Paranoya Nedenleri, Türleri, Evreleri, Tedavisi

paranoya

Paranoyanın tanımı, nedenleri, paranoya evreleri ve türleri-çeşitleri, paranoya tedavisi üzerine.

Paranoya Nedir?

Paranoya, klinik anlamıyla son derece sistemli, inatçı, kalıcı, zulüm ya da görkemlilik kuruntuları, kuruntulu kıskançlık, kuşkuculuk, güvensizlik, kavgacılık gibi özelliklerle tanımlanan ve net, tutarlı düşünme eşliğinde gelişen bir psikotik bozukluk; paranoid psikoz, yansıtımcadır. Paranoya, yansıtma mekanizmasının abartılarak kullanılması sonucunda oluşturulan ve sürekli sabuklamaların, kuşku ve bilinçsiz suçluluk duygularının yoğun olduğu psikoz çeşidi olarak da tanımlanıyor.

Bu hastalık, organsal öğesi en zayıf ruh hastalığı olarak biliniyor. Sanrıların yer almaması, bilincin açık olması ve gerçek bunamanın yer almaması, paranoyanın ayırt edici nitelikleridir. Hastanın akıl yürütme gücü, mantık örgüsü normal olduğundan, hasta ilk bakışta “onuruna fazla düşkün birisi”sanılabiliyor.

Paranoyanın Nedenleri

Bu konuda şunlar ileri sürülmüştür:

1) Paranoid yapılı kişinin, yaş dönümü denen orta yaşa gelmesi.

2) Daha önceki yaşantıların acı ve düş kırıklıkları yaratmış olması.

3) Gençlikle birlikte birçok umut ve fırsatların yitirilmesi.

4) Hormon yıkımı ile birlikte cinsel gücün ve yaşamın gerilemesi.

5) Yaşlılığın yaklaştığının sezilmesi.

6) Bedensel kusur ve çirkinliklerin bulunması.

7) Tutukluk ya da tutsaklık.

8) Alışılmadık, yabancı bir çevrede bulunmak.

9) Çevrenin anlayışsızlıklarına ve haksızlıklarına uğramak.

10) Zehirlenmek.

11) Gebelik gibi bedensel ve toplumsal-ruhsal zorlanmalarla karşılaşmak.

Paranoyalarda Eşcinsel Eğilimler

Bu nedenlerle birlikte küçük ve önemsiz de olsa paranoyanın ortaya çıkmasında hemen her zaman bir ilk gerçek çekirdek bulunuyor. Koca bir sabuklama düzeni, bu ilk neden üzerine kuruluyor. Psikanalitik görüş, konuyu tek açıdan; kendinin ağırlık verdiği açıdan yorumlamıştır. Buna göre paranoyaklarda eşcinsel eğilimler vardır. Bunun sonucu olarak bireyde, karşısındaki kişi için önce “Ben onu seviyorum.” düşüncesi uyanıyor. Bu düşünce ayıplandığından ve toplumsal yaşan kurallarına ters düştüğünden, kişide dayanılmaz bir kaygı yaratıyor. Bu kaygıyla baş edebilmek amacıyla birey, tepki geliştirme mekanizmasını kullanarak bu düşünceyi, benliğinin daha kolay katlanabileceği “Ondan nefret ediyorum.” biçimine çevirerek bu kuruntu sabuklamasını oluşturuyor. İlk ve temel olan eşcinselliğin ayıbından ve onun yarattığı kaygıdan bu yolla kurtulmaya çalışıyor.

Bilinçdışı oluşup işleyen mekanizmalardan habersiz birey, bilinçdışı zincirin son halkası olan kuruntuların bilincindedir. Birey, bilinçli ruhsal yaşamını onlara göre yönlendiriyor. Paranoidlerde ruh çözümlemeleri sonucu ortaya çıkan bir başka nokta, bunlardaki kimseyi sevmeme; yalnızca kendilerini sevme biçimindeki ben odaklı duygulardır. Büyüklük sabuklamalarının çekirdeğini de bu belirti oluşturuyor. Akıl hastanelerindeki hastaların yaklaşık yüzde ikisini oluşturan paranoyakların yüzde 75’i erkektir.

Paranoyanın Evreleri

Paranoya, 40-45 yaşlarında ortaya çıksa da hastalığın çekirdeği, çocukluk yaşlarından bu yana gözlemlenebiliyor. Çocukluktaki paranoid çekirdek, zamanla çeşitli değişim ve gelişimlerden geçerek paranoyaya dönüşüyor. Paranoid yapı, yanlış akıl yürütme, büyüklenme, özgüven yokluğu, alınganlık ve toplumsal uyumsuzluk özellikleriyle varlığını belli ediyor. Paranoid çocuklar, kaprisli ve huysuz oluyorlar. Sıcak ve sürekli arkadaşlık kuramıyorlar. Böyle bir çocuk, delikanlılık çağına geldiğinde çeklingenliği, özgüvensizliği ve alınganlığı ile ilgi çekiyor; karşı cinsle rahat bir ilişki kuramıyor. Cinsel güçlükler içinde bunalıyor ve dikkafalılığa başvuruyor. Kişisel inançlarından milim sapamıyor. Daha ileri yaşlarda ise çok çalışkan, ciddi, aşırı alıngan, kuşkucu, güvensiz, onuruna aşırı düşkün, verdiği sözü ne pahasına olursa osun tutan bir kişi kimliği kazanıyor. Kendisini tutkuyla belirli ülkülere adıyor. Dikkatli bir gözlemci, tüm bu niteliklerin temelinde her zaman, normal dışı gelişim göstermiş olan bir benliğin doyurulması amacının bulunduğunu görebiliyor. Kişinin paranoyak durumuna gelmeden önce geçirdiği evrelerin her biri, kimi zaman yıllarca sürüyor. Paranoid kişi, bazen bu evrelerden birine de takılıp kalabiliyor.

Paranoya Yerleşmeden Önce Hastanın Yaşadığı Dönemler

1) Çözümleme ve Yorumlama Dönemi: Bu evrede kişi, çevresinde olup biten olayları dikkatle izliyor, onları gelecekteki sabuklamalarını besleyecek biçimde çözümlüyor. Kendisinde ve kendisine karşı gösterilen davranışlarda bu amaca hizmet edibilecek pek çok özellik buluyor. Herkesin gülüşünden, bakışından, konuşmasından kuşkulanıyor; onlara hep olumsuz anlamlar yüklüyor.

2) Kuruntu Sabuklamaları Dönemi: Bu ikinci evrede sıra, çözümleme sonuçlarını yorumlayarak birtakım kuruntu sabuklamaları oluşturmaya geliyor. Hastaya göre, çevresinde kendisine kötülük yapmak, kendisini küçük düşürmek, aşağılamak, öldürmek için fırsat kollayan kişi ya da örgütler vardır. Çevresindekilerin ve kendisinin her durumunu, bu kuruntularının yorumlanmasında araç olarak kullanıyor. Örneğin, rastladığı cenaze, onun ölümünün yakın olduğunu anımsatmak için hazırlanmış bir düzendir. Her olağan beden rahatsızlığı, zehirlendiğinin kanıtıdır.

3) Büyüklük Sabuklamaları Dönemi: Bu evrede hastada çeşitli büyüklük (megalomani) sabuklamaları yer almaya başlıyor. O, çok güçlü bir yol gösterici, soylu, varlıklı bir kişi, peygamber, dahası bir tanrıdır. Bu nedenle onu çekemeyenler vardır. Onlara karşı var olan durumunu koruması, bu yolda savaşım vermesi gerekiyor. Görüldüğü gibi bu evreye giren kişi, ikinci evrede oluşturduğu kuruntularını büyüklük sabuklamaları ile açıklamaya yöneliyor ve paranoyak kimliğini kazanmış oluyor. 4) Çöküntü ve Çözülme Dönemi: Paranoyada tam bir bunama görülmüyor. Her insanda 60’lı yaşlarda, önceki yılların dirikliğinde, istek ve tutkularında zayıflama oluyor. Bu nedenle paranoyaklarda da sabuklamalar, eski canlılığını yitiriyor. Böyle de olsa bunlar, daha direngen ve katı tutumlarıyla ayırt ediliyorlar. Bunlardan zor altında her şeyi Tanrı’ya bırakarak yaşamlarını sürdürenlerin, bunadıkları sanılmamalıdır.

Paranoya Türleri / Çeşitleri

Paranoya, genellikle 7 farklı biçimde kendini gösteriyor.

1) Kuruntu Paranoyası:

Bu paranoya biçimi, sklıkla yaşanıyor. Kuruntulu (perseküte) paranoyak, belirli bir kişinin isteği ile birilerinin kendisini izlediğini, kendisine kötülük etmek istediklerini ileri sürüyor. Bu kişilerin amaçlarını gerçekleştirmek için boyacıyı, şoförü ve başkalarını kullanarak, kılık değiştirerek kendisini izlediklerini savunuyor. Hasta, önlem olarak mahallesini, köyünü, kentini, ülkesini değiştirebiliyor. Ne ki gittiği her yere, sabuklamalarını da birlikte götürdüğünden, onları gittiği yerde de yaşıyor. Bunlar, kendilerine karşı kuruntu geliştirdikleri kişilerden kurtulmak için resmi makamlara; giderek uluslar arası adalet kurumlarına bile başvuruyorlar. Buralardan istediği sonucu alamayan hasta, kurtulmak için o kişi ya da kişileri öldürebiliyor.

2) Soyluluk Paranoyası:

Bu biçimdeki paranoyayı geliştirenler, büyük ve soylu bir aileden geldiklerini; anne ya da babaları olarak bilinen kişilerin gerçek anne babaları olmadığını savunuyorlar. Bu savlarını akla uygun duruma getirmek için de geçmişteki kimi olayları, sabuklamalarıyla uyuşacak biçimde yorumluyorlar. Örneğin, A ülkesinin başkanının ülkemizle görüşmeye gelirken onu karşılayanlar arasında kendisi de bulunmuştur. Başkan orada halkı selamlarken kendisine özellikle gülümsemiş ve içten el sallamıştır. Başkanın ailesinden bir kızın nişanlanması için soylu bir damat arandığına ilişkin çıkan haberler, kendisinin görüp okuması için yayımlanmıştır.

3) Buluş Paranoyası:

Bu tür bir hasta, ya yeni bir buluş yaptığını ya da bilinen bir buluşun kendisinin olduğunu ileri sürüyor. Bu buluşunun (!) patentini almak için ilgili kuruluşa başvuruyor. Hastanın buluşları, çoğunlukla şimdiye dek görülmemiş ya da bilimin şimdiye dek çözemediği alanlarla ilgili oluyor. Hasta, örneğin, denizde, yerde, yer altında ve havada yürüyen bir araç yapmıştır; kansere ilaç bulmuştur.

4) Gizemli Paranoya:

Gizemli (mistik) paranoyak, kendisinde tanrısal bir gücün olduğunu; insanlığa yeni bir din yaymak ya da insanlığı kurtarmak için Tanrı’nın kendisini görevlendirdiğini savunuyor. Türlü olağanüstü olaylar gösterebildiğini öne sürüyor. Bu sabuklamalarını çevreye yaymak için konuşmalar düzenliyor, gazetelerde yazılar yazıyor. Kimi zaman bu paranoyakların, çevrelerinde geri zekâlılar ve histeriklerden bir inanmışlar grubu oluşturarak toplumu tedirgin ettikleri de görülüyor. Böyle durumlarda o hasta öldüğünde ya da hastaneye yatırıldığında, çevresindeki sabuklar dağılıyor.

5) Hak Arama Paranoyası:

Bu paranoya biçiminde hasta, yenildiğine inandığı hakkını elde etmek için sürekli bir savaşıma girişiyor. Gazetelere, yenilen hakkına ilişkin yazılar yazıyor. Yaşamını, bu sabuklamaları yolunda mahkeme kapılarında dolaşmakla geçiriyor. Avukatının ya da yargıcın, karşı tarafla birlik olup hakkını yediklerini düşündüğü için hukuk öğrenimi yapanlara ya da oğluna, kızına hukuk öğrenimi yaptırıp davasını sürdürenlere rastlanmıştır. Bu hastaların, haklarını yediğini ileri sürdükleri kişiyi öldürdükleri de rastlanan olaylardandır.

6) Aşk Paranoyası:

Bu tür bir hasta (erotoman), genellikle nüfuzlu ve önemli bir kişinin kendisine âşık olduğunu ileri sürüyor. Aşk paranoyakları da öbür paranoyaklar gibi günlük olayları ve anılarını, bu sabuklamalarını besleyecek biçimde yorumluyorlar. Bu paranoyaya daha çok, evlenmemiş ya da dul kalmış kadınlarda rastlanıyor. Örneğin, hekim, hastayla senli benli olmuşsa o, bunu hekimin kendisini sevmekte olduğu biçiminde yorumlayarak, bu gerçek olmayan sevgiyi mektuplarla, telefonlarla sürdürmeye kalkıyor. Bu hastanın kuruntusuna göre, ünlü sinema oyuncusu, kendisine âşıktır; ancak bunu kendisinin doğrudan açıklamasına toplumsal düzeyi elvermemektedir. Bu yüzden, aşkını gazetelerde yayınlattığı fotoğraflarla; filmlerde aldığı rollerle anlatıyor. Hasta, genellikle uzun bir düşsel dönemden sonra eyleme geçiyor. Erkek paranoyak, kendini bu denli çok seven (!) kızla evlenme girişiminde bulunuyor. Doğal olarak isteği geri çevrilince de bu düşsel sevgiliye ve onun çevresindekilere karşı küskünlük ve kızgınlık geliştiriyor. Onlara kötülük yapmaya bile girişebiliyor.

7) Kıskançlık Paranoyası:

Gerçekte çocukluk döneminde başlayıp bir aşamaya dek herkeste görülebilen kıskançlık, paranoyaklarda hastalığa dönüşüyor. Kıskançlıkta gerçek sevgiden çok, büyüklenme ve özbenlik sevgisi baskın bulunuyor. Bu nedenle en tipik kıskançlıklara paranoyaklar arasında rastlanıyor. Örneğin, kıskanç bir erkeğe göre her eylem, üstü kapalı biçimde ya karısını baştan çıkarmaya ya da karısının kendisini aldattığını anlatmaya yöneliktir. Karısı kendisine aşırı sevgi gösteriyorsa bunu, kendisini aldatmakta olduğunu örtmek için yapıyordur. Paranoyak kıskançlık gösteren kadın, kocasının omzunda bir saç teli gördüyse bu, kesinlikle onun gizli sevgilisinden düşmüştür. Kıskançlık, alkoliklerde daha kolay filizleniyor. Ruhsal çözümlemeler, bu tür hastaların cinsel güçten yoksun, gizli eşcinsel ya da ileri aşamada eksiklik duygulu kişiler olduklarını ortaya koyuyor.

Paranoyanın Tedavisi

Kişiye paranoya tanısı konulabilmesi için, onun hastalığının, şizofreni, organsal akıl hastalığı, organsal akıl belirtisi gibi bozukluklardan kaynaklanmadığının belirlenmesi gerekiyor. Paranoya, iyileştirilmeşi şimdilik olanaksız, süreğen bir psikozdur. Bununla birlikte, özellikle başlangıç döneminde uygulanan ruhsal çözümleme (psikolojik analiz) ile tepkilerin yumuşatılması biçiminde bir yarar sağlanıyor. Ömür boyu paranoid yapılarıyla ülke yönetmiş olan kişiler vardır.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir