Öncelikle iyi bir çevirmen olmak için hem yazılı çeviri yapabilmek hem de sözlü çeviri yapabilmek ideal durumdur. Ancak kişinin kişisel yapısına ve tercihine göre bazı tercüman adayları yazılı çeviri alanında ilerlemeyi ister, diğer adaylar ise ardıl veya simultane olmak üzere sözlü çeviriye yönelirler. Yazılı çevirinin sağladığı konfor tercümana çeviri esnasında düşünme payı vermesidir. Çevirmen aynı zamanda sözlüklere başvurabilir veya cümle formülasyonlarını değiştirebilir. Yazılı çeviri fazla sosyallik gerektirmeyen, çevirmene alan tanıyan fakat çok sabır gerektiren bir çeviri şeklidir. Sözlü çeviride anlık çeviri yapılması gerektiği için düşünme payı sınırlıdır, sözlüğe başvurma şansı yoktur ve doğaçlama yeteneği gerekmektedir. Her iki çeviri şekli kendilerine göre içinde zorluk barındırır. Genellikle yapısal olarak daha dışadönük, daha sosyal tercüman adayları sözlü çeviri yapmayı tercih ederler. Tavsiyem ilerlemek istediğin alan ve kişisel özelliklerin doğrultusunda tercihini yapmandır.