Mehmet Ali Ağca Papa Suikasti

Mehmet Ali Ağca Papa suikasti

Mehmet Ali Ağca’nın Papa suikastinin tüm ayrıntıları ve öyküsü. 13 Mayıs 1981’de neler oldu? Mehmet Ali Ağca Papa’yı nasıl vurdu? Papa suikastinin arkasında kimler vardı?

“Ben dört tane imparatorluğu kullandım; Sovyetİmparatorluğu’nu kullandımhedef tahtası olarak,Amerikan İmparatorluğu’nu kullandım, Amerikanİmparatorluğu da işte Kremlin’i vurdu bu masallarla,Avrupa İmparatorluğu’nu kullandım, işte onlar da soğuksavaşta propaganda masallarında benim maşam oldular,sonra Vatikan İmparatorluğu’nu kullandım, bunlar databii CIA’i ve Beyaz Saray’ı ikna ettiler, Kremlin’i suçladılar.”

Mehmet Ali Ağca (2010’da TRT Haber’de Kozmik Oda programında)

St. Peter Meydanı olağanüstü günlerinden birini yaşıyordu. Binlerce kişi yine Papa’yı yakından görmek ve ruhani atmosferden payına düşeni almak için yerini almıştı. Meydanda biri daha vardı. Ama pek de ruhani duygular içerisinde olduğu söylenemezdi. Papa II. John Paul, her zamanki gibi halkı selamladığı arabası üzerinde göründü. Kalabalık arasında ilerlemeye başladığında sevinç çığlıklarının doğurduğu coşkulu bir gürültü kapladı ortalığı. Lakin kısa sürede sevinç çığlıkları yerini korku dolu feryatlara bırakacaktı. Zira Papa’nın beyaz kaftanı üzerinde bir anda kırmızı halkalar belirmişti! Katolik dünyasının lideri gayriihtiyari eliyle kırmızı lekeleri kapamaya çalışırken sendelemeye başladı. Göz açıp kapayıncaya dek üzerine çullanan korumaları etten bir duvar ördü. Papa vurulmuştu!

Ağca’nın, daha sonra hapiste baş başa görüştüğü Papa II. John Paul’u vurması, hem Türk hem de İtalyan yakın tarihinin en büyük muammalarından biri oldu. Yıllar sonra hapisten çıkan Ağca, suikastın arkasında Vatikan olduğunu iddia edecekti.

Meydanda çıkan arbedenin ardından kara kuru gençten bir adam silahıyla birlikte derdest edildi. Adamın kimliği özellikle Türk kamuoyunu şok edecekti. 12 Eylül ihtilali öncesinde Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’yi vurduğu için tutuklu bulunduğu askerî hapishaneden kaçan Mehmet Ali Ağca, bu kez Roma’da ortaya çıkmıştı. Dünya, Papa’ya suikasta yeltenen bu Türk’ü konuşuyordu.

Suikast esnasında iki de turisti yaralayan Ağca, sorgusunda kralı öldürmek için İngiltere’ye gitmek istediğini ama daha sonradan sadece kraliçe olduğunu öğrenince, ‘Türkler kadın vurmaz’ düsturu gereği vazgeçtiğini söyleyecekti. Filistinlilerle bağlantısı olduğu iddiasıysa bizzat Filistinliler tarafından yalanlanmıştı. Aslında yaptığı basitti. Gerçek failleri saklamak için hedef saptırıyordu.
20 temmuz 1981’de duruşması başlayınca hukuki bir kumar oynamaya başladı Ağca. Eylemi Vatikan’da gerçekleştirdiği için İtalya’nın kendisini yargılama hakkı olmadığını savundu. Vatikan’da yargılanmazsa açlık grevine başlayacağını söylese de, İtalyan makamları bu komediyi uzatmak istemedi. İki gün sonra suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi. Birçokları bu kadar önemli bir davanın apar topar karara bağlanmasına şaşırmış, İtalyanların bir komplo planını gözlerden kaçırmak için böyle yaptığını savunmuştu. İtalyan makamlarının da olayla ilgili şüpheleri vardı ama bunu oldukça medyatik olacağı kesin bir dava sürecinde dile getirmek istemiyorlardı. Daha çok Ağca’yla KGB güdümündeki Bulgar Gizli Servisi arasında bir ilişki olduğundan şüpheleniyorlardı. Zira devir Soğuk Savaş devriydi ve Polonya doğumlu Papa, Sovyetler’in güdümündeki Polonya’daki demokrasi yanlısı hareketlere açıktan destek veriyordu. Papa’nın 1979’daki Polonya ziyareti Kremlin’dekileri endişelendirmiş ve Papa’yı Doğu Avrupa’daki hakimiyetleri açısından tehdit olarak görmüşlerdi. Tabii bunların hepsi, akla ilk gelen makul senaryolardı ve birçokları gibi havada asılı kaldı. Zira Ağca, hiçbir zaman konuşmadı!
Bununla birlikte Ağca’nın bazı Bulgar ajanlarıyla, Polonyalı işçi lideri Lech Walesa’nın öldürülmesini konuşmak için Roma’da buluştuğuna, lakin Papa suikastı için kendisine 1.25 milyon dolar önerilince yeni hedefine yöneldiğine dair kuvvetli bulgulara rastlanmıştı. Ağca sık sık konuşmasına rağmen, Mesih olduğunu iddia etmesi gibi uçuklukları haricinde, son zamanlara kadar bugüne dek gerçekleştirdiği eylemlerle ilgili dişe dokunur hiçbir şey söylememişti. Ta ki 2010 yılının Kasımı’na dek… TRT Haber’de yayınlanan Kozmik Oda programında gazeteci Rıdvan Memi’nin sorularını cevaplayan ve yazdığı kitabı tanıtan Ağca, Papa suikastini Vatikan hükümetinin planladığını öne sürmüştü! Oluşturulan senaryo çerçevesinde suikastın Sovyetler Birliği’nin yıkılmasına hizmet ettiğini belirten Ağca, Papa suikastının arkasındaki gücü de şu sözlerle açıklıyordu: “Papa suikastının ardında kesinlikle Vatikan hükümeti var. Vatikan hükümeti Papa suikastına karar verdi, planladı, organize etti, ‘Papa’yı vur’ emri kesinlikle Vatikan Başbakanı Kardinal Agustino Cozeroli’den geldi. Papa’yı vurduran adam en yakınındaki adam Cozeroli, Vatikan’ın ikinci adamı ama bakın bu şahsi mesele değil. Papa suikastı Vatikan devletinin işidir, Vatikan hükümetinin bir devlet politikası olarak uygulanmıştır.”
Doğru ya da yanlış, Allah bilir. Lakin belki de Ağca’nın geldiği noktayla ilgili en güzel yorumu, 2010’da hapisten çıkmasının ardından kendisiyle ilgili bir haber yayımlayan İngiliz Sunday Times gazetesi yapmıştı: “Mesih Ağca, Papa suikastını paraya çevirmek istiyor.”

Papa suikastı, dünyayı sarsmasına çok fena sarstı ama dünya üzerinde bilinen dengelere fazla etki etmedi. Papa suikastının en gözde şüphelisi olan Ruslar, tarihin akışını değiştiremedi, Sovyetler yıkıldı. Suikastı planlayanlar bilinmiyor. Tetikçisi Ağca’nın ve hatta aynı gün ikinci tetikçi olarak meydanda olduğu iddia edilen eski ülkücülerden Oral Çelik’in de, şu ana dek yaptıkları medyatik şovlar dışında pek bir şey bilmedikleri belli oluyor. Üstelik çıkardıkları kitaplar ve demeçlerle, İtalyan gizli servislerinden kardinallere, Fransız gizli servisinden Amerika’ya dek onlarca fail gösterip zihinleri daha da bulandırıyorlar.

Mehmet Ali Ağca tutuklu bulunduğu askerî hapishaneden önde gelen ülkücü liderlerinden Abdullah Çatlı’nın yardımıyla kaçmıştı. Reuters haber ajansına göreyse, Ağca’ya kaçması için güvenlik teşkilatları içindeki sempatizanları yardım etmişti.

  • Papa vurulduktan sonra Ağca’yı affettiğini açıkladı ve Hıristiyanları onun için dua etmeye çağırdı.
  • Papa 1983’te Mehmet Ali Ağca’yı hücresinde ziyaret etti ve baş başa görüştüler. Bunun yanı sıra Ağca’nın ailesiyle de dostluk kurdu.
  • 2000 yılında İtalya’dan Türkiye’ye iade edilen Ağca, Türkiye’de işlediği suçlardan dolayı da 10 yıl hapis yattı.
  • İtalya kadın dergisi “Diva e Donna”, kendisiyle yaptığı bir söyleşinin ardından, Ağca’nın 2007’de Katolik olduğunu iddia etti.
  • Ağca 2006’da hapishaneden Papa II. Ratzinger’e mektup yazarak Türkiye ziyaretini iptal etmesini istemiş ve hayatının tehlikede olduğunu öne sürmüştü. Ratzinger’in gezisi olaysız sona erdi.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir