Takıntılı Kişilik ve Takıntı Testi

Takıntılı kişilik nedir? Takıntılı kişilik türleri nelerdir? Açıklamaları ve kolayca uygulayabileceğiniz takıntı testi ile birlikte.

Takıntı hastalığının (obsesif kompülsif bozukluk) dışında bir de takıntılı kişilik (obsesif kompülsif kişilik) vardır. İkisi arasındaki fark, hastalık ile kişilik arasındaki farktır. Obsesif kompülsif bozukluk bir hastalıktır, sonradan başlar, bazı belirtileri (takıntılar) vardır, ilaç tedavisiyle hastaların en az yarısında belirtiler düzelir. Böyle hastaların kişilik özellikleri birbirinden çok farklı olabilir. Obsesif kompülsif kişilik ise, adı üstünde, bir kişilik örüntüsüdür. Ortada hastalık ve hastalık belirtileri yoktur; hayatın erken yıllarında başlayan ve kolay kolay değişmeyen bazı kişilik özellikleri vardır.

Paranoya bir hastalıktır. Türk Ceza Kanunu’nun meşhur 46. maddesinde zikredilen hastalıklar arasındadır. Paranoyak kanun önünde ehil değildir, kendi adına karar veremez, sorumluluk üstlenemez, suç işlediğinde de cezalandırılamaz. Bir de paranoid kişilikli olanlar vardır. Bunlar aşırı şüpheci insanlardır. Eşlerinden, kardeşlerinden, iş arkadaşlarından şüphelenir, her işin altında bir tezgâh, her taşın altında çapanoğlu ararlar. Kimseye güvenmezler. Çevrelerindeki insanlara genellikle kan kustururlar ama yaygın anlamıyla ‘hasta’ değildirler. Kanunlara karşı sorumlu ve yetkilidirler. Doktor, işadamı, üniversite hocası, politikacı, asker olabilir, büyük başarılar kazanabilirler. Tek kusurları, temel kişilik özelliklerinin aşırı şüphecilik olmasıdır. Hayatları boyunca da kolay kolay değişmezler. Kendilerine şüpheci olduklarını söyleyenleri saf olmakla suçlarlar.

Obsesif kompülsif kişilik de böyledir. Bu tür kişiliği taşıyanlarda obsesif kompülsif bozukluk, yani takıntılar gelişebilir ama bu şart değildir. Her takıntı hastası obsesif kompülsif kişilikte olacak diye bir kural da yoktur. Takıntı hastalarının en fazla dörtte birinde bu kişilik türü görülür. Takıntı hastalarının çoğu ‘anormal’ olduğunu bilir, hatta ‘ben deli miyim’ kaygısıyla yaşar. Takıntılı kişilik sahiplerine göre ise tek normal insan kendileridir, kendilerinden başka herkes anormaldir.

Takıntılı Kişilik Türleri / Çeşitleri

Mükemmelin Peşinde, Mükemmeliyetçiler

Takıntılı kişilik kelimeleriyle Türkçeleştirdiğimiz obsesif kompülsif kişiliğin temel özelliği mükemmeliyetçiliktir. Obsesif kompülsifler kılı kırık yaran, ayrıntıya son derece düşkün insanlardır. Hemen her konuda aşırı titizdirler. Düzene meraklıdırlar. Odaları çiçek gibi olmasa da kendilerine özgü ve bozulmasından çok rahatsız oldukları bir düzenleri vardır.

Mükemmeliyetçilik bu kişileri iş hayatında genellikle başarılı kılar. Hata yapmamak için büyük özen gösterir, çok çalışırlar. Ancak iş başarılarına rağmen kendileri bir türlü tam mutlu olamaz, yakınlarını da meşhur kusursuzluk beklentileri yüzünden mutsuz ederler. Çünkü hiçbir şey hiçbir zaman mükemmel olmayacaktır.

Aşırı mükemmeliyetçilik nedeniyle işlerini bir türlü bitiremez hale gelirler. Başladıkları işi defalarca bozup yeniden yapabilirler, en iyisini yapmak isterken hiçbir şey yapamazlar. Takıntılı bir öğrenci imtihanda “Soruları hızlı okumak için gözlüklerimi iyice silmeliyim” diye düşünüp gözlük silmeye öyle çok vakit ayırır ki, gözlüğünü bırakıp da sorulara bakamaz.

Bu kişilerin tatili nerede ve nasıl geçireceklerini düşünmekle geçirdikleri zaman, tatilin kendisinden uzun sürer. Bir çift çorap almak için bile kafa yorar, seçenekleri değerlendirir, on tane dükkân gezerler. Listeler hazırlar, yapılacak işleri sıralar, organize eder, programlar yaparlar. Planlamayla uğraşmaktan asıl işe zaman kalmaz.

Herkes Sorumsuz! Sorumluluk Takıntısı

Takıntılıların iş hayatındaki başka bir sorunları ise, işleri ‘delege’ etmeyi başaramamalarıdır. Yani hiçbir işi başkalarına devredemezler. İrili ufaklı her türlü işi kendileri yapmaya çalışırlar. Başka birine devredilen iş, mutlaka yanlış yapılacaktır! Herkes beceriksiz, ciddiyetsiz, sorumsuzdur!

Takıntılılar, adam kullanmayı hiç beceremezler. Emirleri altındaki çalışanların işlerini de kendileri yaparlar. Elbette işleri daima başlarından aşkındır. Geç saatlere kadar işyerlerinden ayrılamaz, ailelerine, eğlenceye, dinlenmeye vakit ayıramazlar. Mutlu olmayı hep ertelerler. Takıntılı bir hastama geçirdiği mide hastalığından sonra dahiliye uzmanı “Bu kadar stresli olmamalısın” demişti. Hastam, sahibi olduğu mağazada iş yükünü hafifletmek için yeni bir eleman almış, yetmemiş yeni bir eleman daha almış, sonunda dokuz kişinin işini tek başına yaptığını fark etmişti.

Katı, İnatçı, Hoşgörüsüz

Takıntılı kişilik sahipleri ‘katı’ olarak bilinirler. Kuralcıdırlar. İnatçıdırlar. Başkalarının da kurallara uymasını beklerler. Doğru bildiklerinden zerre kadar şaşmazlar. Esneklikten uzaktırlar. Kurallar çiğnenince hoşgörüsüz davranırlar. Otomobil kazası yapmış birine acımak yerine, “Trafik kurallarını çiğnerse olacağı budur” derler. Suç işleyenleri (çocuğu, öğrencisi, işçisi, memuru…) suçla orantısız derecede, ağır şekilde cezalandırırlar. Onlar için gri yoktur, ya siyah vardır ya beyaz.

Ne kendi yaptıklarını ne başkalarının yaptıklarını beğenirler. Eşlerini, çocuklarını, akrabalarını, arkadaşlarını, politikacıları, bürokratları, artistleri, sporcuları mütemadiyen eleştirirler. Her şeyde ve herkeste kusur bulurlar. Küçücük hatalar sinirlerini bozar.

Baskıcıdırlar. Herkes kendi istedikleri gibi olmalıdır. Aynı zamanda ısrarcıdırlar. Genellikle gergin ve sinirlidirler. Zira her şey hatalı, herkes kusurludur. Etraflarında daima asaplarını bozacak şeyler vardır.

Hastalık Derecesinde Dürüst, Dürüstlük Takıntılı

Katı tutumlarını kendilerine de yöneltirler. Yani kendilerine karşı da hoşgörüsüzdürler. Bu yüzden aşırı sorumluluk sahibi ve hastalık derecesinde dürüst insanlardır. Ahlaki değerlerde fevkalade tutucudurlar. Kimsenin on kuruş dahi hakkını yemezler. Bu kişilere borç verirseniz, siz unutsanız bile onlar unutmazlar.

Patronun işini patrondan çok düşünürler. İşyerinde boşa akan su, lüzumsuz yere yanan ışık işverenin umurunda olmayabilir ama takıntılı kişinin umurundadır. Kimse onlar kadar emanete sadık olamaz. Fakat ayrıntıda boğuldukları için, dürüstlükleri yüzünden daha fazla maddi kayba yol açabilirler. Üye oldukları kooperatifin tek kuruşunun yenmemesi için inşaatı aylarca geciktirebilirler.

Kararsız Kişiler

Aşırı kararsızdırlar. Çünkü hata yapmaktan korkarlar. Sürekli olayların olumlu ve olumsuz yönlerini düşünür, tartar ama bir karara varamazlar. Ancak işlerini erteleyerek rahat ederler. Dolayısıyla inisiyatif alamazlar. Önemli kararlar vermeyi gerektiren mevkilerde boğulurlar. Çalışkan, başarılı ve hırslı oldukları halde ‘bir numaralı’ mevkii başkalarına bırakır, ‘ikinci adam’ olmayı tercih ederler. Çok da iyi ikinci adam olurlar.

Eğer alçakgönüllü değillerse, egoları güçlüyse, ikinci adamlıkla yetinmezler. O zaman felaket var demektir. Herkese hükmetmek, her şeyi kontrol etmek ister, katı ve cezalandırıcı davranırlar. Başkalarını kendilerine benzetemezlerse sürekli gerilim ve kavga çıkar.

Başkalarının ak dediğine kara, kara dediğine ak derler. Bunun sebebi kaprisli, şımarık, tutarsız olmaları değildir. Kararsızlıkları yüzünden insanlarla zıtlaşırlar. Akın gerçekten ak mı, karanın kara mı olduğu konusunda daima tereddütlüdürler.

‘Hayır’da Hayır Vardır, Hayırcı Kişiler

‘Hayır’ kelimesini çok kullanırlar. Ama ne bencillik, ne tembelliktir bu kişilere ‘hayır’ dedirten. Takıntılılar, sözleri senet olan insanlardır. Bir şeye ‘evet’ dedikleri zaman, büyük bir yükümlülüğün altına girmiş olurlar, uykuları kaçar, sıkıntıdan sivilce çıkarırlar.

Depo Evler, Biriktiriciler

Cimridirler. Para onlar için bir zevk nesnesi değil, gelecekteki kara günler için biriktirilmesi gereken bir ihtiyaç maddesidir. Paradan çok eşyaya bağlıdırlar. Eskimiş öteberilerini atamazlar. Bu, manevi değeri olan şeylere bağlılık değildir. Eskimiş çoraplar, naylon torbalar, lime lime olmuş nevresimler ‘bir gün lazım olabilir’ kaygısıyla elde tutulur. Evleri depo veya müze gibidir.

Duygusal Kabızlık, Duygusuzlar

Akılcı, mantıkçıdırlar. Duygularını bastırarak yaşarlar. ‘Duygusal kabız’ oldukları söylenebilir. İzin verdikleri tek duygu, mantıksızlığa sinirlenmektir. Obsesif bir genç kız kocaya kaçmaz. Obsesif biri eşini aldatmaz. Kolay kolay fikir ve parti değiştirmezler. Diğer insanların yaşadıkları duygu fırtınalarını yaşamazlar. Hayatları otokontrol ile geçer. İçlerinde her türlü sıra dışı eğilimlerini bastıran sert bir jandarma, acımasız bir diktatör vardır.

Sadede Gel Sadede!

Konuşmalarında bile kuralcılık, ayrıntıcılık, akılcılık belirgindir. İnsanı sıkacak kadar kibardırlar. Konuyu uzatırlar, uzatırlar, bir türlü sadede gelemezler. Onlara soru sorduğunuzda, uzatma huyları yüzünden, saatlerce konuştukları halde ne cevap verdiklerini anlamazsınız. Gereksiz teferruatta saplanıp kalmaları sebebiyle onları dinlerken içinize fenalık gelebilir. Kısa kesmeyi, özetlemeyi beceremezler. İki dakika içinde aynı cümleyi üç kere tekrar eden, aynı fikrin etrafında dolaşıp duran, aynı soruları sorup duranlar obsesiflerdir.

Kuralcılık, Şekilcilik, Kurallar ve Şekiller

İnsan ilişkilerinde de çok kuralcı ve ayrıntıcıdırlar. Eşlerinin, arkadaşlarının hep (kendi kurallarına göre) ‘doğru’ yaşamasını isterler. Evde terlikler belli bir sıraya göre dizilmelidir, erkekler saç uzatmamalıdır, aç karnına tatlı yenmemelidir, kimse belli bir giyim zevkinin dışına çıkmamalıdır. Hedef bir işi bitirmek değil, düzeni korumaktır sanki.

Kuralcılık ve ayrıntıcılık hayatlarının her alanını ele geçirmiştir. Kanunlara çok bağlıdırlar, ama şekilcilikleri sebebiyle adaletin ruhunu unuturlar. Dindar iseler ibadetlerin şekilleriyle öyle uğraşırlar ki dinin ruhuna yabancılaşırlar. Namazda ellerini nereye koyacaklarını, ayaklarını nasıl tutacaklarını, vücutlarının ne şekil alması gerektiğini düşünmekten ibadetin hazzına varamazlar.

Evhamlı Kişiler

Evhamlı, halk arasındaki tabirle pimpiriklidirler. Normal durumlarda bile kuruntuya kapılıp felaket senaryoları yazmaya başlarlar. Çocuklarının karnı ağrısa, cenazeden sonra bisikletini ne yapacağını düşünüp bir gecede ihtiyarlayabilirler. Dükkânlarına bir gün az müşteri gelse, yaklaşmakta olan sefalet günlerini geciktirmek için bayat ekmekleri nasıl değerlendireceklerini planlarlar.

Aramızdaki Takıntılılar

Genel nüfusun %1’inde takıntılı kişilik bulunduğu tahmin edilmektedir. Takıntılı kişilik yapısı erkeklerde iki kat daha sıktır. Psikiyatri uzmanına başvuran hastaların yaklaşık %3-10’unda takıntılı kişilik vardır.

Psikiyatriste gitme sebepleri kişiliklerinden memnun olmamaları değildir. Kişilik bozukluğu bulunan her insan gibi bu kişiler de asıl sorunun başkalarında olduğunu, çevrelerindeki tek düzgün insanın kendileri olduğunu düşünürler. Ancak yukarıda bahsettiğimiz sorunlar sebebiyle bazı ruhsal bozukluklara (mesela depresyona, kaygı bozukluklarına) sık yakalanırlar. Bir kısmı eşleri tarafından boşanma tehdidiyle bizlere getirilir. Bu arada kişiliğinden memnun olmayan, zaaflarını bilen, değişmek için gelenler de vardır.

Anlaşılacağı üzere takıntılı kişilik sahipleri aslında olumlu özellikleri fazla olan insanlardır. Onlar kadar dürüst, namuslu, çalışkan, sorumluluk sahibi kişiler kolay kolay bulunmaz. Ancak olumsuz tarafları yüzünden hayatı hem kendilerine hem yakınlarına zehir edebilirler.

Takıntılı Kişiliği Tespit Etmenin Yolu: Takıntı Testi

Aşağıda takıntılı kişilik sahiplerinin, yani obsesif kompülsif kişilik taşıyanların özellikleri özetleniyor. Çevrenizdeki bir insanda bu özelliklerin beşten fazlası bulunuyorsa dikkatli olun. Eğer on maddeyi karşılıyorsa, yandınız demektir! Hayatınız sizi baskı altına almaya çalışan birinin eleştirileriyle, münakaşayla, gerilimle geçecektir.

Takıntılı olan sizseniz, mutlu olabilmek ve yakınlarınızı mutlu edebilmek için hayatınızda devrim yapmalı, yeniden doğmalısınız.

takıntı testi

10 tane veya daha fazla Evet işaretlediyseniz TAKINTIlılar arasına hoş geldiniz.

Yazar: admin

Beybut.com yöneticisi ve yazarı. 17 Ocak 1980'de doğdu. Uluslar arası ilişkiler ve siyaset bilimi, Türkçe öğretmenliği eğitim aldı. 1995 yılından beri, özellikle yazılım konusunda profesyonel çalışmalarda bulundu. Pascal, Delphi, Php, sunucu güvenliği ve optimizasyonu, Seo alanlarında çalışmalar yürüttü. Yerel gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Yazın yaşamına dair yarışmalarda birçok ödül kazandı. Şiir, tarih, psikoloji, felsefe ve siyaset bilimi özel ilgi alanları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir