714X ve Kanser

714X ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. 714X

ABD”de, insanlarda yan etkisi ve tedavi edici özelliği bilinmediği için satışına izin verilmemektedir.

Kanada”da Gaston Naessens tarafından geliştirilen bu ürünün hiçbir bilimsel çalışması ve verisi bulunmamaktadır. 1996 yılında ABD”de yasadışı satışı yapıldığı için yasaklanmıştır.

Halen Kanada”da hastalar tarafından kanser, AIDS, lupus, fibromyalji, süreğen yorgunluk sendromu, kas ağrılarının tedavisinde kullanılmaktadır.

ABD”de ilaç kullanımını düzenleyen resmi kuruluş FDA, insanlarda yan etkisi ve tedavi edici özelliği bilinmediği için satışına izin vermemektedir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Etkinliğini ve yan etkilerini gösteren hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Kullanılmaması önerilir.

 

 

Zeolite ve Kanser

Zeolite ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Zeolite

Olumlu çalışmalar olmakla birlikte en önemli sorun, Zeolite ile ilgili çalışmaların tek bir merkezden çıkmış olmasıdır!

Zeolite, bazı topraklarda bulunan clinoptilolite isimli volkanik mineralden oluşan doğal silikat maddesidir. Volkanik taş ve tozlarda bulunmaktadır. Silikat, ülkemizde de Anadolu”da bol miktarda bulunmaktadır. Toz veya sıvı formunda satılmaktadır.

İnternet ortamında kanser riskini azalttığı ve bağışıklık sistemini uyardığı ileri sürülmektedir. Alkole bağlı sersemliğin giderilmesinde de yararlı olduğu ileri sürülmektedir. Maddenin ince delikli kafes yapısı olması nedeni ile emici, kurutucu ve temizleyici özellikleri bulunmaktadır. En bilinen etkisi ishalin tedavisindedir. Ayrıca emici ve pıhtılaştırıcı olarak kanama durdurucu tampon şeklinde, şekeri emici özelliği ile şeker hastalığında, alkolü emici özelliği ile alkol yakınmalarının giderilmesinde ağız yolu ile kullanımı yararlı olabilmektedir. Hayvan çalışmalarında ağız yoluyla verilen zeolitlerin malign melanom hücrelerinin çoğalmasını ve başka organlara sıçramasını azalttığı, bağışıklık sistemini uyardığı, doksorubisin isimli kemoterapi ilacıyla birlikte kullanıldığında ilacın etkisini artırarak kanserin akciğere sıçramasını belirgin azalttığı gösterilmiştir.

Ayrıca kanserli hayvanların yaşam süresini uzattığı, sağlık durumunu iyileştirdiği ve tümör hacmini azalttığı gösterilmiştir.

Böyle olumlu çalışmalar olmakla birlikte en önemli sorun bu çalışmaların tek bir merkezden çıkmış olmasıdır. Bilim dünyası daha önceden yaşanan olumsuz örnekler nedeni ile tek bir yerden çıkan çalışmaların başka merkezlerce de doğrulanmasını haklı olarak beklemektedir.

Zeolite için ABD”de kanser tedavisinde kullanımı ile ilişkili patent hakkı bir şirket tarafından alınmıştır. Bu patent laboratuvar ve hayvan çalışmalarına dayanmakta olup, patent bilgisinde kanserli dokuya doğrudan enjeksiyonla uygulama şeklinde etkili olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle internet ortamında satılan ve ağız yoluyla kullanılan besinsel desteğin etkisi ise bilinmemektedir.

Patent, ilaç olarak kullanımını onaylayan bir belge değildir, sadece o maddenin kanser araştırmaları ve ilaç geliştirilmesi hakkının o şirkette olduğunu gösteren bir belgedir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Zeolitler solunduğu zaman akciğer hasarına ve akciğer zarında mezotelyoma olarak isimlendirilen ve ülkemizde bazı yörelerde sık görülen kansere neden olabilmektedir.
  • Zeolitler emici özellikleri nedeni ile birlikte kullanıldığı ilaçları emerek etkilerini azaltabilir. Tamponlayıcı özellikleri nedeni ile mide asidini azaltmakta ve bu da ilaçların emiliminde bozulmaya neden olabilmektedir.
  • Hayvanlarda ağız yolu ile zeolit verilmesi sonrasında kan potasyum düzeyinde yüzde 20 artış olduğu gözlenmiştir.

Zakkum ve Kanser

Zakkum ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Zakkum (Nerium oleander L.)

Ölümcül olabilecek yan etkisinin olduğunu bilmemizde fayda vardır.

Ülkemizin uzun yıllardır en popüler alternatif kanser tedavisini oluşturan bitkidir. Bilimsel adı nerium oleander”dir. Etken maddesi kalp glikoziti olan oleandrin ve polisakkaritleridir. Hemoroid, ülser ve cüzam gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan geleneksel bir tedavidir. Anvirzel isimli zakkumun suda çözünen ekstraktı kanser, AIDS ve kalp yetmezliği için araştırılmaktadır. Sadece klinik araştırmalar için kullanılmakta olup ilaç olarak kullanılmamaktadır. Çalışmaların sonuçları çıkana kadar kullanılmaması önerilmektedir. Yapılan laboratuvar çalışmalarında oleandrin”in çeşitli kanser hücrelerinin ölümüne neden olduğu, prostat kanseri hücrelerinin radyoterapiye duyarlığını artırdığı saptanmıştır. ABD”de yapılan ve insan çalışmalarının ilk basamağını oluşturan faz 1 çalışmada tedavilere dirençli 18 hastaya Anvirzel uygulanmış ve belirgin bir yanıt elde edilememiştir. Yan etkilerinin fazla olmadığı gözlenmiştir. Faz I çalışmada yanıt elde edilemediği için ek çalışma yapılmamıştır.

Kalp glikozitleri olarak isimlendirilen digoksin, digitoksin ile zakkumdan elde edilen oleandrin”in kanser hücrelerini öldürdüğü, kanser hücrelerinin çoğalmasını azalttığı, kanserin çoğalmasında önemli olan bazı molekülleri baskılayarak anti-kanser özellik taşıdığı saptanmıştır. Bu ilaçlardan özellikle digitoksin ile ilişkili çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Digitoksin”in kalp yetmezliği tedavisinde kullanıldığı dozlarda beyin, böbrek, prostat ve meme kanseri gibi birçok kanser hücresinin ölümünü sağladığı gösterilmiştir. Ülkemizde uygulanan zakkum ekstraktının kullanıldığı alternatif tedavi ürününün hazırlanması, içeriğinin kalitesi, insan sağlığına verebileceği zarar ile ilişkili hiçbir veri bulunmamaktadır. Ayrıca kalp glikoziti olması nedeni ile ölümcül olabilecek yan etkisinin olduğunu bilmemizde fayda vardır. Özellikle kalp hastalarının bu tür tedavide hayatlarının riske edilebileceğini unutmayalım. Klinik çalışmalara alınan hastalar seçilmiş hastalar olup kanser dışında ciddi bir rahatsızlığı olmayanlar arasından seçilmektedir. Bu nedenle bu çalışmalarda yan etki az görülse bile rutin kullanıma girdiğinde yan etkilerin beklenenden daha fazla görülebildiği iyi bilinmektedir. Takibinde zakkum tedavisi aldığını öğrendiğim onlarca hasta içinde ek bir yanıt elde edilmediğini gözlemledim.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Kalsiyum yüksekliği, potasyum düşüklüğü, nabız düşüklüğü, ventriküler ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği olan hastaların bu ürünü kullanmamaları gereklidir.

Transfer factors Transfer faktörleri ve Kanser

Transfer factors Transfer faktörleri ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Transfer factors / Transfer faktörleri

Literatürde son 15 yıldır çalışma bulunmamaktadır.

Transfer factors, yaklaşık olarak 50 yıldır araştırılmaktadır. Aktif bağışıklık sistemi hücrelerinden henüz savunma yanıtı geliştirmemiş bağışıklık hücrelerine yabancı veya tehlikeli yapılara karşı reaksiyon vermesini sağlayıcı bilgiyi transfer eden küçük moleküllerdir. Yapıları net olarak aydınlatılamamıştır. Normalde yeni doğanın bağışıklık sistemi zayıf olup yabancı ve tehlikeli yapılara karşı nasıl reaksiyon vereceğini bilmemektedir. Özellikle memeli hayvanlarda ve insanlarda kolostrum olarak isimlendirilen doğumdan sonra anneden gelen ilk sütün içinde bu bilgiyi içeren doğal bağışıklık sistemi kokteyli bulunmaktadır. Transfer faktör bu sürecin temelini oluşturmaktadır. Dr. Kirkpatrick, transfer faktörlerin 8 amino asit kalıntısından oluşan küçük peptidler olduğunu göstermiştir. 18 farklı amino asidin farklı kombinasyonlarla bir araya gelerek milyarlarca farklı transfer faktörünü oluşturabileceği ileri sürülmektedir. Üretici firma transfer faktörleri inek kolostrumundan ve tavuğun yumurta sarısından üretmektedir. Üretici tarafından enfeksiyonlar (verem, AIDS, mantar, siğil, hepatit, akne, uçuk vs.), süreğen yorgunluk sendromu, astım, multipl skleroz ve kanser tedavisinde etkili olduğu ileri sürülmüştür. Klinik çalışmalarda iyi tolere edildiği, uçuk, çocuklarda akut enfeksiyon, süreğen yorgunluk sendromu ile mantar enfeksiyonunda etkili olduğu gösterilmiştir. Bir çalışmada AIDS”li hastalarda akyuvar ve bağışıklık sisteminde artış olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte akciğer kanseri, nazofarenks kanseri, kemik, malign melanom ve Hodgkin hastalığında hiçbir yararı olmadığı gösterilmiştir. Evre I akciğer ve evre I rahim ağzı kanserli hastalarda cerrahi tedavi sonrası verildiğinde yaşam süresini uzattığına dair tartışmalı bazı kanıtlar elde edilmiştir. Bu verilerin daha ileri çalışmalarla doğrulanması gereklidir. Bununla birlikte literatürde yaklaşık son 15 yıldır çalışma bulunmamaktadır. Ürünün tanıtıldığı internet sitesinde kanser tedavisinde etkinliğini gösterecek çalışma bulunmamaktadır.

Ürün ağız yolu ile veya enjeksiyon yolu ile alınmaktadır. Hayvan çalışmalarında ağız yolu ile kullanımın enjeksiyon yolu ile kullanımla eşit değerde etkili olduğu gösterilmiştir. Hayvan ürünlerinden hazırlanması nedeni ile hayvanlarda görülen ciddi enfeksiyonların geçiş riski taşıması endişelere neden olmaktadır. Yan etki olarak enjeksiyon bölgesinde ağrı, şişlik ve kızarıklık olabilmektedir.

Tabebuia impetiginosa ve Kanser

Tabebuia impetiginosa ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Tabebuia impetiginosa L.

Lösemi ve çeşitli organ kanserlerinde yapılan çalışmalarda etkinliğinin saptanmaması nedeni ile klinik araştırmalar durdurulmuştur.

Lapacho veya Pau D”arco olarak da isimlendirilmektedir. Güney Amerika”da yetişen bir ağacın kabuğundan elde edilen ekstrakt tedavi için kullanılır.

Şeker hastalığı, ülser, sifiliz, bakteri enfeksiyonları, virüs enfeksiyonları ve mantar enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılmaktadır.

Çalışmalarda bağışıklık sistemini uyardığı ve kansere karşı etkinlik gösterdiği saptanmıştır. Laboratuvar çalışmalarında mesane (idrar yolları ve idrar torbası) ve prostat kanseri hücrelerini öldürdüğü, karaciğer kanseri hücrelerinin başka organa sıçrama yeteneğini azalttığı gösterilmiştir. Lösemi ve çeşitli organ kanserlerinde, hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda etkinliğinin saptanmaması nedeni ile klinik araştırmalar durdurulmuştur.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Bulantı, kusma, halsizlik, kanama ve kansızlık ile idrar renginde değişme gibi yan etkilere neden olabilmektedir.
  • Pıhtılaşmayı engelleyen ilaçların etkisini artırabilir.

Şekerciboyası ve Kanser

Şekerciboyası ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Şekerciboyası

Kanserli hastalarımızın kesinlikle kullanmaması gerekir.

Bilimsel adı phytollaca americana olup pokeweed ismiyle de anılmaktadır. Bitkinin meyveleri, kökleri ve yaprakları kullanılmaktadır. Ülkemizde de halk arasında başta enfeksiyon tedavisi olmak üzere romatoid artrit ve kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Çok düşük miktarlarda bile bulantı, kusma, ishal, tansiyon düşüklüğü, nöbet geçirme ve ölüme neden olabilmektedir. Zehirli bir bitki olduğu için ABD Bitki Ticareti Birliği tarafından satılmaması önerilmektedir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Kanserli hastalarımızın kesinlikle kullanmaması gereklidir.

Stillingia sylvatica ve Kanser

Stillingia sylvatica ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Stillingia sylvatica L.

Bitkinin etkinliği ile ilişkili hiçbir çalışma bulunmamaktadır!

Tedavi için bitkinin kökleri kullanılmaktadır. Sifiliz, solunum yolu enfeksiyonları, cilt apseleri, kabızlık, hemoroit ve kanser tedavisi için kullanılmaktadır. Kanser tedavisi için kullanılan ve etkisiz olan Hoxsey bitkisel tedavisinin içinde de bulunmaktadır. Bitkinin etkinliği ile ilişkili hiçbir çalışma bulunmamaktadır.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Yan etki olarak bulantı, kusma, kas ağrısı, kaşıntı, öksürük, terleme, cilt hasarı görülmektedir.

Slippery elm ve Kanser

Slippery elm ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Slippery elm (Ulmus rubra L.)

Kullanılmaması önerilmektedir.

ABD”de yetişen bir tür karaağaçtır. İlaç olarak ağacın yumuşak iç kabuğu kullanılmaktadır.

Özellikle enfeksiyon, enflamasyon, cilt abseleri, cilt ülserleri, boğaz yarası, ülser, ishal, bronşit, öksürük ve kanser tedavisi için kullanılmaktadır. İçeriğindeki en önemli madde zamktır. Zamk karbonhidrattan zengin yapıdadır. En belirgin yararı yumuşatıcı ve öksürük kesici özellikleri ile elde edilmektedir. Lif içeriğine bağlı olarak dışkının bağırsaklarda kalma zamanını kısaltmakta, dışkı yumuşatıcı özellik göstermektedir.

Meme kanserinden korunmada, meme kanseri tedavisinde, tedaviye bağlı hastalarda oluşan yan etkilerin giderilmesinde ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde kullanılan essiac isimli bitkisel karışımın içinde de bulunmaktadır. Meme kanseri hastalarında essiac kullanılmasının yararının araştırıldığı bir çalışmada, essiac kullanılmasının hiçbir yararı olmadığı saptanmıştır.

Bilinen bir yan etkisi bulunmamaktadır. Lifli yapısından ötürü bazı ilaçların emilimini azaltabilir.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Kanser tedavisi için kullanılması önerilmemektedir.

Sığır kıkırdağı ve Kanser

Sığır kıkırdağı ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Sığır kıkırdağı

Sığır kıkırdağı gibi etkinliği düşük preparatlar modern tedaviler yerine kullanılmamalıdır!

Bovine Cartilage (Catrix-S) olarak isimlendirilen bu ürün, genellikle ineklerin nefes borusundan elde edilmektedir. Köpekbalığı kıkırdağından farklıdır. Artrit, kanser ve AIDS tedavisinde kullanılmaktadır.

20 yıl önce yapılan laboratuvar çalışmalarında sığır kıkırdağının çeşitli kanser hücrelerini öldürdüğü, fakat insanlarda bu etkinliğin elde edilebilmesi için yüksek dozlarda kullanılmasının gerektiği saptanmıştır. Yapılan faz 2 çalışmada ileri evre kanseri olan 9 hastaya Catrix-S haftada bir cilt altı uygulanmış ve böbrek kanseri olan bir hastada tam yanıt elde edilmiştir. Diğer 8 hastada ise yanıt elde edilememiştir. 1985 yılında yapılan başka bir çalışmada ise kanserli hastalara Catrix-S, 11 yıla kadar uzun süreli ağız ve cilt altı yoluyla uygulanmış ve yanıt oranlarının yüzde 90 gibi yüksek olduğu bildirilmiştir. Fakat bu çalışmada hastaların tamamına yakınına kemoterapi veya radyoterapi gibi tedavilerin de uygulanmış olması nedeni ile elde edilen yanıtın Catrix-S”ten ziyade kanser tedavisine bağlı olduğu düşünülmektedir. Yapılan laboratuvar çalışmalarında sığır kıkırdağının bağışıklık sistemini uyardığı gösterilmiştir.

Günümüzde kalınbağırsak kanseri, böbrek kanseri, meme kanseri, akciğer kanseri ve karaciğer kanseri gibi hastalıklarda damarlanmayı engelleyen ilaçlar ruhsatlı olarak ülkemiz dâhil birçok ülkede kullanılmaktadır. Bu nedenle sığır kıkırdağı gibi etkinliği düşük preparatlar modern tedaviler yerine kullanılmamalıdır.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Yan etki olarak bulantı, kusma ve tat alma bozukluğu görülmektedir.
  • Ayrıca sktorum olarak isimlendirilen yumurtalık kesesinde şişlik de gelişebilmektedir.
  • Cilt altı uygulamada şişlik ve kızarıklık oluşabilmektedir.

Polydox ve Kanser

Polydox ve Kanser hakkında. Bitkisel tedavi ve şifalı bitkiler. Polydox

Kanser tedavisinde kullanılması önerilmemektedir.

Diğer ismi Poly-MVA olup çeşitli mineraller, B kompleks vitaminler, lipoik asit ve palladium içermektedir. Üretici firma, polydox”un yan etkisi olmayan kanser tedavisi olduğunu, DNA moleküllerinin elektriksel şarjını değiştirerek kanser hücrelerinin ölümüne neden olduğunu, ayrıca hücrenin enerji kaynağı olan mitokondrinin görevini yapmasını idame ettirdiğini ve artırdığını ileri sürmektedir. Antioksidan, hücresel düzeyde enerji üretiminin artırılması, yaşam kalitesinin artırılması, bağışıklık sisteminin uyarılması ve tedavilere bağlı vücutta oluşan hasarın giderilmesi için kullanılmaktadır. Astım, süreğen yorgunluk sendromu, AIDS, lupus hastalığı, psöriyazis ve kanser tedavisinde yararlı olduğu ileri sürülmektedir. Bunu destekleyen hiçbir çalışma bulunmamaktadır.

Dikkat edilmesi gerekenler:

  • Bu ürünün kanserde etkinliği ile ilişkili somut kanıt bulunmamaktadır.
  • Ürünün yararlı olduğuna dair ileri sürülenler, kişisel yorumlar ile bilimsel geçerliliği olmayan küçük çalışmalardır.
  • Kanser tedavisinde kullanılması önerilmemektedir.