Obsesif Kompulsif Nevroz

Obsesif Kompulsif Nevroz

Obsesif kompulsif nevroz nedir? Belirtileri ve örnekleriyle birlikte çözüm önerileri sunuyoruz.

Obsesif kompulsif nevroz, tehlikeli sayıldıkları için kaygı yaratan ve bilinçdışına itilen (bastırılan) isteklerin, benliğin yönetim ve denetim gücü azaldığında istenç dışı bilince çıkan ve kişinin kafasında davranışında yinelenen kuruntulu ve tedirgin edici simgeleri; takınaklı-zorlanımlı nevroz, duygusal katılıktır.

Her takıntılı düşüncenin, zorlanımlı davranışın, fobinin bilinçdışında gizli, gerçek bir anlamı vardır. Örneğin, yıkanma buyruklarının karşıtı olarak eldiven giymek, günde onlarca kez ellerini yıkamak, kirlenme korkusundan dolayı; uyku öncesinde belli törensel davranışları yapmadan edememek de uyuyakalıp uyanamamak korkusu yüzünden ortaya çıkıyor. Kişinin, saçma olduğunu bildiği; ama kafasından atamadığı asalak düşünce ve korkular, takınaklı düşünceler; gerçek olduklarına inandıkları da sabuklamalı (hezeyanlı) düşüncelerdir.

Obsesif Kompulsif Nevroz’un Nedenleri

Takınak / takıntı (obsession), doyumu engellenen ve kaygı yaşanmasına yol açan dürtülere karşı benliğin bir savunma tepkisidir. Takınaklı kişinin kafasında tehlike, yitme, saygınlığını yitirme korkusu vardır. Takınaklı düşüncelerle kişinin yaptığı, bunların oluşturduğu sıkıntıdan kurtulma çabasıdır. Çözümsel (analitik) açıklamaya göre takınaklar, dışkıl-erotik dönemden kaynaklanıyor. Bu dönemde çocuk, yetişkin gibi, dışkının pis olduğu bilgisinden yoksun oluşu nedeniyle bunu tutmak istiyor, yitirmekten korkuyor. Bundan, ileride değeri olan mal ve para tutumluluğu gelişiyor. Dışkısını yerinde ve zamanında boşaltma buyruklarına uymaktan, aşırı düzencilik, titizlik; anne buyruklarına direnme isteğinden de inatçılık oluşuyor. O nedenle tutumlu, düzenli, titiz, inatçı, egemen olmaktan hoşlanan ve saldırganlık eğilimi gösteren bireye dışkıl kişilikli deniyor. Takınaklı düşünce, kimi kez belli bir nesnenin, durumun ya da etkinliğin yarattığı ve kişinin kendisince de yersiz ya da aşırı kabul edilen, akıl dışı, yoğun ve inatçı bir korku (fobi) biçiminde de ortaya çıkabiliyor.

Yükseklik, yılan, örümcek, hamam böceği, fare, karanlık, uçak, kapalı alan, açık alan korkusu, yaygın fobilerdendir. Aşırı korkulan şeyden kaçınamama durumunda, dayanılmaz yoğunlukta bir kaygı ve panik yaşanıyor. Takınaklı düşünce nevrozuna 10 yaşından önce çok az rastlanıyor. Yetişkinlerde görülen takınak nevrozlarının yarısı, çocukluk döneminde başlıyor. Kişi, örneğin, yerdeki çatlaklara basınca; geçen arabaları, elektrik direklerini saymayınca, annesinin başına kötü şeyler geleceği kuruntusuna kapılıyor. Daha sonra sol yanından kalkmamayı, evden çıkarken önce sağ ayağını atmamayı, salı günü yola çıkmayı ve benzerlerini uğursuzluk sayıyor.

Takıntıların ortaya çıkmasına, özellikle aile bireylerinin, böyle bir yapıya sahip oluşları yol açıyor. Takınaklı çocuklar, büyüyüp de küçülmüş izlenimini yaratıyorlar. Çokbilmiş, düzenli ve titiz davranıyorlar. Her işleri tam olmadıkça rahat edemiyorlar. Kimilerini içlerinden bir dürtü, bir yere elini, vücudunu dokundurmaya; başını, elini kolunu belli yönlerde sallamaya, tükürmeye, çizgilere basmamaya, 2 ya da 3 kez öksürmeye, arabaları saymaya zorluyor. Kimilerini “Niçin?”, “Neden?” diye yinelemeli soru sormaya; elektrik ve havagazı düğmelerini, kapıyı kapatıp; sonra kapatıp kapatmadığı kuşkusuyla yeniden, yeniden denetlemeye itiyor. Kimilerini de ellerini bir yere vurur vurmaz, birisiyle tokalaşır tokalaşmaz tedirgin edip, ellerini iyice yıkamaya zorluyor. Bunlar da birer zorlanımlı davranıştır. Önemsiz şeyleri çalıp saklamak (kleptomani), yangına yol açmak, cinsel organını göstermek gibi tehlikeli tepkiler de zorlanımlı davranışlar arasında yer alıyor. Kişinin akıl dışı diye nitelemesine karşın, yapamayınca kaygı duyduğu; ancak, yaptığında biraz rahatladığı bu tür davranışlara insanlar arasında çokça rastlanıyor. Durmadan yıkanan kişi, bilinç dışı bir mekanizmanın zorlamasıyla kötü düşüncelerden, suçluluk duygularından kendini sözde arındırmış oluyor. Ne ki aynı rahatsız edici duyguları, kısa süre sonra yeniden duyumsuyor ve yeniden yıkanma zorunluluğu duyuyor. Böylece, enerjisinin önemli bir bölümünü bu gereksiz çabada tüketmeyi sürdürüyor.

obsesif kompulsif adam

Obsesif Kompulsif Nevroz İçin Önleyici Tedbirler

“İçten duyulanı aynı biçimde ya da yerine başkasını koyarak gerçekleştirmek” demek olan zorlanımlı davranışlar, çocuklukta sıkça görülüyor. Bunların çoğu, çocuk büyüyüp geliştikçe ortadan kalkıyor. Çünkü bu davranışların kimisi, gelişim dönemlerinin doğal tepkilerindendir. Böyle de olsa, aileler, bunlara karşı gerekli koruyucu önlemleri almalıdırlar. Sağlıklı aile ilişkileri içinde büyüyen çocukta zor yerleşen gereksiz korku, aşırı koruyucu aile çocuklarında kolaylıkla yerleşme olanağı buluyor. Ancak, korktuğu olay ya da nesne açıklandığında; korktuğu şeye, sevdiği şeyin yanında yer verildiğinde, bir süre sonra çocuğun sakinleştiği görülüyor. Çocuğun gereksiz, aşırı korkular geliştirmemesi için onu aşırı korumamak; ondan kısa sürede çok şey yapmasını istememek gerekiyor. Çocuğun önünde sert tartışmalar yapmak; çocuğu ikide bir tedirgin etmek; hastalık, ölüm gibi olayları ona yaşına uygun bir dille, olağan biçimde açıklamamak da onun aşırı korku geliştirmesine yol açıyor.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir