Mutluluk Nedir? Nasıl Mutlu Olurum?

mutluluk

Haz duygususunun tatmini ve mutluluk arayışıyla geçen bir ömürde, mutluluk kavramının ne olduğunu; nasıl mutlu olunacağını anlayabilmek mutluluğu formüle etmemize belki de mutluluğun resmini çizmemize yardımcı olacak.

Beliren bedensel, zihinsel, toplumsal, duygusal ve cinsel gereksinimler doyurucu düzeyde ve dengeli bir biçimde giderildikçe; duyulan istekler, gerçekçi bir çaba gösterilerek karşılandıkça; kendini gerçekleştirme yolunda başarı kazanıldıkça duyumsanan göreli yoğun duyguya mutluluk adını veririz. Mutluluk, uzun ya da kısa bekleyişlerin ardından, istenen sona ulaşıldığında duyulan kıvanç durumudur. Kimi kulağa fısıldanan bir sözün yarattığı duygu, tatlı bir bakışla karşılaşmak, bir ev sahibi olmak, çocuğunun iyi bir eğitim aldığını görmek; kimi de ülkesi için, insanlık için yararlı bir iş yapmak, ürün ortaya koymak; saadet, kut, ongunluk. İnsan, yoğun mutlulukları, duyduğu çok güçlü gereksinimlerini doyuma ulaştırdığı, yoğun beklenti ve özlemlerini gerçekleştirdiği zamanlarda yaşıyor.

Tüm bu tanımdan çıkaracağımız formül, mutluluğun zaman/sabır ve emeğin sonucunda gerçek anlamını bulduğudur. Mutlu olmak için anlamlı bir amaç belirlemeli, bu amaç uğruna zaman ve emek harcamalısınız.

MUTLULUK

Öztin AKGÜÇ

Mutluluk nedir? Nazım Hikmet, Abidin Dino’ya sormuş “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin?” diye; soralım, mutluluğun tanımı yapılabilir mi?

Mutluluk kimine göre yaşamdan haz almak, hazcılık, hedonizmdir. Ağırlıklı olarak içgüdüsel bir yaşam, içgüdüsel doyumun getirdiği haz, mutluluktur. Kimine göre mutluluk, yaşamdaki beklentilerin karşılanması, isteklere ulaşılmasıdır. Beklentiler, para, şöhret, düzgün, mesut bir aile yaşamı, politik güç, sağlıklı ömür gibi farklılıklar gösterebilir. Ancak bu teze göre mutluluk için önemli olan, kişinin istediğini elde etmesidir. İsteğin niteliği, içeriği ise özneldir, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazıları için anlamlı olan para, politik güç, şöhret gibi istekler, kimileri için bir anlam taşımayabilir; istek, beklenti listesinde yer almayabilir.

Amaç listesi kuramına göre ise mutluluk, yalnız duygu, duygusal bir doyum değildir. Mutluluğu salt duygusal doyumdan ayırmak gerekir. İnsanların gerçekten değerli amaç listesi olmalıdır. Bu amaç listesinde iyi bir vatandaş olmak, Tanrı’ya iyi bir kul olmak, kültür düzeyini yükseltmek, topluma, insanlığa yararlı projeler üretmek ve gerçekleştirmek, bilim ve sanat alanında eserler vermek, insanlara yardımcı olmak, bilgeliğe ulaşmak gibi amaçlar yer alabilir.

Mutluluk anlayışı belki de üçe; haz duyma, istediğini elde etme ve amaçları gerçekleştirmeye, amaç listesi oluşturmaya indirgenebilir. Ayrıntı, uyarlama farkı gibi gelse de daha değişik mutluluk anlayışı veya yaşamı da savunulabilir.

Kitilonlu Zenon’un Stoacı felsefe okuluna göre mutluluk, erdemli, doğaya, akla uygun ve her türlü kötülükten uzak olarak yaşamı sürdürmenin sonucu ruh dinginliğine ulaşmaktır. Buna karşı Fuzuli’nin “Aşk imiş her ne var âlemde” dizesinden de esinlenerek yaşamı, mutluluğu daha romantik, duygusal algılayabiliriz. Mutluluğu platonik, cinsel dürtü ve arzulardan kurtulmuş bir aşkı yaşamak olarak da özetleyebiliriz.

Mutluluk anlayışı, algılaması değişik olduğu gibi, mutluluğun değerlendirilmesi de farklıdır. Mutluluk nasıl değerlendirilecektir? Mutluluk anlık bir duygu mu, yoksa geçmişe, yaşananlara bakılarak yapılacak bir değerlendirme midir? “Mutlu muyum?”, “Mutlu oldum mu?” yaklaşımları da bu farklılığı yansıtır.

(…)

Mutluluk, kuşkusuz öznel bir duygu. Ancak insan olarak içgüdüsel bir yaşantımız, hazcı, hedonist olduğu yadsınamaz bir yönümüz, sadece yaşamdan haz, zevk almak, acıdan kaçınmak, arzuların gerçekleşmesini beklemek mutluluk için yeterli mi? Mutluluk anlayışımız kuşkusuz daha kapsamlı, daha nitelikli olmalıdır. İçgüdülerden arınmış duygusal bir yaşam, toplumsal amaçlarımızın olması, doğaya, insanlara zarar vermeden erdemli bir yaşam sürdürmek de mutluluk anlayışımızın ayrılmaz öğeleri olmalıdır. Mutluluk, belki farklı kriterlerin, anlayışların, kuramların bir sentezi de olabilir. Ancak Hüdayi nabit, kendi biten bir ot gibi duygu ve düşünceden ırak, içgüdüsel ağırlıklı bir yaşam, herhalde mutluluk olarak algılanmamalıdır.

Cumhuriyet, 30.12.2007

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir