Otizm ve Otistik Çocuklar

Otizm, Otistik, Otistik çocuk

Otizm nedir? Otizmin belirtileri, çocuklarda otizm, bebeksi otizm ve erken çocukluk otizmi hakkında.

Otizm, türlü belirtilerden oluşan bir mozaik görünümünde ortaya çıkan bozukluk; erken çocukluk otizmi, bebeksi otizm, içeyöneliklik.

İçine kapanık olan, kendi dünyasında yaşayan otistik çocuk, ilk yıl, yatağına yaklaşan anne babasına tepki vermiyor. Bu durum, onun ya görmediği ya da gördüklerini algılamadığı biçiminde yorumlanıyor. Çünkü otistik, annesinin ilgi ve sevgisini yanıtsız bırakıyor. Normal çocukların banyo yaparken, yemek yerken, gezmeye giderken gösterdikleri sevince, bunlarda rastlanmıyor. Bu çocuklar, başka bir dünyadaymışlar gibi bir görüntü sergiliyorlar. Otistik çocuk, yerinde duramıyor; uyku bozukluğu yaşıyor; yemek yemede ve diğer zamanlarda tuhaf davranışlar gösteriyor. Çoğu kez, yinelemeli bir oyun oynar gibi bir arabayı sürekli ileri geri iterek dakikalarca oyalanıyorlar. Bunların yanı sıra ise güçlü bir bellek yeteneği ortaya koyuyorlar. Giysilerinin, ayakkabılarılarının yerinin; sofradaki tabakların renginin, biçiminin değiştirilmesini hemen fark ediyor ve bundan hoşlanmıyorlar. Bu tür durumlarla karşılaştıklarında, çok yüksek sesle bağırıp çağırıyorlar.

Otistik çocuk ya hiç konuşmuyor ya da anlaşma sağlayamıyor. Gürültüye karşı aşırı tepki gösteriyor; dışarıdan gelen uyarılardan korunmak için kulaklarını kapıyor. İnsan ve hayvanlarla az ilgileniyor. Duygusal ve toplumsal iletişim zorluğu yaşıyor. Sözsüz testlerde ise geri zekalılardan daha yüksek puan alıyor. Bir zamanlar, otizmin orta ve yüksek toplumsal-kültürel sınıftan ailelerde daha sık görüldüğü ileri sürülmüşse de son yılların araştırmaları, bu görüşü doğrulamamıştır. Bugün, otistik çocukların zeki; ama ruhsal bozuklukları nedeniyle zekalarını kullanamadıkları görüşü yaygındır. Harfler, sayılar, yazı makineleri, bunların oldukça ilgisini çekiyor. Orta düzeyde bir zeka tepkisi veren otistikler, eğitildiklerinde bir meslek sahibi olabiliyorlar.

Dil gelişimleri, yüzde 50 oranında bozuk olan otistik çocukların üçte ikisi konuşmayı öğrenebiliyor. Konuşmayı öğrenemeyenlerin bir bölümü de konuşulanı anlıyor. 5-6 yaşlarına geldikleri halde hiç konuşmayan otistik çocuklar, sesleri bozuk çıkarıyorlar. Bunlardan kimileri yalnızca harfleri söylüyor. Kimileri ise söylenenleri yineleyebiliyorlar. Bunlar arasında daha önce öğrendikleri sözcükleri, gereksiz yerde yineleyenler, yeni sözcük üretenler de görülüyor. Bu, şizofren ve zihinsel engelli çocuklarda da rastlanan bir özelliktir. Otistik çocuklar, kendilerinden, 3. kişi gibi söz ediyorlar. 5-6 yaşlarına dek konuşmayı biraz öğrenmiş olan otistik çocukların, yüzde 50 dolayında iyileşme olasılıkları bulunuyor. Konuşamayan çocuklarda ise iyileşme oranı çok düşüktür.

Son yıllardaki biyokimyasal çalışmalardan umut verici sonuçlar alınıyor. Az da olsa, birdenbire iyileşmeler görülebiliyor. Otistik çocuklar arasından, besteciler, matematikçiler çıkmıştır. Araştırmalar, nedeni henüz tam olarak bilinmeyen otizmin organik bir temeli olduğunu, herhangi bir eğitim yanlışlığı sonucunda ortaya çıkmadığını gösteriyor. Otistik çocuklarda, kimi biyokimyasal bozukluklar da saptanmıştır. Bununla birlikte, otistik çocukların aileleri arasında, takınaklı ve baskıcı ailelerin varlığı dikkat çekiyor. Otistik çocukların, özel eğitimle ve sabırlı bir uzman tedavisi ile iyileştirilmeye çalışılmaları gerekiyor.

Bebeksi Otizm

İki buçuk yaşından önce ortaya çıkan bir çocukluk hastalığı. Bebeksi otizm, şu belirtilerle ortaya çıkıyor: Çocuk, içine kapanıyor. İlgisizlik, göz göze gelmekten kaçınma, maskemsi bir yüz sergileme, sevecenliğe karşı ilgisiz kalma ya da sevecenlikten kaçınma gibi tolumsal etkileşime kapalı tepkiler gösteriyor. Ekolali, dil kurallarına uygun olmayan konuşma, “ben” ile “sen”i birbirine karıştırma biçiminde iletişim ve konuşma bozuklukları sergiliyor. Bağlılık ilişkileri geliştiremiyor. Davranışlarında tuhaflıklar görülüyor. Cansız nesnelere düşkünlük, aynılıkta direnme, düzenin bozulmasına karşı kendine zarar verici tepkiler gösterme, el çırpma, dönen nesnelere uzun uzun bakma gibi törensel eylemler yapıyor. Bu çocukları, zeka geriliği olan çocuklardan ayıran özellik, bunların cansız nesneleri kullanma becerileridir. Bu bozukluğun “bebeksi otistik” diye nitelendirilmesinin nedeni, buna yakalanan çocuklarda konuşma becerisinin bulunmamasıdır. Psikiyatristler, hastalığın nedenleri konusunda farklı görüş ileri sürüyorlar. Kimileri bunun kalıtsal orgasal bir bozukluk olduğunu savunurken, kimileri hastalığı çevresel, bilinçdışı nedenlere bağlıyorlar. Bu terimi, birbirine benzeyen; ancak, farklılıkları bulunan bir dizi hastalığı anlatan bir terim olarak gören otoriteler de vardır.

Erken Çocukluk Otizmi

İçine kapanıklık, anne babaya tepki vermeme, görmeme, gördüklerini algılayamama; yemek yerken, gezmeye giderken sevinç tepkisi göstermeme, yerinde duramama, uyku bozuklukları, yemek yemede ve davranışlarda tuhaflıklar, yinelemeli hareketler yapma gibi belirtilerle ortaya çıkan bozukluk. Otistik çocuklar, güçlü bir belleğe sahip oluyorlar. Giysilerinin, ayakkabılarının yerinin değiştirilmesinden hoşlanmıyorlar. Böyle durumlarda, çok yüksek sesle bağırıp çağırıyorlar. Otistik, ya hiç konuşmuyor ya da anlaşma sağlayamıyor. Gürültüye karşı aşırı tepki gösteriyor. Sözsüz testlerde geri zekâlılardan daha yüksek puan alıyor. Otistik çocukların zeki oldukları; ama ruhsal bozuklukları nedeniyle zekalarını kullanamadıkları görüşü yaygındır. Bu çocuklar, bir meslek edinebiliyorlar. Dil gelişimleri yüzde 50 oranında bozuk olan otistiklerin üçte ikisi, konuşmayı öğrenebiliyor. Son yıllardaki biyokimyasal çalışmalardan elde edilen sonuçlardan yararlanılarak az da olsa, birdenbire iyileşmeler sağlandığı da oluyor. Araştırmalar, otizmin organsal bir temeli olduğunu ortaya koymuştur. Bu çocuklarda, özel bir eğitimle ve sabırlı bir uzman tedavisiyle iyileşme görülebiliyor. Erken çocukluk otizminde yeterli bilimsel bilgilere henüz ulaşılamamıştır.

 

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir