaynağı olan bu tırmanışları, ikilinin insanlığa bıraktığı temel miras oldu. Everest’in zirvesine ulaşılması, o dönem için insanın Ay’da yürümesine benzer bir etki yaratmıştı. Zirveye ulaşma başarısı, yüreği keşif heyecanıyla atanlar için imkânsız denen bir şey olmadığının en nihai göstergesi olmuştu. Şüphesiz ki insanoğlunun dünya dışına taşıp önce Ay’a, sonra da Güneş sisteminin ötesine uzanan keşif serüveni Kolomb’la başlamış, Everest de soluklanarak güç toplamıştı.

Edmund Hillary ve Tenzing Norgay 1953
Edmund Hillary ve Tenzing Norgay 1953

Everest’e İlk Tırmanış ve Akılda Kalanlar

  • Everest ve civarındaki dağlarda dağcılara rehberlik yaparak geçimini sağlayan yerli halka Şerpa deniyor.
  • 1960’da Çinliler ilk kez Tibet tarafından zirveye ulaştı.
  • 1963’te James Whittaker zirveye ulaşan ilk Amerikalı oldu.
  • 1975’te Japon Tabei Junko zirveye çıkan ilk kadın oldu.
  • 1978’de İtalyan Reinhold Messner ve Avusturyalı Peter Habeler, imkansız denileni başardı ve oksijen kullanmaksızın zirveye ulaştı.
  • Şu ana dek zirve yolunda 200’e yakın dağcı hayatını kaybetti.
  • Mallory’nin neredeyse bozulmamış cesedi 1999’da zirveye yakın bir yerde bulundu. Onun ya da Irvine’in zirveye ulaşıp ulaşmadığıysa hep bir sır olarak kaldı.
  • Edmund Hillary, Everest’ten sonra keşiflerine Güney Kutbu’yla devam etti. 6 kez daha Everest’e çıktı. Kar adam yetiyi aradı. Asya’nın en uzun nehri Yangtze’nin kaynağına ulaşmaya çalıştı. Macera dolu bir yaşamın ardından 2008’de öldü.
  • Zirveye ulaşmayı başaran ilk Türk dağcı Ali Nasuh Mahruki (1995), ilk Türk kadın dağcıysa Eylem Elif Maviş (2006) oldu.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir