23-24 Ekim 1917’de Sovyetler Birliği’nin kuruluşu, Çarlık Rusyası’nın yıkılışı, Ekim Devrimi, Bolşevik İhtilali, Lenin ve Troçki etkisiyle yaşanan olaylar.

“Napolyon, ‘Önce büyük bir savaşa gir, sonra ne olduğuna bak’ demişti. Biz de ilk büyük savaşımızı 1917 Ekimi’nde yaptık. Ve şimdi, muzaffer olduğumuz kesin.”

Rus devriminin Mimarı Lenin (1923)

On yedinci yüzyıldan itibaren ele geçirdiği topraklarla Çarlık Rusyası; Pasifik’te, Baltık’ta, Kuzey Atlantik’te ve Karadeniz’de limanları olan devasa bir imparatorluğa dönüşmüştü. Lakin 1917’ye gelindiğinde Çarlık rejimi için tehlike çanları çalmaya başladı. Birinci Dünya Savaşı’nın baş aktörlerinden biri olan ülke, savaşın birçok cephesinde hezimete uğramıştı. Ülke modern savaş teknikleriyle başa çıkacak donanımdan yoksundu. Az gelişmiş ve kötü yönetilen ekonomi, asırlardır halkı canından bezdiren baskıcı Çarlık rejimiyle birleşmiş, olası bir devrim için ideal şartlar oluşmuştu. Halk burnundan solur durumdaydı. Bir kıvılcım, ortalığı yangın yerine çevirebilirdi…

Düşmandan ziyade açlık ve sefaletle savaşan askerlerden, uzun zamandır kendilerini insan yerine bile koymayan bir sistem adına savaşması bekleniyordu. 1917’de tavan yapan büyük kıtlığın tüm ülkeyi tehdit eder hale gelmesinin ardından 1917 Şubatı’nda halk sokaklara döküldü. Grevler patlak verdi. Ordu da ufaktan ufağa başını işçilerin çektiği grevcilerin safına geçmeye başladı. Çar II. Nikolay topun ağzına gelmişti. Grev dalgası kısa zamanda şiddete dönüştü. Çar’ın hükümetini dinleyen yoktu. Yönetim kademe kademe dönemin en büyük siyasi hareketi Sosyalist İşçi Partisi’ne geçiyordu. Çar’ın ayaklanmaları bastırma emrini verdiği ordu da halkın safına geçti. Başkent işgal edildi, Çarlık hükümetine dair ne varsa yerle bir edildi. Her yerde İşçi Konseyi manasına gelen Sovyetler kuruluyordu. Bu işçi konseyleri, parlamentoyla birlikte hareket ediyordu. Başlangıçta komünistler, bu işçi meclislerinde çoğunluğa sahip değildi. Durum azılı devrimci Vladimir Illyich Ulyanov’ın (Lenin) sürgüne yollandığı Almanya’dan dönmesiyle değişti. Lenin faktörüyle canlanan Komünist Parti tekrar aktif hale gelip olayların ortasına daldı. 28 Şubat 1917’de Lenin ve yandaşlarının azınlık olarak kaldığı işçi konseylerinin desteğiyle parlamento (Duma) ülkenin yönetimini resmen üstlendi. 1547’den bu yana devam eden Çarlık rejimi son nefesini vermişti. Buna karşın yeni rejim de Birinci Dünya Savaşı’na ne pahasına olursa olsun devam edilsin istiyordu. Lenin’in liderliğini yaptığı grupsa savaşa iliklerine dek karşıydı. Zamanla işçi konseyleri radikalleşmeye ve parlamentoyu kenara itmeye başladı. Lenin’in yakın arkadaşı Troçki’nin olağanüstü organizasyon yeteneğiyle, azınlık kanadı (Bolşevikler) çoğunluğun (Menşevikler) etkisini kırdı ve Sovyetlerin hâkimiyetini ele geçirdi. Lenin ve Troçki, başkent sokaklarını doldurmuş savaş karşıtı ateşli kitleleri ‘ekmek, barış ve sosyalizm’ içerikli nutuklarla coşturdukça coşturdu. Ekim ayı geldiğinde ülkenin dört bir yanındaki işçi organizasyonlarında Bolşeviklerin sözü geçiyordu.

Lenin meydanda konuşma yapıyor

Lenin meydanda konuşma yapıyor

Lenin liderliğindeki devrimciler, bir avuç komünist entelektüele ilham kaynağı oldu. Hep birlikte Çar’a karşı diş bileyen işçi sınıfını ve askerleri ayaklandırıp, Rusya’da bir dönemin ipini çektiler. Sonuçta dünyanın ilk Marksist İşçi İmparatorluğu olan Sovyetler Birliği doğdu. Fotoğrafta Lenin, Ekim Devrimi’nden birkaç gün önce Petrograd’da ateşli bir nutuk çekerken, devrimin motoru ve sağ kolu Troçki kürsünün sağında etrafı süzüyor.

24-25 Ekim 1917 gecesi Bolşevikler, tüm önemli hükümet binalarına ve birimlerine el koydu. Bütün birlikler başkentteki Kışlık Saray’a ve hükümet binalarına saldırdı, kim varsa alaşağı edildi. 25 Ekim’de Troçki, resmen Duma’nın öldüğünü ilan etti. Yeni bir Bolşevik hükümeti kurulmasına karar verildi. Çarlık Rusyası tarih sahnesinden çekilmiş, Sovyetler Birliği’ne giden macera başlamıştı…

Stalin Lenin Troçki

Soldan Sağa: Stalin, Lenin, Troçki

Öncelikle Rusya’nın Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilmesine neden olduğu için Osmanlı’yı rahatlattı. Osmanlı kaybettiği bazı toprakları geri aldı. Ekim Devrimi sonucu kurulan Sovyetler Birliği, Kurtuluş Savaşı sürecinde Türkiye’ye hem maddi hem de manevi anlamda destek verdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra da Sovyet rejimi yeni Türk devletinden desteğini esirgemedi.

Ekim Devrimi’nin çocuğu olan Sovyetler Birliği, 70 yıl boyunca hem yayılmacı ideolojisi hem de nükleer gücüyle dünyayı diken üzerinde oturttu. Dünyanın ideolojik olarak ikiye bölünmesine neden oldu; komünist devletlerin sahneye çıkmasına ebelik etti. Uzay ve silahlanma yarışının baş aktörü olarak 1990’a dek dünyanın gidişatını yakından etkiledi.

  • Çar’ın devrilmesine kadar geçen süreç Şubat Devrimi olarak isimlendirilir.
  • Ekim Devrimi’nden önce, Çarlık rejimini hedef alan grevler, siyasi terör, işçi ve çiftçi ayaklanmaları sonucu çok partili sisteme geçilmiş, Duma olarak bilinen meclis kurulmuş ve 1906’da da ülkenin ilk anayasası kabul edilmişti.
  • Çarlığın yıkılmasının ardından kurulan yeni hükümet Birinci Dünya Savaşı’ndan çekildi. 1918 Martı’nda imzalanan Brest Litovsk Antlaşması’yla Ukrayna ve Batı Rusya’nın bazı bölgeleri Almanya’ya, 1878’de ele geçirilen Kars, Ardahan ve Iğdır da Osmanlı İmparatorluğu’na geri verildi.
  • Çarlığın yıkılmasından sonra yapılan ilk seçimleri kaybeden Bolşevikler, parlamentoyu dağıttı. 1918’de iç savaş patlak verdi. Bolşeviklerin, kırmızı bayraklarından dolayı ‘Kızıllar’ olarak isimlendirildiği bu savaşın karşı safında Menşevikler ve Çar taraftarlarının oluşturduğu ‘Beyazlar’ vardı. 3 yıl süren savaşı Kızıllar kazandı ve Sovyetler Birliği kuruldu.
  • Kızılların gizli servisi Çeka, İç Savaş sırasında 7 bin Beyaz’ı öldürerek estirdiği terörle iç savaşın kazanılmasında önemli bir rol oynadı. Çeka, ünlü Rus gizli servisi KGB’nin de atasıydı.
  • Bolşevikler, Çar hayatta olduğu sürece devrimin tehlikede olduğunu düşünüyordu. Çar II. Nikolay ve tüm ailesi Lenin’in emriyle katledildi. Çar ailesinin izleri tamamen silindi. 1991’de mezarları bulundu ve 1998’de de aileye iade-i itibar yapıldı.