Eğitimde idealizm, idealizmi savunan düşünürlerin eğitime bakışlarıyla ilgilidir. İdealizmin ilk temsilcisi olan Eflatun (Platon) (İ.Ö. 427-347), episteme ve sanı olmak üzere iki türlü bilgi olduğunu söylüyor. Akılla kavranan ve dünyayla ilgili olan episteme ikiye ayrılıyor. Matematika gibi bağıntılarla ilgili olanlar bilimsel bilgi; idea ile ilgili olanlar ise arı ustur. Episteme; kesin, değişmez, mutlak doğrudur. Çünkü idea, bölünmez, değişmez, öncesiz ve sonrasız, parçalanmaz ve ölümsüzdür. Sanı ise duyu organlarıyla anlaşılandır (dünyayla ilgili olandır). O da ikiye ayrılıyor. Bir bölümü imgelerle ilgili olup kestirimdir; öbürü ise hayvanlar, bitkiler ve öbür varlıklarla ilgili olan inançtır. Sanı, eğreti bilgidir. Çünkü duyularla algılanan dünya, bölünüyor, parçalanıyor, değişiyor; ölümlü, önceli ve sonludur. İnsanın ölümlü olan bedeni nesneler dünyasına; ölümsüz olan ruhu ise idealar dünyasına aittir. Aynı topraktan doğdukları için kardeş olan yurttaşları Tanrı, bir tutmamış; kimisinin mayasına altın cevheri; kimisininkine gümüş cevheri; kiminkine de demir ve tunç cevheri katmıştır. Aynı cevhere sahip olanlardan genellikle aynı cevhere sahip insanlar doğuyor. İdealar dünyasına yalnızca, ,sezgi, diyalektik ve tümdengelimi kullanan akıl ulaşabiliyor. Akıllı insan, en iyi idealine sahip olandır. En iyi ideali, sürekliliğe, bilgeliğe, dayanıklılığa, oranlı ölçülülüğe, mevsimindeliğe, hakseverliğe; doğru bilgiye ve akla, acının olmadığı hazza ve sevgiye dayanıyor. Güzel, iyidir ve sanat öykünmedir. Eflatun’un eğitim anlayışı, Devlet, Nomoi ve 7. Mektup adlı yapıtlarında yer almıştır.

Eflatun’un felsefesine göre eğitim,

“ruhu iyiye (Tanrı’ya, ideaya) çevirme ve bu amaç için en kolay, doğru ve şaşmaz yolu bulma sanatıdır.”

Kötü insan, yanlış bedensel alışkanlık ve olumsuz yetiştirilme nedeniyle kötü olmuştur. Eflatun’a göre yalnızca akıl parçası baskın olan altın cevherlilerle yürekli parçası baskın olan gümüş cevherliler eğitilmelidir. İştahsal parça baskın olan demir ve tunç cevherlileri eğitmeye gerek yoktur. Devleti, akılsal parçası fazla olan sınıf yönetecektir. Yürekli parçası fazla olanlar da onları koruyacaklardır. Devlet, herkese yaradılışına uygun görev ve sorumluluk verdiğinde doğru devlet olur. Devleti, yalnızca ideaya (gerçek dünyaya) ve doğru bilgiye ulaşabilme gücünü taşıyan aklı fazla olanlar yönetmelidir; bunlar ise filozoflardır. “Ya filozoflar kral ya da krallar filozof olmalıdır.”

Olgun döneminde komünizmi; yaşlılık döneminde ise monarşiyi savunan Eflatun’a göre eğitimde uyulması gereken ilkeler şunlardır:

  • Yöneticiler ve koruyucuların malı, mülkü, parası, eş ve çocukları ortaktır. Bu iki sınıfın en sağlıklı olanları birbirleriyle ilişki kurarak çocuk sahibi olmalıdırlar. Doğan çocuklar, yabancı annelerce emzirilip büyütülmelidir. Aynı yılda doğanlar kardeş sayılıp, bunların birbiriyle cinsel ilişki kurmaları yasaklanmalıdır.
  • Bu iki sınıfın çocukları 3 yaşına dek beslenip vücut bakımları yapıldıktan sonra 7 yaşına dek oyun ve masallarla temel eğitim ve vatandaşlık eğitimi; 7-10 yaşları arasında da beden eğitimi ve müzik eğitimi verilmelidir.
  • 11-18 yaşları arasında okuma yazma, hesap ve müzik, eğitimin temeli olmalıdır. 18-20 yaşları arasında bedence ve ruhça en iyiler seçilip bunlar, zihinsel ağırlıklı bir eğitimden geçirilmelidir. 20 yaşına girenlerden askerler ve koruyucular seçilerek bunlara zihinsel ve ruhsal eğitim verilmelidir. 30’unda ikinci bir seçme daha yapılmalı; seçilenler, 5 yıl süresince sıkı bir diyalektik ve felsefe eğitiminden geçirilmelidir. 35 yaşında yapılan son seçimde kazananlar, devlet yönetimine katılmalıdır. İkinci derecede görevlerde çalıştırılıp uygulamalı bir eğitimden geçirilen bu kişilerden başarılı olanlar 50 yaşına dek bu çalışmaları yapan başarılı kişiler artık filozof olmuşlardır ve devleti yönetme yeterliği kazanmışlardır.

İdealist Program

İdealizme göre insan, ideaya (Tanrı’ya) bilinçli olarak ulaşınca kendini gerçekleştirebiliyor. Bunun için aklını kullanması gerekiyor. O nedenle eğitim programı, Tanrı ve kozmozla insan arasındaki kesin ilişkileri ele alıp açıklamalıdır. Bu tür bir program, çok genel ve soyut olan felsefe, matematik ve teoloji temeline dayanmalıdır. Derslerin içeriği, genel ve özel ilkeleri desteklemelidir. Öbür dersler de bunlara ters düşmemelidir. Bu üç ders ve onun dışındakiler kişinin duyuşsal alanını ve bilişsel alanını geliştirecektir. Eğitim yöntemleri, idealist bilgi kuramından çıkarılıyor. İdealizme göre tüm doğru, kesin, mutlak bilgiler, insan aklında önceden vardır. İnsan, aklıyla doğru bilgiye ulaşmak için tümdengelimi ve onun kurallarını kullanıp kendi içine dönmelidir; çünkü insanın aklı, evrensel aklı içeriyor. Kişi, bunun için içgözlem yapmalıdır. Öğrenme-öğretme ortamı, öğrencinin gizil ilgilerini uyarıcı olmalıdır; çünkü öğrencinin ilgi ve isteği ile öğrenme gücü, birbiriyle ilişkilidir. İstekle belli olay, olgu ve nesnelere yönelen öğrenci, öğrenmek için başka bir uyarıcıya, çabaya gereksinim duymayacaktır. Başat kültürel değerlerin aktarıcısı olan öğretmen, öğrencilerin kendisini taklit ederek öğrenmesini de sağlamalıdır.

İdealist eğitimin kullandığı tekniklerden biri de Sokratik tartışmadır. Bu tartışma; alaysı (ironi) ve doğurtmaca olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. Alaysı basamağında öğrenci, sorulan sorularla, hiçbir bilgisinin doğru olmadığını anlıyor. Doğurtmaca basamağında ise yine sorular ve ipuçları aracılığı ile öğrencinin doğru bilgiyi bulması sağlanıyor.

İdealist eğitimi uygulayan öğretmenin özellikleri şunlar olmalıdır:

  1. Doğru bilgilerle donanmış, kültürlü olmalı; Her yerde evrensel değerlere göre (doğru, dürüst) davranmalıdır.
  2. İnsanları tanıma becerisi olmalıdır.
  3. Öğretmeyi uzmanca yapmalıdır.
  4. Öğrenciye arkadaş, dost gibi davranmalıdır.
  5. Tutum ve davranışları, öğrencide öğrenme isteği uyandırmalıdır.
  6. Doğru ve evrensel olan insanlık hedef davranışlarını, öğrencide öğrenme isteği uyandırarak kavratmalıdır.
  7. Her evrensel doğrunun kültürel miras içinde yeniden yaratılmasına yardımcı olmalıdır.

İdealist eğitim, konuyu (dersleri) evrensel doğruları ve bunların aktarıcısı olan öğretmeni odak almıştır.