KPSS’de Gözlem ve Gözlem Çeşitleri

gözlem ve gözlem çeşitleri

Eğitim bilimleri ve KPSS açısından gözlem ve gözlem çeşitleri ile rehberlik ve psikolojik danışmada gözlemin kuralları ve olay yazımı hakkında.

Gözlem, genel tanım, eğitim bilimleri, istatistik, güzel sanatlar, rehberlik ve psikolojik danışma açısından beş farklı anlamla karşımıza çıkar.

1. Araştırmada, tanımsal ya da sayısal veriler toplama aracı olarak, genellikle karmaşık durumları ya da etkinlikleri gözlemleme işi ya da süreci; müşahade.

2. Davranışın bir yönünü temsil etmek üzere saptanan dile dayalı, sayısal ya da kodlandırılmış veriler; özellikle bir ölçekle ilişkili olarak belirtilmiş ölçme ya da test değeri gibi bir değer.

3. Bir istatistik göstergesinin ya da gösterge sayısının hesaplanması sonucu belli bir zaman, yer, nesne ya da olay için türetilmiş değer. Örneğin, 20 çocuğun boyları ölçüldüğünde, elde 20 ayrı gözlem olacaktır.

4. Güzel sanatlarda, çözümsel olarak ayrıntılı görme yeteneği. Kazanılmış bir beceri sayılan güdümlü algı (doğal gözlem).

5. Rehberlik ve psikolojik danışmada gözlem, öğrencinin davranışının oyun alanı, iş yeri, sınıf, arkadaş ve aile çevresi gibi yaşadığı değişik ortamlarda izlenerek görülenlerin yazılması ve bu görülenlerden yararlanılarak bir yargıya varılmasıdır.

Rehberlik ve psikolojik danışma bakımından gözlemin oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. Öğrencinin yaşadığı ve ulaşılabilen her yerdeki bilişsel, duyuşsal ve devinişsel tepkileri gözlem aracılığı ile saptanıp değerlendirilebiliyor. Ne ki istenen her konu, istendiğinde gözlemlenemiyor. Gözlem aracılığı ile öğrenilenler, ancak görülebilenlerdir. Gözlemin İki Biçimi: Bunlar rastlantısal gözlem ve düzenli gözlemdir.

Rastlantısal Gözlem

Öğretmenin öğrencinin gösterdiği tipik ve anlamlı davranışı ile karşılaştığında yaptığı gözlem, rastlantısal gözlemdir. Bunda, önceden saptanmış bir amaç ve hazırlanmış bir plan yoktur.

Düzenli Gözlem

Nelerin, niçin, ne zaman, nerede, kim tarafından ve nasıl gözlemleneceğinin önceden planlanması sonucu gerçekleştirilen gözlem, düzenli gözlemdir.

Rehberlik ve psikolojik danışmada, rastlantıların getirdiği olayları gözlemleme sonucu elde edilen verilerden de yararlanılmakla birlikte, asıl, düzenli gözleme önem ve ağırlık verilmesi gerekiyor. Gözlem, öğrencinin doğal tepkilerinin yer aldığı ortamda yapılmaya çalışılıyor. Bunu sağlamak için gözlemci, gerekli önlemleri alıyor. Örneğin, bir öğrencinin sınıfta arkadaşlarıyla ilişki biçimleri, belli bir derse karşı tepkileri öğrenilmek istendiğinde izlenecek en iyi yol, öğrencilerin, eğer varsa aynalı pencere arkasından gözlemlenmesidir. Her iki yolla yapılan gözlem sonuçlarının yazılı olduğu gözlem fişleri tarih sırasına konulup incelenince, öğrencinin gelişim sürecine ilişkin bir bilgi edinilmiş oluyor.

Gözlem Verilerini Güçlü Kılmak İçin Yapılması Gerekenler

Geçerlik ve güvenirliği oldukça zayıf olan gözlem verilerinin gücünü artırmak için gözlem sırasında uyulacak kurallar şunlardır:

  1. İncelenecek davranışın tüm özellikleri gözlemden önce saptanmalıdır. Gözlemci, bu özelliklerin bir listesini, gözlem sırasında elinde bulundurmalıdır. Gözlem yapacak kişi, gözlemleyeceği özellikleri iyi bilmeli; alanına ilişkin özel bilgi ve becerilerle donanmış olmalıdır.
  2. Deneğin davranışlarını değiştirmemesi için, gözlemlendiği kendisine sezdirilmemelidir. Deneklerce tanınan; aralarında arkadaşlık, sevgi, güven, dostluk ilişkileri bulunan gözlemci, bu sakıncayı aza indirebiliyor. Sınıfın, aynalı pencere arkasında gözlemlenmesi de gözlemlenenin doğal davranışlarının saptanabilmesi açısından yararlı bir uygulamadır. Ancak, bu, daha çok ilkğretimin birinci kademesindeki öğrencilere uygulanıyor.
  3. Gözlemci, yan tutmamaya; duygularını, kişisel eğilim ya da kanılarını gözleme katmamaya özen göstermelidir.
  4. Gözlemden elde edilen sonuçlar, zaman geçirilmeden ve yorumlanmadan not edilmelidir. Yorum, daha sonra ayrıca yapılmalıdır.
  5. Gözlemci, her şeyi saptama yerine, yalnızca anlamlı ve belirleyici davranışları saptamalıdır.
  6. Bir davranışa ilişkin bir yargıya varmak amacıyla yapılacak gözlemler, tek bir durum içinde değil; yeterince değişik ortamlarda yinelenmelidir.
  7. Gözlem sonuçlarının doğruluğu, olanak ölüsünde öbür teknik ve araçlarla denetlenmelidir. Gözlemciden beklenen, gözlemlenen kişiyi öbür kişilerden ayırt eden, gözlemlenen kişiye özgü normal ve normal dışı davranışları saptayarak onun kişiliğinin zengin bir tanımını yapmaktır. Gözlem sonuçları genellikle iki biçimde değerlendiriliyor. Bunlardan biri, gözlem yapan kişinin, gözlem sonuçlarını betimlemesidir. Böyle bir değerlendirmeyi, özel durumu, sorunları olup gözlemlenmesine gerek görülen öğrencilere ya da öğrenci grubuna ilişkin bilgi ve deneyimi olan uzman yapabiliyor. Bu tür değerlendirme, birtakım bilgi ve teknikleri de bilmeyi gerektirdiği için yaygın biçimde kullanılamıyor. İkincisi, gözlem sonuçlarının “evet, hayır, bazen” ya da “var, yok” biçimlerinde kısa yoldan yanıtlanabilecek sorularla oluşturulan “gözlem sonuçlarını değerlendirme ölçeği” üzerinde gösterilmesidir.

Olay Yazımı

Belli bir ortamda gözlemlenen öğrencinin anlamlı davranışları nesnel ve özlü bir biçimde betimleniyor. Buna olay yazını (vaka kaydı) deniyor. Olay yazımı, öğrencinin özgül (karakteristik) bir yanına ilişkin sınırlı bir bilgi sağlayabiliyor. Bununla birlikte belli bir olay, doğal koşullarda ortaya çıkan bir davranış, önemli yanlarıyla özlü bir biçimde olduğu gibi saptandığından, öğretneme, sınıf öğretmenine ve rehberlik ve psikolojik danışmana önemli ipuçları veriyor. Gözlem sonuçları, sayısal ölçmelerle ortaya çıkarılamayan verilerin elde edilmesini sağlıyor; öğretmenin ilgisini, öğrenci davranışlarına yöneltiyor. Olay yazımında sözlerin de davranışların da yazılmasına özen gösterilmesi gerekiyor. Gözlemlenen kişinin ses tonu, mimikleri, davranışlarında gözlemlenebilen duyguları ve başkalarının ona karşı tepkileri de yazıya geçiriliyor. Her yazıda ayrı bir olaya yer verileceği için yazılan olaylar, öğrencilerin okulun değişik ortamlarında nasıl davrandıklarını gösteren bir birikim oluyor. Yazılan olayı yorumlamak ve olaya ilişkin önerilerde bulunmak gerektiğinde, önyargılardan uzak kalınması, yalnızca olaydan yola çıkılması önem taşıyor. Gözlem sonuçları, olay yazım formuna geçiriliyor. Form, belli bilgileri içerecek biçimde düzenleniyor. Bu iş için her öğrenciye bir iki sayfası ayrılmış bir defter de kullanılabiliyor. Saptanan olayların özeti, daha sonra öğrencinin kişisel dosyasına işleniyor. Eğer okulda rehberlik ve psikolojik danışman varsa ve gözlemlenen olayla ilgili olarak öğrenciye uzman yardımı yararlı görülüyorsa öğretmeni yazılan olayın bir örneğini rehberlik uzmanının odasındaki öğrenci dosyasına konulmak üzere uzmana veriyor. Yoksa bu yazılanların bir örneği, sınıf öğretmeninin öğrenci gizli dosyasında toplanıyor.

Olayların, okul yaşamından soyutlanarak yazımı, bir başlarına yorumlanmaları sakınca oluşturabiliyor. Yazılan olaylar, başka tekniklerle sağlanan bilgilerle birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanıyor. Öğretmenler, yalnızca istenmeyen davranışların yazılması gibi bir eğilim göstermemelidirler. Olumlu olayları da yazmalıdırlar. Olay yazımının yararlı olması, gözlemlenen olayı zaman geçirmedem yazmaya bağlıdır. Gözlem ile sonuçlarının yazımı arasındaki süre uzayınca, olayın gerçekliğine düş ürünleri karışabiliyor.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir