Okul Başarısızlığının Nedenleri

okul başarısızlığı

Okul başarısızlığının olası bütün nedenleri, her anne babanın ve öğretmenin bilmesi gereken başarısızlık nedenleri listesi ve yapılması gerekenler.

Okul başarısızlığı, öğrencinin bulunduğu sınıfta yeterliliğini kanıtlaması ve başarılı sayılması için alması zorunlu en az notu alamaması ve kendisinden beklenen toplumsal uyumu gösterememesi olarak tanımlanır.

Öğrencinin başarısı, değişik ölçme ve değerlendirme yöntem ve teknikleriyle belirleniyor. Öğrenimin her aşamasında ortaya çıkabilen bu önemli sorun aile, okul ve giderek toplumla ilgili birçok nedenden kaynaklanıyor dilek düzeyinin düşüklüğü, düzenli ve verimli çalışma alışkanlığının kazanılmamış olması, kötü alışkanlıklar gibi çocuğun kişilik gelişimindeki eksiklik ve aksaklıklar, bunların başında geliyor. Bunlara çoğu kez, anne-baba-çocuk ilişkilerindeki olumsuzluklar yol açıyor.

Okulda Başarısızlık Nedenleri

Bu nedenlerin başlıcaları ile bunları giderme yolları şöyle sıralanıyor:

1) Ailesine aşırı bağımlı çocuk ve ergenler, okula ve derslere uyumda güçlük çekiyorlar. Çocuğuna aşırı bağımlı annelerle çocuk arasında oluşan kısır döngü, kaygı yaşanmasına yol açıyor. Özgüven zayıflığı ve yaşanan kaygı nedeniyle çocuk, gerektiği kadar çalışamıyor. Sonuçta, öğrenemediği için okula karşı gittikçe artan bir korku geliştiriyor. Bu korku, onun çalışma isteğini büsbütün azaltıyor. Bunun giderilmesi, özgüvensizliğin ortadan kaldırılması ve bağımlılığın bağımsızlığa dönüştürülmesi gibi zor bir işin başarılmasına bağlıdır. İyi ilişkiler içinde olan ailede anlayışlı davranılan, sorunlarına ilgi gösterilen, başarısızlıkları anlayışla karşılanan çocuk ve gençler, anlayış ve ilgi görmeyen, suçlanan çocuk ve gençlerden daha başarılı oluyorlar.

2) Zeka gerilikleri, nevrotik durumlar, ruhsal bozukluklar ve ergenlik bunalımları, bir başka başarısızlık nedenidir. İlköğretimin birinci kademesindeki öğrencilerin yüzde birinde zeka geriliği; yüzde 2-3’ünde de geç ve güç okuma görülüyor. Çocuk ve gençleri, yeteneklerinin üstünde bir başarıya zorlayan aşırı titiz ve kaygılı anne babalar, çocuklarında sürekli olarak başarılı ve önde olma kaygısı yaratarak, onların çalışma, öğrenme ve başarılı olmalarını güçleştiriyorlar. Başarısızlığın çocukta oluşturduğu tedirginlik, sıkıntı, eksiklik duygusu, hem çocuğu hem de onun ailesini sarsıyor. Bu olumsuz sonuç, ayrıca, büyük boyutlarda insan gücü ve maddesel güç yitimine yol açıyor. Çocuk ve gençleri, yeteneklerinin üstünde bir başarıya zorlayan aşırı titiz ve kaygılı anne babalar, çocuklarında sürekli olarak başarılı ve önde olma kaygısı yaratarak, onların çalışma, öğrenme ve başarılı olmalarını güçleştiriyorlar. Başarısızlığın çocukta oluşturduğu tedirginlik, sıkıntı, eksiklik duygusu, hem çocuğu hem de onun ailesini sarsıyor. Bu olumsuz sonuç, ayrıca, büyük boyutlarda insan gücü ve maddesel güç yitimine yol açıyor.

3) Üstün zekalı çocuk ve gençlerde de başarısızlık görülebiliyor. Bulundukları ev ve okul ortamın tekdüzeliği, yaşadıkları aile içi anlaşmazlıklar; kıskançlık, denge ve düzen bozuklukları, aşırı duyarlı ve çabuk öğrenen gençlerde kimi nevrozların oluşmasına yol açıyor. Bu ruhsal bozukluklarla ilgili ilk belirtiler, başarısızlık, uyumsuzluk ve korku biçiminde ortaya çıkıyor. O nedenle başarılı bir gençte bu tür belirtiler görülür görülmez, soruna eğilmek ve onu çözmek gerekiyor.

4) Uyarıcı ya da uyuşturucu madde kullanımı, bir başka başarısızlık nedenini oluşturuyor. Esrar, amfetamin gibi maddeler, ruhsal tedirginlik, ilgisizlik, durgunluk yaratarak çocuk ve gencin çalışma gücünü ve başarma isteğini azaltıyor. O nedenle aile ve okulun önemli görevlerinden biri de çocuk ve gençlerde bu tür eğilimlerin bulunup bulunmadığını yakından izlemek ve bu eğilimleri, alışkanlığa dönüşmeden önlenmektir.

5) Bedensel değişimler de çocuk ve gençte başarısızlığa yol açan duygusal sorunlar yaratabiliyor. Bu tür nedenlerin başarısızlığa yol açmasını önlemek için, başarısız çocuk ve genç üzerinde önce, bedensel değişimlerin sıkıntı, huzursuzluk, güvensizlik, çekingenlik yaratıp yaratmadığı araştırılmalıdır. Gencin ruhsal durumu göz önünde tutulmadan yapılacak bir müdahale ve destek, fazla bir yarar sağlamıyor.

6) Öğrencinin cinsel yayınlarla aşırı ilgilenmesi, duygularının sömürülmeye elverişli olduğu yaşlarda düşünce alanını daraltıp kısırlaştırabiliyor ve onun için çalışma, başarma ve sınıf geçmeyi bir amaç olmaktan çıkarabiliyor. Bu nedeni ortadan kaldırmak amacıyla okul ve aile, işbirliği yaparak ergenin enerjisini ilgi ve yeteneğine uygun bir sanat ya da spor etkinliğinde kullanmasına yardımcı olmaları gerekiyor.

7) Ergen, belleğe, düşünmeye dayanan, sürekli ve yorucu bir çaba isteyen işlerden kaçıyor. Kolay inanan, kolay bağlanan, çabuk seven, kolay kopan bir kişi olarak onun düşlerini daha çok, çabuk ve kısa yoldan tanınma, öne geçme, her fırsatta kendini gösterme istekleri süslüyor. Bu özellikleri unutulmadan kendisine anlayışlı davranıldığında, kendisiyle sağlıklı ve bilinçli bir iletişim kurulduğunda onun, bu sorunları büyük oranda çözmesi kolaylaştırılabiliyor. Bu eğilim ve sorunların yanı sıra ergenin önemli bir başka amacı da bağımsız bir kişilik kazanmak, kendi kişiliğini onaylatmaktır. Ancak kimi gençler, bu amaca ancak büyük bir çaba göstererek ulaşabilecekken, bağımsızlığı bahane ederek sorumluluk yüklenmekten kaçınıyor; ders çalışmayı, başarıyı gözlerinde anlamsızlaştırmaya yöneliyor ve sonuçta amaçsız, avare bir yaşantıya sığınıyorlar. Genç, böyle bir çıkmazdan kurtulmak için içten bir yardıma gereksinim duyuyor. Küçük sınıflarda aile zoruyla üstün başarı göstermiş olan kimi gençler, ergenlik dönemiyle başlayan bağımsızlık eğilimlerinin sonucu olarak, o aşırı çalışmanın verdiği sıkıntı ve tedirginliğin de etkisiyle, çalışmayı bırakıyor ve sonuçta başarısız duruma düşüyorlar. Anne babanın bir türlü anlam veremediği bu durumdan genci kurtarmak için, kendisine yanlışını kavratacak bilinçli bir yardım yapılarak onun doğru yolu görmesini sağlamak gerekiyor.

8) Lise ve yükseköğretimin son sınıflarında duyulan gelecek kaygısı, gencin çalışma gücünü azaltan ve başarısını düşüren bir başka önemli etkendir. Toplumsal boyutu ağır basan bir sorundan kaynaklanan bu kaygı, böyle gelen her olumsuzluğun, böyle gitmeyeceğine genç inandırılarak azaltılabiliyor.

9) Öğrenim kurumu da başarısızlığa yol açan nedenler üretebiliyor. Sınıfların kalabalıklığı; kitaplık, laboratuvar, araç gereç yetersizliği; çağını tamamlamış, aktarmacılık ve ezbercilik gibi yararsızlığı kanıtlanmış öğrenim yöntemlerinin kullanılması; öğretmen eksikliği ve yetersizliği, baskıcı disiplin anlayışı bunların başlıcalarıdır. Öğrencilere başarı yolunu en iyi, çocuk ve gençlerle olumlu ilişki içinde olan; öğrencilerinin başarısızlık nedenlerini araştırıp ortadan kaldırmaya uğraşan; öğrencileri için rahat, güvenli, ve her öğrencinin gereksinimi karşılayacak biçimde donatılmış bir çalışma ortamı sağlamayı beceren yönetici ve öğretmenler açıyor.

10) Öğrencinin verimli çalışma yollarını bilmemesi, (Verimli Ders Çalışma İlkeleri) başarısızlığın önemli bir başka nedenidir. Bu eksikliği gidermek için her öğretmen, öğrenim yılı başında verimli çalışmanın genel kurallarını, kendi derslerine verimli biçimde nasıl çalışılabileceğini öğrencilerle tartışmalı; sonuçta da her öğrenciyi kendine özgü çalışma yöntemini geliştirmeye yöneltmelidir. Bunun yanı sıra dersinde inceleme, araştırma, tartışma, sorgulama gibi düşünmeyi ve sorun çözmeyi öğreten etkili ve geliştirici yöntem ve tekniklerin kullanılmasını sağlamalıdır. Öğrencilerinin, uygulama düzeyinde bir öğrenme gerçekleştirebilmeleri için gerekenleri yapmalıdır. Öğretmen, niçin öğrendiklerini; nasıl çalışacaklarını ve nasıl öğreneceklerini öğrencilerine gerektiği gibi kavratmadan, hiçbir öğrenim etkinliğini başlatmamalıdır.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir