Müzikle Tedavi

Müzikle Tedavi

İnsanı yaşama bağlayan her şey tedavinin bir öğesi olabilir. Müzik de bu öğelerden biridir.  Müzikal seslerin ve ezgilerin fizyolojik ve ruhsal etkilerinin çeşitli ruhsal bozukluklara belli yöntemlerle uygulanarak gerçekleştirilen tedavi biçimine müzikle tedavi adı verilir.

Müzikle tedaviden, bedensel ve ruhsal sorunu olan çocuk ve yetişkinlerin ruhsal bozukluk durumlarını gidermede tıpsal tedavinin yanı sıra yardımcı bir öğe olarak yararlanılıyor. Toplumsal ilişkiler geliştirmede, özgüven kazandırmada, bedensel sorunları giderici alıştırmalar yapmada da etken oluyor.

Müzikle Tedavinin Tarihi ve Türklerde Müzikle Tedavi

Müzikle tedavinin geçmişi, Afrika, Amerika, Asya ve Avrupa’da tarihin derinliklerine uzanıyor. İlkel insanlar, hastalıklarla kötü ruhların neden olduğuna inanıyor ve bu varlıkları büyücülerin, hekimlerin, Şamanların yardımıyla düzenledikleri tedavi törenlerinden yararlanarak denetim altına alıyorlardı. Bu törenlerin vazgeçilmez ögeleri müzik, dans ve ritimdi. Bu gelenek, kimi ilkel kabilelerde bugün de yaşatılıyor. Araştırmalar, müziğin insan ruhu üzerinde yatıştırıcı bir etkisinin bulunduğunu ortaya koymuştur. Müzik eşliğindeki dansla tedavinin hemen bütün Türk toplumlarında da uygulandığı biliniyor. Uygur Türklerinin müzik örnekleri, günümüzden 6000-8000 yıl öncesine dayanıyor. Orta Asya döneminde kopuz ya da saz, iyi ruhları çağırıp kötü ruhları kovmada önemli bir çalgı olarak kullanılmıştır. Altay Türklerinde de Davul, Şamanlarca hasta tedavisinde ve dinsel törenlerde kullanılan önemli bir araçtı. Şaman, kendine özgü tekniği ile ruhu bedenden ayırarak göklere yükselttiğini kişilere duyumsatıyor; böylece, insanı bu kendinden geçirme (trans) ustalığını sergilemiş oluyordu. Davul çalarak ruhları buyruğu altına alıyor; ölülerle, şeytanlarla, cinlerle, perilerle iletişim kurarak hastaları iyileştiriyordu. Türklerde önemli ilk müzikle tedavi çalışmaları, Selçuklu ve Osmanlılarda şifahanelerde uymaya başladı. Şam’daki Nureddin Hastanesi, İstanbul’daki Fatih Darüşşifası, Edirne’deki Edirne Darüşşifası, bunların en önemlileridir.Buralarda tıpsal tedavinin yanı sıra, özellikle ruh hastalarının müzikle tedavisi de başlatıldı.

Müziğin Faydaları

Bugüne dek yapılan birçok araştırma, duygu ve düşünceleri belli bir düzen ve estetik anlayış içinde dile getiren müziğin, çocuk ve yetişkin insan üzerinde olumlu bir etkisinin olduğunu ortaya koymuştur. Müzik, bu özelliği ile çeşitli hastalıkların tedavi sürecini de olumlu etkiliyor. Müzikle tedavi, en çok kullanılan sanatsal tedavi yöntemi oldu. Bugün bu tedavi, toplumsal ilişkilerin geliştirilmesini, kendine güveni, bedensel alıştırmaların etkililiğini, devinimlerim denetimine yoğunlaşmayı sağlamada, psikiyatri alanında tedavi programlarının bir öğesi durumuna gelmiştir. Bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri, uyumlu yaşamaları için müzikten çokça yararlanılmaya başlanmıştır. Konser dinleme, konser icra etme, müzik yaratma çalışmaları yapma ve müzikle dans etme, bu tedavi yönteminin başlıcalarıdır. İlki edilgin; öbürleri ise etkin tedavi biçimleridir. Dördüncüsü, müziğin ritmini bedenin devinimleriyle uyumlu ve dengeli biçimde bütünleştirerek gerçekleştirilen bir dışavurumdur. Müzik, koruyucu olarak da etkili oluyor. Kişiye ve bozukluğa uygun müziklerle örneğin stres giderilebiliyor; kaygı hafifletilebiliyor.

Müzikal terapinin çocuklar üzerinde örnek uygulamasını gösteren bir video:

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir