Her Şeyiyle Vietnam Savaşı

Vietnam Savaşı

Vietnam Savaşı’nın bütün öyküsü. Amerika’nın yenilgisi ve Vietnam’ın zaferi ile Saygon’a giden yol Beybut’ta.

“Savaş kaybeden ilk Amerikan başkanı olmayacağım”
Richard Nixon (Ekim 1969)

Vietnam Barış Antlaşması’nın imzalanmasından iki ay sonra, son Amerikan muharip birliği, Kuzey Vietnam’da tutulan Amerikalı savaş esirlerinin de serbest bırakılmasıyla Vietnam’dan ayrıldı. Amerika’nın sekiz yıllık Vietnam Savaşı macerası sona ermişti. Yenilmez Amerikan ordusunun burnunun sürtüldüğü o gün, Güney Vietnam’ın başkenti Saygon’daki binlerce Amerikan yanlısı Güney Vietnamlı ve Amerikalı personel, bir an evvel kendilerini tahliye etmeye çalışan Amerikan helikopterlerine kapağı atmak için birbirini çiğniyordu…

Vietnam ormanları Amerikan askerlerine mezar olmuştu. Geride kalanlar arkalarına bakmadan bulabildikleri ne varsa ülkeden kaçmaya çalışırken, Amerika uzun sürecek bir sendromla; Vietnam Sendromu’yla tanışıyordu…

Dünyanın ideolojik ve kısmen de fiziki olarak komünist Sovyetlerle kapitalist Amerika arasında paylaşıldığı yıllardı. 1961’de, neredeyse 20 yıldır süren dolaylı askerî yardımların ardından Amerikan Başkanı John F. Kennedy, güneyin pasif rejimini komünist Kuzey Vietnam’a karşı cesaretlendirmek için ilk büyük Amerikan askerî personel grubunu yollamıştı. Amerikan yönetiminin komünizmin Güney Asya’da yayılmasına tahammülü yoktu. Ortaya attıkları Domino Teorisi gereği, Güney Vietnam’ın düşmesiyle tüm Güney Asya’nın kızılların eline geçeceğine inanıyorlardı. Üç yıl sonra, Güney Vietnam hükümetinin elinden bir şey gelmediğini fark eden dönemin Amerikan Başkanı Lyndon B. Johnson, Kuzey Vietnam devriye botlarının Tonkin Körfezi’nde seyretmekte olan Amerikan savaş gemisi ‘Maddox’a ateş açmış olmalarını gerekçe göstererek, Kuzey Vietnam’a dönük sınırlı hava bombardımanına yeşil ışık yaktı. Kongre de kara birliklerinin kullanılmasını onaylamıştı. Böylelikle Amerika Vietnam’da sıcak savaşa girmiş oldu. 1965’te artan Kuzey Vietnam saldırıları Başkan Johnson’ı iki seçenekle baş başa bıraktı: Ya daha çok saldıracaklar ya da geri çekileceklerdi. Johnson ilkini seçti. Bölgedeki asker sayısı bir anda 300 bini geçerken, Amerikan hava kuvvetleri Kuzey Vietnam’a yönelik tarihin en büyük hava bombardımanını başlattı. Takip eden birkaç yıl içinde Amerika, bölgedeki savaşa gırtlağına kadar batarken, hem askerî kayıpları dayanılmaz ölçülerde arttı, hem de My Lai’deki sivil katliamı gibi savaş suçlarına bulaştı. Sonuçta Amerikan kamuoyu bu savaşa karşı tavır aldı. 1968’de komünistlerin Tet Offensive saldırısı, Amerikalıların savaşı çabucak bitirme hevesini kursaklarında bırakırken, Amerikan kamuoyunu Beyaz Saray’a karşı daha da biledi. Buna karşılık Başkan Johnson ikinci kez aday olmayacağını açıkladı ve halkın savaştan dolayı ikiye bölünmesinin sorumluluğunu üstlenerek barış görüşmelerini başlattı. 1969 baharında Amerika’daki savaş karşıtı gösteriler ayyuka çıkmış, Amerika’nın Vietnam’daki askerî varlığı 550 bin kişiyi bulmuştu. Başkan Richard Nixon, geri çekilme işlemini başlatsa da bombardımanı arttırdı. Amerikan birliklerinin çekilmesi 1970’lerde de devam etti. Buna karşın Başkan Nixon hava ve kara operasyonlarını Kamboçya ve Laos içlerine doğru genişletti. Bu ülkelerden Vietnam’a gelen desteği kesmek istediğini söylüyordu. İşe yaramayan bu girişimler savaş karşıtlarını öfkelendirmekle kalacaktı. Nihayetinde 1973 Ocak’ında taraflar Paris’te savaşı bitiren antlaşmaya imza attılar. Amerika’nın Vietnam macerası sona ermişti. Ya da en azından herkes öyle sanıyordu. Nitekim komünistler antlaşma şartlarını delik deşik etmekte gecikmedi. 1974 başlarında savaş daha da şiddetli halde yeniden patlak verdi. Yıl sonuna kadar 80 bin dolayında Güney Vietnamlı hayatını kaybetmişti. Komünist Kuzeyliler, ortalığı hallaç pamuğu gibi atıyordu. Üstün hava gücüne sahip Amerikan ordusu, Vietnam ormanlarında Kuzeyli savaşçılara (Vietkong) diş geçiremiyordu. Dünyanın süper gücü, Ay’a adam indiren Amerika, adeta Kuzey Vietnamlıların kum torbası olmuştu.

30 Nisan 1975’te halen Güney Vietnam’da bulunan son Amerikalılar da, başkent Saygon komünistlerin eline geçtiği saatlerde havadan tahliye edildiler. Tahliye ne demek, arkalarına bakmadan kaçmışlardı adeta! Dünya kamuoyu birbirini ezerek helikopterlere binmeye çalışan Amerikalıların çaresizliğine şahit oluyordu. Kuzey Vietnamlı Komutan Bui Tin, aynı gün Güneylilerin teslim bayrağını çekmesini kabulünde şöyle diyecekti: “Korkmanızı gerektirecek bir durum yok. Vietnamlılar için kazanan ya da kaybeden söz konusu değil. Tek kaybeden Amerikalılar.”

Saygon’un düştüğü haberi, “Kan dökülmesini önlemek için iktidarı devrediyoruz” diyen Güney Vietnam Devlet Başkanı General Duong Van Minh tarafından ilan edilmişti. Kuzey Vietnam ordusunun Saygon’a girmesiyle şehrin adı değiştirildi ve birkaç yıl önce ölen devrimci lider Ho Chi Minh’in adı verildi. Her iki Vietnam günümüzde de süren komünist tek parti rejimi altında birleşti.

Kurulduğundan bu yana sürekli savaş halinde olan Amerika, her ne kadar kendisi bunu böyle yorumlamasa da, ilk kez bir savaşta yeniliyordu. Bu durum Amerikan ortak bilincinde derin bir yara açtı; Amerikalılar, en azından I. Körfez Savaşı’na dek süren ve ‘kara savaşlarından çekinme’ şeklinde özetlenebilecek bir ruh haline girdi. Bu durum tarihe Vietnam Sendromu olarak geçti. Bu savaşın ardından Amerikan dış politikası, ulusların kendi kaderlerine kendilerinin karar vermesi düşüncesi istikametinde şekillendi; müdahalecilik fikri cazibesini kaybetti. Bunda Vietnam’ın TV’lerden izlenebilen ilk savaş olmasının da payı büyüktü. Medyanın kamu deneticiliği yönü bu savaşın ardından daha da güçlendi. Amerikalı gazetecilerin Amerikalı askerlerin işlediği savaş suçlarını ortaya çıkarması basının saygınlığını arttırırken, ‘savaşın kutsallığı’ şeklindeki ön kabulü de sorgulatır oldu. Pasifist hareketler hız kazandı. Vietnam gazileri, Amerikan toplumu tarafından dışlandı. Topluma intibak edemeyen bu askerler sosyal bir yara olarak hayatın tam göbeğine yerleşti. Amerikan başkanlarının yurt dışına asker yollaması, kongrenin onayına bağlandı. Savaş Amerikan ekonomisini enkaza çevirdi. Enflasyon yükseldi, yeni vergiler salındı.

Vietnam Savaşı’nda Akılda Kalanlar

– Vietnam Savaşı’nda 1,5 milyon dolayında Vietnamlı ve 58 bin 178 Amerikan askeri hayatını kaybetti.

– Başkan Johnson 1965’te Komünist Kuzeylilere “Yenilmeyeceğiz, saçma sapan bir anlaşma doğrultusunda gizli ya da açık hiçbir şekilde geri çekilmeyeceğiz” demişti. 10 yıl sonra Amerika bunların hepsini yapmak zorunda kaldı.

– Saygon’un düştüğü gün ‘Operation Frequent Wind’ adı verilen bir operasyonla şehirde bulunan bin Amerikalı ve 7 bin Amerikan yanlısı Vietnamlı, helikopterlerle 18 saat içinde açıktaki uçak gemilerine taşındı. Bu tarihteki en büyük helikopter tahliyesi oldu.

– Vietnam 11 yılla Amerikan tarihinin en uzun savaşı oldu. Buna rağmen Amerika, Vietnam’a ‘resmen’ savaş ilan etmemişti.

– Savaşın Amerika’ya maliyeti 200 milyar dolar olarak hesaplandı.

– Vietnam Savaşı tarihin en büyük hava bombardımanlarından birine sahne oldu. Amerika bu ülkeye 7 milyon ton bomba attı. Bu, İkinci Dünya Savaşı’nda yaptığı toplam bombardımandan 3,5 kat daha fazlaydı!

– Askerlik yapmamak için Kanada’ya kaçanların sayısı 72 bin dolayındaydı.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir